ESNAF ODALARI SEMBOLİK Mİ…?

10 Temmuz 2017 15:00
Sivil Toplum Kuruluşları arasında odalar önemli bir yer tutar.

 Özellikle de esnaf odaları Gölcük ilçemizde 5 adet olam üzere ilimizde çeşitli meslek dallarının üye olduğu toplam 52 adet esnaf ve muhtelif odaları mevcuttur..( Kocaeli,Gebze,Körfez Ticaret Odaları ve Kocaeli Sanayi Odası hariç )

   İl genelinde Yaklaşık 50.000’i aşkın bulunan bir sivili toplum kuruluşunun toplum içindeki etkisini tahmin edebiliyor musunuz?

52 adet esnaf ve muhtelif odamız varken,  esnaf hala neden sıkıntı çeker?  Peki, bu toplum içindeki etkinliği neden esnafın yararına kullanılmaz da hala esnafın sorunları çözülemez,  devasa sorunları olur anlaması güç ? değilmi diyerek önce önce kendimize bu kadar devasa öneme sahip bizler odalar ve yöneticilerine bir seyler sormalıyız, gerektiğinde eleştirip, hakedildiğindede tebrik etmeliyiz ,iyiyi,güzeli, çalışanı, çalışmayanı ayırt etmeliyiz diye düşünüyorum.

     Genel konumda temsil edilen çevrelerce şu kanaat hasıl gibi sanki .Genel konumda Demek ki odaların temsil etmiş olduğu esnafa ve topluma, faydası yok gibi..

Bu söylemden rahatsızlık duyacak oda Başkan ve yönetici arkadaşlarımda çıkabilecektirde ancak biz Gölcük Esnaf Odası olarak asla rahatsızlık duymamaktayız ve bu konuyu geçmişten günümüze gelen tecrübelerimizle bizler gönül rahatlığı ile dile getirmenin huzuru içindeyiz. Çünki Oda Vizyon ve Misyonumuz Esnafa hizmete endeksli bizim çok şükür. 

Çok acı ama gerçek olan bir şeyde ,Günümüzde maalesef kabul etmesekte doğru bulmasakta hepsini dahil etmek yanlışta olsa çoğunluk birçok esnaf ve meslek odaları da bugün sadece tabela derneği konumu içerisinde sembolik olarak varlığını sürdürmekte, esnafa lazım olan belge ve evrak vermekten başka bir görev yapmamakta.

 Kuruluş gayesi; esnaf ve sanatkâra destek, teknik ihtiyaç ve mesleklerinde genel menfaatlerine uygun olarak gelişmelerini ve meslekî alanda eğitimlerini sağlamak olan bu kurumlar bugün maalesef çoğunluğu Hizmet ve çalışmaktan öte , sadece aidat ve para almaya yönelmişlerdir.

Tabii ki; bu demek değildir ki, bütün odalar bu kapsamdadır. Şahsen bizler Gölcük Esnaf Odası bu söylevlerin dışında kendimizi görüyoruz ve kitlemize Esnafımıza Önemseme ,Çalışma,üretme ve paylaşmada ,Kurumsal kimliğimiz ile Hizmet Nimettir ilkesi ile ıso 9001 kalıtesi ile pek çok odanın hizmet anlayışımızdan örnek alır olmaları açık göstergedir. Elbette yatmayan çabalayan bulundukları konumu muhafaza eden ve esnafının, sanatkârının çıkarlarını koruyan başkanlar ve odalar vardır ve bunlkardan biride bizleriz çok şükür.. Fakat burada anlatmak istediğim olay, Odalar 5362 sayılı Kanunla kurulmuş kamu niteliği taşımaktadırlar ve Gümrük ve Ticaret Bakanlığına bağlı Esnaf Genel Müdürlüğü kapsamında görevlerimiz yapmaktadırlar buralar keyfi idare edilen mevki değillerdir takipleri yapılan incelenen ve yasal olmayan hiçbir şeyin olamayacağı STK lardır.Elbette Esnafımızın ticari yaşama girmesi sonrası Devletimize kanuna ilişkin Maliye Vergi , BAKANLIK Esnaf sicili,Belediye Ruhsatı vs yükümlülükleri söz konusudur ve sonrasında bizlerinde o temsil etmiş olduğumuz insanların hak hukuk ve temsiliyetinde de yapmakla yükümlü olduğumuz sorumluluklarımız mevcuttur. Odalar olarak nasıl olsa kanunen kayıtları gerektiğinden , esnafı ve sanatkârı ticari hayatta her alanda odalara bağlaması neticesinde; nasıl olsa üyeler bize her fırsatta gelecek diyerek, bazı tabela kurumları esnafı ve sanatkârı çantada keklik gibi görmelerini asla doğru ve ilkeli bulmuyor bu kosulları asla ve asla biz Gölcük Esnaf Odamız olarak tasvip etmiyoruz da.

Esnaflığa başlayan bir insanın yükümlülükler için az olmayan yasaylal belirlenmiş maddi giderleri söz konusudur. Esnafımız Açarkende kapatırkende maalesef bu zorlukları yaşamaktadırlar. Sıkça dile getirilen bir konu yine içinde bizlerinde olduğu Türkiye geneli odalarımızla alakalıdır,

Vergisini, aldığı krediyi, SGK primlerini evinin ve iş yerinin kirasını ödeyemeyen ekmek mücadelesi veren esnafımızın , odalara işleri düştüğünde -ki, o esnafa hiçbir faydası dokunmayan odanın- hemencecik üyenin önüne, geçmiş aidat borcunu koyması esnafın odalardan bezmesine, soğumasına neden olmakta… Burada şunu ifade etmek zorundayım bu konum doğru bir yaklaşım değildir 5362 sayılı kanunla kurulmuş meslek odaları , vs dernekler üyelerinin aidatları ve hizmet alım bedelleri ile hizmet sunmaktadırlar 5362 sayılı kanun kapsamında kayıt ve oda aidat bedelleri yılda ocak-haziran ve temmuz – aralık kayıt bedelleri devletimizce hükümetimizce asgari ücret komısyonunca tesbit edilmektedir.bu vesile ile 5362 sayılı kanunun 61 maddesie bendi kapsamında ÜYELERCE yani Esnafımızca Yıllık aidatlarını ödemeyen üyelere ,ödeme yapılıncaya kadar odaca yapılacak hizmetler ve düzenlenecek ve onanacak belgeler verilemez ibaresi mevcudiyetinden hareketle Esnafımızın da Odalarında birbirlerine yükümlülük ve sorumlulukları bulunduğunun bilinmesini bunların birbiri ile alakalı konular olduğunun bilinmesinin fayda mütaala edeceğini düşünüyoruz.

Hal böyle iken, aidatları ve işlem bedellerini yesinden temin eden odalarında esnafına üyesine hizmette geri dönüşümünün olması icabet etmektedir. İyi ve kötü günlerinde temsiliyetliklerinde ,ihtiyaç anında ,odalarımızca ortak paydaşımın olması olmazsa olmazları olmalıdır.

  Bir başka husus , elde edilen gelirlerden zor durumlarda olan üyelerin aidat borçlarını silen oda var mıdır? Aidatların ödensede olur ödenmesede düşüncesi asla doğru değildir çünki eski uygulamalarla keyfi uygulama alanları değiller odalar kanunla takıbı yapılan odemeleri bakanlıkca sistemde görülen konumları nedenıyle yıllarda gecse gecıkme zamları dahil ödemek zorunda kalacaklarının bılınmesınde fayda vardır..

Gelelim bizlerin ana dertlerine, ve sonuç metnine ,

Netice olarak biz odaların en büyük sorunu hiçbir yaptırım gücünün olmamasıdır. Yaptırım gücünün olmaması sonrası bir sey üretilemediğinden bu tür konumdaki odalar tabela derneği konumundan sembolik kurumlar olmaktan öteye gitmemektedirler gidememektedirler .Yetki ile donanımı sağlanmalı ve sonuna kadar hesap sorulmalı..  Odalardaki en büyük sıkıntı budur.  Meslek dalında eğitim veya bireysel hizmet vermek babında odaların olması gerçekten gerekli bir şey ama odalara maalesef bir yetki verilmemektedir.. Bu konumda Odalara bir yetki verilmediği için de kanunla kurulmuş tüm odaların yaptırım gücü olmamaktadır..

Bir diğer sorun ise kaçak işyerleri…  İzinsiz ve belgesiz olarak bu işi yapanlar var. Bir tarafta esnaf vergisini verirken,  diğer tarafta havadan para kazananlar var… E ticaret aldı başını gitti….

 Buralarda iş belediyelere düşüyor. Bu kaçak işyerlerinin tespit edilmesi ve denetlenmesi gerekirse değil derhal kayıt altına alınması için ruhsat işlemi alana kadar kapatılması lazım. Ruhsat işlemi için Vergi ve Esnaf sicil kaydı olacağından kayıt altınada alınmış olacaktır.

Bu satırlardan hükümetimize ve yetkililere seslenmek istiyorum. Defalarca Bakanlığımıza , Esnaf genel müdürlüğümüze ,bağlı bulunduğumuz Birliğimiz aracılığıyla TESK ‘e sorunlarımız ve çözüm önerilerimizi sunduk. Odaların vasıfsızlıklarını pek çok odanın işlevi dısında hareket ettiğini borç içinde yüzdülerini zaten bakanlık takip etmekte ve bilmekte olsada söyledik. Çalışan hizmet sunanla sunulmayanın ayırd edılmesını sapla samanın karıştırılmamasını,farklılığın ortaya konmasını istedik ve buradan bir kez daha açık yüreklilikle ifa ediyoruz, Hükümetimizce ,Esnaf ve odalarla ilgili gerekli düzenlemelerin yapılması, esnafın isteğine bağlı istediği inandığı odaya kaydını yaptırması, aynı zamanda da yapacağı her işlemde odalara yönlendirilmemesi gerekmektedir. Esnaf ve sanatkârların düştüğü bu durumdan acilen kurtarılması gereklidir… Ya esnaf odalarına kayıt esnafın isteğine bağlı olmalı ya da odalara yaptırım gücü ve yetkisi verilmelidir. Saygılarımla…

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X