Yardımlaşma ve paylaşma…
Son günlerde hava sıcaklıklarında belirgin bir düşüş yaşanıyor. Yardımlaşma ve paylaşma ise soğuk havalarda daha da fazla hissediliyor. Yardımlaşmanın ve paylaşmanın güzel örneklerinden birsine ise ilçemizde birçok fırında yapılmakta olan askıda ekmek uygulamasını gösterebiliriz.
İhtiyaç sahipleri için uzun bir süredir ilçemizdeki birçok fırında uygulanan askıda ekmek uygulamasıyla, vatandaşlar fırından kendi ihtiyacı olan ekmeğini aldıktan sonra, askıda olmasını istediği ekmeğin ücretini fırına bırakarak katkıda bulunmuş oluyor. Fırınlarda bulunan askıda ekmek tabelalarında, o anda askıda kaç ekmeğin olduğu görülebiliyor. İhtiyaç sahibi vatandaşlar, askıda ekmek uygulamasının olduğu fırınlara gelerek ekmek ihtiyacını karşılayabiliyor.
Askıda ekmek uygulamasına devam edilen fırınlarda askıda ekmek panosunda günün her saatinde ekmek bulunması, vatandaşların yardım konusunda duyarlılığını bir kez daha gözler önüne seriyor. Bu ise yardımlaşma ve paylaşmanın güzel bir örneğini sergiliyor. Soğuk havalarda ihtiyaç sahiplerine yardımda bulunmak ayrı bir önem taşıyor. İhtiyaç sahiplerine yardımda bulunmak için fırınlara bırakacağımız askıda ekmekle katkıda bulunabiliriz diye düşünüyorum.
Böylece hem yardımlaşma duygusunu pekiştirmiş olacağız, hem de fazla ekmek alıp israf etmemiş olacağız. İhtiyaç sahibi vatandaşlarımıza yardımda bulunarak, deyim yerindeyse ‘çorbada benimde tuzum olsun’ diyen vatandaşları, göstermiş oldukları duyarlılıktan ötürü ayrıca tebrik ediyorum. Geçmişten gelen ve bir o kadar da anlamlı olan askıda ekmek uygulamasıyla, bir yerde toplumsal duyarlılıkta arttırılmış oluyor.
Örnek olunabilmeli…
Sabahları öperek uyandırdığımız, tertemiz yanağına öpücük kondurduğumuz çocuklarımız... Arkadaş ve aile sohbetlerimizde, çocukluk anılarımızdan bahsederken, o günleri tebessüm ile anarız. Çünkü bizim çocukluğumuz ile şimdiki çocukların olduğu yıllar arasında teknolojik olarak büyük farklılıklar bulunduğu da bir gerçek. Örneğin; eskiden özellikle ders konusunda bir konuya ulaşmak istendiğinde, evlerimizde kitaplıklarda bulunan ansiklopediler en büyük yardımcılar olurdu. Kitaplar arasında birçok konuyu araştırmak, yeni bilgiler öğrenmek için kullanılan ansiklopedilerin yerini şimdilerde gelişen teknoloji ile birlikte bilgisayarlar, tabletler ve cep telefonları almış görünüyor. Her ne kadar teknoloji ile birlikte bilgiye ulaşmak daha kolay olsa da, kitap okumanın ve kitabın kokusunu hissetmenin de başka bir duygu olduğunu ifade etmek istiyorum.
Bizim çocukluğumuzda bilgisayar, cep telefonu ve tabletlerden söz etmek mümkün değildi. Şimdi ise hemen her evde bulunan bu teknolojik aletler, çocukların en iyi arkadaşlarından birisi olarak görülüyor. Çocuklarımızın çocukluklarını yaşayabilmeleri için onlarla iyi bir iletişim kurmalı, en yakın arkadaşlarının teknolojik aletler olmadığı bilincini onlara yerleştirebilmeliyiz. Çocuklarımızın ellerinden cep telefonlarını düşürmediğinden dert yanıyorsak, önce yaşça büyükler bu konuda iyi birer örnek olabilmelidir.
Bugün aile sohbetlerinde dahi, cep telefonlarında sosyal medyada gezinmek öne çıkabiliyorsa, çocuklar ne yapsın o zaman. Çocuklar, büyüklerinden gördüklerini uygular. Bu nedenle yaşça büyük olanlar öncelikle, teknolojik aletleri kararında kullansın ki, çocuklardan da bunu bekleyebilsin.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Olumlu yönden bakabilmek… 27 Ocak 2026 Salı
- Teknoloji ve iletişim… 26 Ocak 2026 Pazartesi
- Sorumluluk ile hareket etmek… 25 Ocak 2026 Pazar
- Otopark alanları ve duyarlılık… 22 Ocak 2026 Perşembe
- Kapalı pazarlar fayda sağlıyor 21 Ocak 2026 Çarşamba
- Çevre bilinci önemli etken 20 Ocak 2026 Salı
- Çevre bilinci önemli etken 20 Ocak 2026 Salı
- Önyargılı olmamak… 19 Ocak 2026 Pazartesi
- Duyarlılık ve empati sorunları giderir 18 Ocak 2026 Pazar
- Yarıyıl tatili iyi değerlendirilmeli… 15 Ocak 2026 Perşembe