Sosyal hayata katkı

03 Ekim 2018 13:20

Gölcük’te dönemler içerisinde düzenlenen sosyal etkinlikler, sosyal hayatın canlanmasına katkıda bulunduğu gibi uluslararası sempozyumlar ise ilçemizin tanıtımında önemli rol oynuyor. İlçemizde sosyal etkinliklerin daha çok yapıldığı yerler arasında Değirmendere ilk sırayı alıyor. Körfezin İncisi’nde yapılan sempozyumlar, sergiler, konser ve sportif etkinlikler, özelikle yaz aylarında gözlerin bu şirin beldeye çevrilmesinde büyük etken oluyor.

 Bununla birlikte vatandaşlar, sosyal etkinlik ve aktivitelerin ilçemiz geneline yayılması için sosyal hayata katkı sunacak birtakım düzenlemelerin yapılmasının da fayda sağlayacağı görüşünde birleşiyor. Vatandaşların ilçemizde olmasını istedikleri en fazla sosyal etkinliğin başında ise hiç tereddütsüz sinema geliyor. Belki bazı kimseler için küçük bir eksiklik gibi gözükse de, bir sinemanın olmayışı, gençlerin zamanlarını ile dışında geçirmelerinde etken oluyor. Çünkü genç kesimin büyük bir kısmı yalnızca sinemada bir film izleyebilmek için İzmit’i tercih edebiliyor.

 Sinema yalnızca gençlerin ilçemizde zamanlarını geçirmeleri için bir araç değil, sosyal hayatın canlanmasına da katkı sunacaktır. Diğer taraftan, insanlar yalnızca bir sinema için dahi ilçemizden ayrıldığında, tüm ihtiyacını ilçemiz dışında gidermiş olarak geri dönüyor. Böyle olması da ilçemizde hem sosyal hayatı, hem de ekonomik hayatı oldukça fazla etkiliyor, bu konuda esnaflarda benzer görüşleri paylaşıyor. Sinema hem sosyal hayata katkı sunduğu gibi ticari hareketlilikte de önemli rol oynuyor. Bununla beraber ilçemizde gerçekleştirilen Kentsel Dönüşüm projesi ile birlikte eksikliği hissedilen sinemanın yapılacağı da ifade ediliyor.

 160 bini aşan nüfusuyla ve her geçen gün daha da büyüyen bir ilçe konumunda bulunan Gölcük, 17 Ağustos 1999 tarihinde asrın felaketi olarak adlandırılan Marmara Depremi’ni yaşamıştı. Depremden sonraki ilk yıllarda, deprem konusunda vatandaşların genelinde oluşan duyarlılık ve bilinç geçen zaman içerisinde sanki azalmış gibi görünüyor. Yaşamış olduğumuz depremi unutmamak ve unutturmamak adına, ilçemizin özellikle bir deprem müzesine sahip olması gerektiği kanaatindeyim.

 17 Ağustos’ta yaşamış olduğumuz depremi anlatacak ve gelecek nesillerinde görsel olarak faydalanabileceği bir deprem müzesinin olması, hem depremi yaşayan insanların hafızasında canlı kalmasına katkıda bulunacak hem de depremi yaşamamış olan genç kuşakların deprem hakkında daha fazla bilgi sahibi olmasını sağlayacaktır. İlçemizde bir deprem müzesinin olması halkın ilgisini çekeceği gibi, ilçemize dışarıdan gelen konuklarında dikkatini çekecektir. Deprem müzesinde sergilenecek objelerin yanında, görsellerinde olması, deprem gerçeğinin de unutulmamasını sağlayacaktır.

 Kavaklı sahilinde müze gemi olarak 2006 yılında beri ilçemizde hizmet veren Yarhisar Müze Gemisi’ne yapılan ziyaretçi sayısı her geçen gün artmaya devam ediyor. İlçemizin tanıtımına ve turizme vermiş olduğu katkı ile öne çıkan müze geminin, ziyaretçi sayısında belirgin bir artışın olması, ilçemizde yaşayan vatandaşların olduğu kadar, ilçemiz dışından gelen misafirlerinde Yarhisar Müze Gemisi’ne ne denli fazla ilgi gösterdiğinin de bir ifadesi oluyor.

Donanma Kenti olarak anılan ilçemize bir müzenin kazandırılması, ilçe turizmine de büyük katkı sağlayacaktır. Kentsel dönüşümle çehresinin değişmesi beklenen ilçemize, bir deprem müzesinin de yakışacağını düşünüyorum.

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X