Sorumluluk ve güven duygusu

23 Eylül 2020 16:30

Arkadaş ve aile sohbetlerimizde, çocukluk anılarımızdan bahsederken, o günleri tebessüm ile anarız. Bizim çocukluğumuz ile şimdiki çocukların olduğu yıllar arasında teknolojik olarak büyük farklılıklar bulunuyor.Mesela; eskiden özellikle ders konusunda bir konuya ulaşmak istendiğinde, evlerimizde kitaplıklarda bulunan ansiklopediler en büyük yardımcılar olurdu. Kitaplar arasında birçok konuyu araştırmak, yeni bilgiler öğrenmek için kullanılan ansiklopedilerin yerini şimdilerde gelişen teknoloji ile birlikte bilgisayarlar, tabletler ve cep telefonları almış görünüyor.

Bizim çocukluğumuzda bilgisayar, cep telefonu ve tabletlerden söz etmek mümkün değildi. Şimdi ise hemen her çocukta bulunan bu teknolojik aletler, çocukların en iyi arkadaşlarından birisi olarak görülüyor. Günümüzde bilgi ve teknoloji çağıyla beraber, çocuklardan boyundan büyük işler bekleyip, altından kalkamayacağı sorumluluklar vermeyi de doğru bulmadığımı belirtmek istiyorum. Çocuklara sorumluluk duygusunu öğretmek, onların gelişiminde büyük katkılar sağlayacağı gibi hayata hazırlanmalarında yardımcıları olabilecektir. Bununla beraber her çocuğun da kendi yaş grubuna göre alacağı sorumluluklar bulunmaktadır.

Çocuklarımızın çocukluklarını yaşayabilmeleri için onlarla iyi bir iletişim kurmalı, en yakın arkadaşlarının teknolojik aletler olmadığı bilincini onlara anlatabilmeliyiz. Çocuklarımızın ellerinden cep telefonlarını düşürmediğinden dert yanıyorsak, önce bizler bu davranışı sergilemeli ve onlara iyi birer örnek olabilmeliyiz. Bu nedenle yaşça büyük olanlar öncelikle, teknolojik aletleri kararında kullansın ki, çocuklardan da bunu bekleyebilsin.

Hayatımızda sadece maddiyatın değil, maneviyatın da değerli olduğunu çocuklara öğretmeliyiz. Çocukları destekleyip, onlara güven duyduğumuzda, yeri geldiğinde anne-baba, yeri geldiğinde arkadaş olduğumuzda, çocuklarımızın da kendine olan güven duygusunun geliştiği görülebilecektir. Çocuklarımızla birlikte zaman geçirdiğimizde çocuk kendisini önemli hisseder ve sevildiğini düşünür. Çocuklarla birlikte birçok şeyi paylaşmanın, kendilerine olan güven duygusunun gelişmesinde önemli katkı sağlayacağını düşünüyorum.

Sağlıklı ve iyi bir iletişimin olduğu ailelerde, çocukların kendilerine olan güvenleri artar, daha fazla sorumluluk üstlenmeye başlarlar. Başkalarına saygı duymayan insanların kendilerinin de saygı beklemeye hakları olmadığını düşünüyorum. İyi bir aile olabilmek için en önemli oluşumlardan birisi de güvendir. Aile içindeki bireyler birbirlerine her konuda güven duymak durumundadır. Ailede iletişim açık ve net olmalıdır. Sağlıklı bir iletişimin kurulmadığı bir aile de insanlar birbirlerini anlayamazlar. Çocuklarla olan iletişimde, karşımızdakini dikkatli dinlemek, sorun ve sıkıntılarını iyi analiz etmek gerekiyor. Çocuklarımıza yapmış oldukları hatalardan dolayı ön yargı ile yaklaşmamalı, doğru olanlar konusunda öğütler vermeliyiz.

Çocukların sorumluluk alması, aynı zamanda kendilerine olan özgüvenin gelişmesine de katkıda bulunacaktır.  Çocuklarımıza elbette sorumluluklar vereceğiz. Çocukların aldıkları sorumluluk duygusu, onları geleceğe hazırlamakta büyük katkı sunacaktır. Fakat bu, boyundan büyük altından kalkamayacağı sorumluluklar olmamalı kanaatindeyim.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X