Sorumluluk sahibi olabilmek

27 Kasım 2018 13:57

Sorumluluk sahibi olan kimseler, aynı zamanda toplumda yaşayan diğer insanlara da saygı duyan kimselerdir. Bireylerin üzerine düşen görevleri yerine getirmesi başka insanların haklarına ve kararlarına saygı göstermesi anlamına gelen sorumluluk duygusu ise küçük yaşlardan itibaren edinilmesi gereken bir olgudur. Sorumluluk küçük yaşlarda başlar ve duygusal, sosyal, zihinsel ve bedensel açıdan oldukça önemli bir yer tutmaktadır.

İnsanlar, hem kendisine hem de bulunmuş olduğu çevreye karşı sorumlu davranmalıdır.

Yaşantımızda sorumlu olduğumuz birçok alan vardır. Sorumluluk duygusu doğuştan gelen bir durum değildir fakat tüm hayat boyunca süren, öğrenilmesi ve kazanılması zorunlu olan bir davranış şekli olmalıdır. Çocukların sorumluluğunun sadece ders çalışmak, ödev yapmak, okula gitmek olduğunu düşünmek ve sorumluluklarının yalnızca bundan ibaret olduğunu ifade etmek ve bu bilinci çocuklarımıza aşılamanın da doğru olmayacağını düşünüyorum. Çocuklara yaşlarına göre sorumluluk vermek, onların geleceğe hazırlanmasında önemli bir kazanç olacaktır.

Günümüzde bazı ailelerde çocuklarına yönelik olarak, yalnızca derslerinden sorumlu olduğu gibi yanlış bir tutum aktarılmaya çalışılsa da, çocukların da bulunmuş oldukları yaş gruplarına göre alması gereken sorumlulukları vardır. Bu yüzden çocuklarımıza sorumluluk vermekten kaçınmamalı, fakat onların yapamayacağı sorumlulukları da omuzlarına yüklememeliyiz. Çocuklara sorumluluk vermekteki amaç, çocuğun bizim ya da hayatındaki diğer kişilerin isteklerini yerine getirmesi değil, öncelikle kendi ihtiyaçlarını karşılayabilmesi olmalıdır.

Herkesin mutlaka üzerine düşen sorumlulukları vardır. Topluma karşı olan sorumluluklarımızda bunlardan birisidir. Öncelikle yaşamış olduğumuz çevreye olan sorumluluklarımız olduğunu belirtmek istiyorum. Toplumda yaşayan herkes bir birey olsada, o toplumda uyması gereken yazılı ve yazısız kurallar vardır. Örneğin; insanlara karşı hoşgörü ile yaklaşmak, kişilerin fikirlerine saygı duymak, sorumluluklarımızdan birisidir. Toplumsal olarak görev ve sorumluluklarımızdan bir diğeri ise yardımlaşmak ve ihtiyaç sahibi kimselere yardım elini uzatmaktır.

Sorumluluk veya görevlerimizden bir diğeri ise, insanların hizmetine sunulan kamu mallarını korumaktır. Bu konuda vatandaşların daha duyarlı davranmaları gerekiyor. İlçemizde karşılaştığımız bazı durumlar, bazı kimselerde bu bilincin yeteri kadar oluşmadığını da açıkça gözler önüne seriyor. Oturma banklarına zarar verilmesi, araçların hatalı parklarını önlemek için konulan dubaların kırılması veya yerinden çıkarılması, görme engelli yollarına zarar verilmesi gibi konular duyarsız davranışlar olarak dikkatleri çekiyor.

Bununla birlikte trafikte de sorumlu davranmak gerekiyor. Özellikle yayaların bulunduğu yerlerde daha dikkatli araç kullanmak, saygının öncelikli olduğunu akıllardan çıkarmamak, sorumluluk bilincinin oluşmasında büyük etken olmaktadır. Yaşamış olduğumuz binadaki komşularımıza karşıda sorumluluklarımız bulunmaktadır. Bir kimsenin kendisini topluma karşı sorumlu hissetmesi, aynı zamanda insanlara karşı olan saygısını da göstermektedir.

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X