Sorumluluk sahibi olabilmek...

13 Mart 2019 14:04

Sorumluluk sahibi olan kimseler, toplumda yaşayan diğer insanlara da saygı duyan kimselerdir. Kendi davranışlarının sonucunu kabullenen insan sorumluluk sahibi insan demektir. Sorumluluk küçük yaşlarda başlar ve kişilerin duygusal, sosyal, zihinsel ve bedensel açıdan oldukça önemli bir yer tutmaktadır. İnsanlar, hem kendisine hem de bulunmuş olduğu çevreye karşı sorumlu davranmalı ve bunun bilincinde davranışlar sergileyebilmelidir.

 Bireylerin üzerine düşen görevleri yerine getirmesi başka insanların haklarına ve kararlarına saygı göstermesi anlamına gelen sorumluluk duygusu küçük yaşlardan itibaren edinilmesi gereken bir olgudur. Aslında kelime olarak kısa fakat anlam olarak oldukça büyük yer kaplayan sorumluluk olgusu, hayatımızın her alanında olması gereken bir gerçektir. Sorumluluk duygusu doğuştan gelen bir durum değildir fakat tüm hayat boyunca süren, öğrenilmesi ve kazanılması zorunlu olan bir davranış şekli olmalıdır.

 Günlük yaşantımızda sorumlu olduğumuz birçok alan vardır. Mesela; çocukların sorumluluğunun sadece ders çalışmak, ödev yapmak, okula gitmek gibi eylemler olduğunu düşünmek ve sorumluluklarının yalnızca bundan ibaret olduğunu ifade etmek ve bu bilinci çocuklarımıza aşılamak doğru olmasa gerek.

 Buna karşılık, bazı ailelerde çocuklarına yönelik olarak, yalnızca derslerinden sorumlu olduğu gibi yanlış bir tutum aktarılmaya çalışılsa da, çocukların da bulunmuş oldukları yaş gruplarına göre alması gereken sorumlulukları vardır. Bu yüzden çocuklarımıza sorumluluk vermekten kaçınmamalı, fakat onların yapamayacağı sorumlulukları da omuzlarına yüklememeliyiz. Çocuklara sorumluluk vermekteki amaç, çocuğun bizim ya da hayatındaki diğer kişilerin isteklerini yerine getirmesi değil, öncelikle kendi ihtiyaçlarını karşılayabilmesi olmalıdır.

 Topluma karşı olan sorumluluklarımız mutlaka vardır. Öncelikle yaşamış olduğumuz çevreye olan sorumluklarımız bulunmaktadır. Toplumda yaşayan herkes bir birey olsada, o toplumda uyması gereken yazılı ve yazısız kurallar vardır. Toplumsal olarak görev ve sorumluluklarımızdan olan yardımlaşmak ve paylaşmak, toplumdaki bağları güçlendirir. İlçemizde düzenlenen yardım etkinliklerine büyük katılımın olması, insanların yardımlaşma ve paylaşma konusundaki hassasiyetini gözler önüne seriyor.

 Bir diğer sorumluluk veya görevlerimizden bir diğeri ise, insanların hizmetine sunulan kamu mallarını korumaktır. Bu konuda vatandaşların daha duyarlı davranmaları gerekiyor. İlçemizde karşılaştığımız bazı durumlar, bazı kimselerde bu bilincin yeteri kadar oluşmadığını açıkça gösteriyor. Bununla birlikte trafikte de sorumlu davranmak gerekiyor. Özellikle yayaların bulunduğu yerlerde daha dikkatli araç kullanmak, yayalara olması gerektiği gibi geçiş üstünlüğünü tanımak, saygının öncelikli olduğunu akıllardan çıkarmamak, sorumluluk bilincinin oluşmasında en büyük etken olmaktadır.

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X