Toplumdaki sorumluluklar

22 Ağustos 2017 13:11
Toplumdaki sorumluluklar

Şehirlerde artan nüfusla birlikte, insanların toplu olarak yaşadıkları bina sayısında da artış meydana gelmiş, özellikle büyük şehirlerde çok katlı yüksek binalar ve oluşturdukları siteler, adeta bir mahalle görünümüne benzemektedir. İlçemizde, yaşamış olduğumuz 17 Ağustos Marmara Depremi öncesinde yerleşim yerleri genellikle D-130 Karayolu altında bulunuyorken, deprem sonunda daha çok Gölcük’ün üst kesimlerine doğru yapılaşma artmıştır.

 Her ne kadar deprem sonrasında binalar daha az katlı yapılmış olsada, çok katlı binalarda oturan vatandaşlar, apartman dairelerinde oturmuş olmanın gerektirdiği bazı kurallara da uymak durumunda bulunmaktadır. Toplu olarak yaşanılan yerlerde konulan veya belirlenen kurallar, yalnızca bir kişi için değil, binada yaşayan herkesi ilgilendirmektedir.

 Günümüzde önceki yıllarda olan komşuluk ilişkilerini beklemek ve ummak biraz hayal olsada, yinede karşılıklı anlayış ve saygının hiçbir zaman değişmemesi gerekiyor. Zaten ikili ilişkilerde en önemli şey karşılıklı duyulan saygı değilmidir? İnsanların empati yapması, anlayış ve hoşgörü çerçevesinde davranması ve aynı şekilde karşılık beklemesi de kişilerin en doğal hakkıdır.

 Oturmuş olduğumuz binalardaki insanlara karşı uyulması gereken kural ve sorumluluklarımızdan bahsetmek istiyorum. Ortak olarak yaşamış olduğumuz binalarda dikkat edilmesi gereken en önemli hususun, gürültü olduğunu düşünüyorum. Bir kimsenin bir başkasını özellikle belirli bir saatten sonra gürültü yaparak rahatsız etmeye hakkı olmamalı. Oturmuş oldukları binalarda bu tür davranışlarda bulunan kimseler, yalnızca kendini düşünerek diğer insanlara haksızlık yapmıyormu?

 Üstelik bu şekilde davranan kimseleri kibarca uyardığınızda, beklemediğiniz bir tepki ile de karşılaşabiliyorsunuz. Apartmanda yaşamanın kurallara uymak ve komşuluk hakkına saygı göstermek, birlikte yaşamanın getirdiği sorumluluktur.

 Benzer davranışlara trafikte de rastlamak mümkün oluyor. İlçemizin merkezindeki yolların ve kaldırımların dar olmasını umursamayan bazı araç sürücüleri, yayalara ait olan kaldırım işgallerinde bulunarak, duyarsızlık örneği sergileyebiliyorlar. Üstelik yalnızca yaya kaldırımını işgal etmekle kalmayıp, engelli rampalarının önlerine araçlarını park edebiliyorlar. Üstelik bu ve benzeri görüntülerle ilçemizde hemen hergün karşılaşmak mümkün olabiliyor.

 İlçemizde sık karşılaşılan sorunlardan birisi olan saatli çöp uygulaması da, yine bazı duyarsız kimselerin yapmış oldukları davranışlar yüzünden, bir türlü çözüme kavuşamıyor. Günün herhangi bir saatinde çöpünü çıkararak, toplum sağlığını ve çevre temizliğini önemsemeyen kimseler, adeta kendi bildiğini okumaya devam ediyor.

 Toplu olarak bulunulan veya yaşanılan yerlerde insanların uyması gereken birinci kuralın saygı olduğunu unutmadan davranılması ile birlikte birçok sorunun da çözüleceğini düşünüyorum.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X