Sorumluluk…
Bireylerin üzerine düşen görevleri yerine getirmesi başka insanların haklarına ve kararlarına saygı göstermesi anlamına gelen sorumluluk duygusu küçük yaşlardan itibaren edinilmesi gereken bir olgudur. Sorumluluk sahibi olan kimseler, aynı zamanda toplumda yaşayan diğer insanlara da saygı duyan kimselerdir. Kendi davranışlarının sonucunu kabullenen insan sorumluluk sahibi insan demektir. İnsanlar, hem kendisine hem de bulunmuş olduğu çevreye karşı sorumlu davranmalıdır. Sorumluluk küçük yaşlarda başlar ve kişilerin duygusal, sosyal, zihinsel ve bedensel açıdan oldukça önemli bir yer tutmaktadır.
Günlük yaşantımızda sorumlu olduğumuz birçok alan vardır. Sorumluluk duygusu doğuştan gelen bir durum değildir fakat tüm hayat boyunca süren, öğrenilmesi ve kazanılması zorunlu olan bir davranış şekli olmalıdır. Çocukların sorumluluğunun sadece ders çalışmak, ödev yapmak, okula gitmek gibi eylemler olduğunu düşünmek ve sorumluluklarının yalnızca bundan ibaret olduğunu ifade etmek ve bu bilinci çocuklarımıza aşılamanın da doğru olmayacağını düşünüyorum.
Günümüzde bazı ailelerde çocuklarına yönelik olarak, yalnızca derslerinden sorumlu olduğu gibi yanlış bir tutum aktarılmaya çalışılsada, çocukların da bulunmuş oldukları yaş gruplarına göre alması gereken sorumlulukları vardır. Bu yüzden çocuklarımıza sorumluluk vermekten kaçınmamalı, fakat onların yapamayacağı sorumlulukları da omuzlarına yüklememeliyiz. Çocuklara sorumluluk vermekteki amaç, çocuğun bizim ya da hayatındaki diğer kişilerin isteklerini yerine getirmesi değil, öncelikle kendi ihtiyaçlarını karşılayabilmesi olmalıdır.
Belirtmiş olduğum gibi herkesin mutlaka üzerine düşen sorumlulukları vardır. Topluma karşı olan sorumluluklarımızda bunlardan birisidir. Öncelikle yaşamış olduğumuz çevreye olan sorumluklarımızdan bahsetmek istiyorum. Toplumda yaşayan herkes bir birey olsada, o toplumda uyması gereken yazılı ve yazısız kurallar vardır. Örneğin; insanlara karşı hoşgörü ile yaklaşmak, kişilerin fikirlerine saygı duymak, sorumluluklarımızdan birisidir.
Toplumsal olarak görev ve sorumluluklarımızdan bir diğeri ise yardımlaşmak ve ihtiyaç sahibi kimselere yardım elini uzatmaktır. Bu konuda ilçemizde düzenlenen yardım etkinliklerine büyük katılımın olması, insanların yardımlaşma ve paylaşma konusundaki hassasiyetini gözler önüne seriyor.
Bir diğer sorumluluk veya görevlerimizden bir diğeri ise, insanların hizmetine sunulan kamu mallarını korumaktır. Bu konuda vatandaşların daha duyarlı davranmaları gerekiyor. İlçemizde karşılaştığımız bazı durumlar, bazı kimselerde bu bilincin yeteri kadar oluşmadığını açıkça gösteriyor. Vatandaşların hizmetine sunulan oturma banklarına zarar verilmesi, araçların hatalı parklarını önlemek için yapılan dubaların kırılması veya yerinden çıkarılması, görme engelli yollarına zarar verilmesi gibi konular ilk aklıma gelenler arasında bulunuyor.
Bununla birlikte trafikte de sorumlu davranmak gerekiyor. Özellikle yayaların bulunduğu yerlerde daha dikkatli araç kullanmak, saygının öncelikli olduğunu akıllardan çıkarmamak, ‘ben’ değil, ‘biz’ duygusu ile hareket etmek de sorumluluk bilincinin oluşmasında büyük etken olmaktadır. Yaşamış olduğumuz binadaki komşularımıza karşıda sorumluluklarımız bulunmaktadır. Toplum içinde sorumluluk duygusu ile hareket etmeli ve gelecek nesillere de, bu bilinci aşılayabilmeliyiz.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Olumlu yönden bakabilmek… 27 Ocak 2026 Salı
- Teknoloji ve iletişim… 26 Ocak 2026 Pazartesi
- Sorumluluk ile hareket etmek… 25 Ocak 2026 Pazar
- Otopark alanları ve duyarlılık… 22 Ocak 2026 Perşembe
- Kapalı pazarlar fayda sağlıyor 21 Ocak 2026 Çarşamba
- Çevre bilinci önemli etken 20 Ocak 2026 Salı
- Çevre bilinci önemli etken 20 Ocak 2026 Salı
- Önyargılı olmamak… 19 Ocak 2026 Pazartesi
- Duyarlılık ve empati sorunları giderir 18 Ocak 2026 Pazar
- Yarıyıl tatili iyi değerlendirilmeli… 15 Ocak 2026 Perşembe