Trabzon, ilimizde yaşatıldı
Geçtiğimiz günlerde paylaşmış olduğum yazımda, ilimizde düzenlenen tanıtım günlerinin sosyal hayata büyük katkısının olduğunu ifade etmiş, ilçemizde de bu gibi etkinliklerin düzenlenmesinin, gerek ilçemizdeki ekonomik canlılığa, gerekse sosyal olarak canlılığa katkıda bulunacağını belirtmiştim. Bu konuda ilimizde düzenlenen tanıtım günleri, kültürlerin başka yörelerde de tanıtılması adına yarar sağlıyor.
22-25 Şubat tarihleri arasında ilimizde bulunan Uluslararası Fuar Merkezi’nde Trabzon Tanıtım Günleri etkinliği düzenlendi. Daha önceki düzenlenen tanıtım günlerinde olduğu gibi vatandaşların bu tanıtım gününe ilgisinin yoğun olduğu görüldü. Diğer tanıtım günlerinde olduğu gibi Trabzonlular Tanıtım Günleri’ne gitme fırsatını buldum. Uluslararası Fuar Merkezi alanının hemen girişinde Trabzon ilinin nüfusunun yazılı olduğu tabela ile karşılaşmak benim olduğu kadar, alana gelen hemen herkesin oldukça ilgisini çekti. Tabela Trabzon’un, ilimize geldiğinin bir göstergesiydi.
Uluslararası Fuar Merkezi’ni gezerken, diğer tanıtım günlerinde oluğu gibi insan kendisini o ile gitmiş gibi hissediyor. Trabzon Tanıtım Günleri’nde yöresel kıyafetler ve kültür bir tarafta sergilenirken, yine o yöreye ait lezzetler başka bir bölümde konuklara sunulmuştu. Alanda her taraftan gelen Karadeniz ezgileri ise ortama bambaşka bir renk katmıştı.
Açılan stantlar arasında gezerken, ilgi çeken çok sayıda objeye vatandaşların dikkatle bakması ve ilginin yoğun olması da gözlerden kaçmıyordu. Sergilenen ürünler arasında gezerken bir stantta günümüzde maalesef kaybolmaya yüz tutmuş kalaycılığın da olması dikkatimi çekti. Bölgemizde artık kalaycılık mesleğini sürdüren ustalar kalmadı derken, kalaycı ustası ilimizde bir-iki zanaatkârın kalaycılık mesleğini devam ettirdiğini söyleyince hem şaşırdım hem de sevindim.
Şaşırdım çünkü bu gibi meslekler maalesef günümüzde kaybolmaya yüz tutmuş gitmiş gibi görünüyor. Halen birçoğumuzun evinde büyüklerimizden hatıra olarak kalan fakat mesleği yapan ustalar bulamadığımız için bir yerlerde duran bakır kaplar vardır diye düşünüyorum. Eski meslekleri yaşatma ve gelecek nesillere aktarabilmek keşke mümkün olsa ama teknoloji ile birlikte eski meslekleri sürdürenlere de denk gelebilmek çokta mümkün olmuyor.
Alanın diğer bir tarafında kurulan sahnede Karadeniz yöresine ait müziklerin seslendirilmesi ve Karadeniz ezgilerine vatandaşların horon ile eşlik etmesi ayrı bir renk ve güzellik katmıştı. Bizler izlerken yorulduk fakat horon oynayanlar kendilerini müziğin büyülü ritmine bırakmıştı ki, adeta yorulmak nedir bilmiyorlardı.
Alanda yöresel eşyaların sergilendiği stantların olduğu kadar o yöreye ait gıda malzemelerinin bulunduğu yerlere de vatandaşların yoğun ilgisi vardı. Her standın önünden geçerken konuklara ikram edilen lezzetler, damaklarda ayrı bir tat bırakıyordu. Karadeniz insanının misafirlerini güleryüzlü karşılaması, sıcakkanlılığı oldukça fazla hissediliyordu.
Toplumda kültürlerin yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması, düzenlenen bu gibi tanıtım günleri sayesinde daha fazla olmaktadır. Özellikle genç nesillerin bu gibi tanıtım günlerine gitmelerini daha fazla tavsiye ediyorum. Çünkü kültürleri gelecek nesillere taşıyacak olan bugünün çocukları, yarınların büyükleri olacaktır.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- KO-MEK hayata dokundu 29 Nisan 2026 Çarşamba
- Gereken özen ve duyarlılık… 28 Nisan 2026 Salı
- Engel değil, destek olmak… 27 Nisan 2026 Pazartesi
- Önyargılı olmadan dinleyebilmek… 26 Nisan 2026 Pazar
- Okuma alışkanlığı edinmek… 23 Nisan 2026 Perşembe
- Sahillerin doğal güzelliği… 22 Nisan 2026 Çarşamba
- Yeşil alanlar ve parklar… 21 Nisan 2026 Salı
- Evsel atıklar ve görsel kirlilik 20 Nisan 2026 Pazartesi
- Hoşgörü hayatın her alanında… 19 Nisan 2026 Pazar
- Ulaşımda saygı ve empati… 16 Nisan 2026 Perşembe