Sorumluluk ve saygı kavramı
Toplumda yaşayan bireyler olarak insanların bir arada bulundukları ortak alanlarda uyması gereken toplumun belirli başlı kuralları vardır. Toplum içinde hoş karşılanmayan ve yadırganan davranışları sergileyen bazı kimseler ise yapmış olduğu davranışın yanlış olduğunu ‘bilmediğini’ söylemeleri gibi bir savunma mekanizmaları vardır.Sorumluluk sahibi olan kimseler, aynı zamanda toplumda yaşayan diğer insanlara da saygı duyan kimselerdir. Sorumluluk küçük yaşlarda başlar ve kişilerin duygusal, sosyal, zihinsel ve bedensel açıdan oldukça önemli bir yer tutmaktadır. İnsanlar, hem kendisine hem de bulunmuş olduğu çevreye karşı sorumlu davranmalı ve bunun bilincinde davranışlar sergileyebilmelidir.
Bireylerin üzerine düşen görevleri yerine getirmesi başka insanların haklarına ve kararlarına saygı göstermesi anlamına gelen sorumluluk duygusu küçük yaşlardan itibaren edinilmesi gereken bir olgudur. Aslında kelime olarak kısa fakat anlam olarak oldukça büyük yer kaplayan sorumluluk olgusu, hayatımızın her alanında olması gereken bir gerçektir. Sorumluluk duygusu doğuştan gelen bir durum değildir fakat tüm hayat boyunca süren, öğrenilmesi ve kazanılması zorunlu olan bir davranış şekli olmalıdır.
Bazı kimselerin topluma olan sorumluklarını yerine getirmediklerini de görebiliyoruz. Mesela, araç parkları konusunda hatalı davranış sergileyen kimseler, bunu bilmediğini, bilmeden aracını hatalı park ettiğini söyleme gibi ilginç bir durumları vardır. Oysa park edilmemesi gereken yerlerde uyarı işaretleri bulunmasına rağmen, çeşitli bahanelerin altına sığınabilirler. Hatalı araç parkları konusunda mağduriyet yaşayanlar, engelli vatandaşlarımız oluyor. Birçok kez şahit olmuşuzdur. Araç sürücüsü aracını engelli rampasının önüne park eder, hatta inmiş olduğu kapısı engelli rampasına açılmaktadır. O araç sürücüsünün bunu görmemesi veya ‘bilmiyordum’ demesinin bir izahı olduğunu düşünmüyorum.
İlçemizde asansörlü üst geçitler bulunuyor. Yaşlı ve engelli vatandaşlar için büyük önem taşıyan asansörlerin içine atıklar atmanın bilmemekle alakası olmasa gerek. Maalesef bahsetmiş olduğum görüntülere rastlamakta mümkün oluyor. Özellikle çevre temizliği konusunda daha duyarlı olunması gerekirken, bazı kimselerin yapmış olduğu davranışlar bilmediğinden değil, herhalde umursamadığındandır.Bununla birlikte trafikte de sorumlu davranmak gerekiyor. Özellikle yayaların bulunduğu yerlerde daha dikkatli araç kullanmak, yayalara olması gerektiği gibi geçiş üstünlüğünü tanımak, saygının öncelikli olduğunu akıllardan çıkarmamak, sorumluluk bilincinin oluşmasında en büyük etken olmaktadır.
İlçemiz ve beldelerinde bulunan alt geçitlerin buraları kullanan kimseler olduğu düşünülerek daha temiz tutulması ve çevre temizliğine gereken önemin gösterilmesi gerekiyor. Fakat bu noktalar, çevresine karşı duyarsız olan kimseler tarafından kirletilebiliyor ve çeşitli atıklar atılabiliyor. Toplumda yapılan hatalı davranışların bir kısmı belki bilinmeden yapılsa da, birçoğunun ise aslında bilinmediğinden değil, gereken saygının gösterilmediğinden kaynaklandığı kanaatindeyim. Toplumda kurallara uymanın, bireyler olarak herkesin görevi olduğunu düşünüyorum.Bir başka husus ise insanların hizmetine sunulan kamu mallarını korumaktır. Bu konuda toplumda yaşayan bireylerin daha duyarlı davranmaları,sorumluluk ve saygı kavramının birlikte olmasıgerekiyor.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Olumlu yönden bakabilmek… 14 Haziran 2026 Pazar
- Değirmendere sahiline yoğun ilgi… 11 Haziran 2026 Perşembe
- Ortak alanlarda sorumluluklar… 10 Haziran 2026 Çarşamba
- İletişimde empati yapmanın önemi… 09 Haziran 2026 Salı
- Deniz ekosistemi hayat buluyor 08 Haziran 2026 Pazartesi
- Geri dönüşüm tasarruf sağlıyor 07 Haziran 2026 Pazar
- Sahillere ilgi artıyor 04 Haziran 2026 Perşembe
- Ulaşımda empati yapabilmek… 02 Haziran 2026 Salı
- Proje, büyük katkı sağlayacak 01 Haziran 2026 Pazartesi
- Bayramın ardından… 31 Mayıs 2026 Pazar