Sorumluluk bilinci…
İnsanlar hayatları boyunca birtakım şeylerin sorumluluğunu üzerinde taşırlar. Küçük yaşlardan itibaren başlayan sorumluluk duygusu, hayat boyu devam eder. Yaşla birlikte sorumluluk duygusu da artmaya başlar. İnsanlar her yaşın vermiş olduğu sorumluluk bilinci ile hareket ederek, tavır ve davranışlarını da ona göre sergiler. Sorumluluk insanların yalnızca evde çocuklarına veya ailesine karşı sorumluluğu ile kalmaz. Aynı zamanda yaşamış olduğu çevreye ve topluma karşı da bazı sorumlulukları bulunmaktadır.
Günümüzde bazı insanlar özellikle yaşamış olduğu toplumda, çevreye karşı olan sorumluluklarını görmezden veya bilmezden gelerek, sorumsuzluk gösterebilmektedir. Sorumsuz insanların yapmış oldukları davranışlara trafikte, alışverişte, toplu taşıma araçları gibi birçok yerde rastlamak mümkündür.
Trafikte sorumsuz davranan kişilere günlük yaşantıda rastlayabilmek mümkün olabiliyor. İster yaya olun, isterseniz araç kullanın maalesef bazı sorumsuz insanların davranışları, duyarlı vatandaşların tepkisine neden olabiliyor. Özellikle yayaların bulunduğu yerlerde daha dikkatli araç kullanmak, yayalara olması gerektiği gibi geçiş üstünlüğünü tanımak, saygının öncelikli olduğunu akıllardan çıkarmamak, sorumluluk bilincinin oluşmasında en büyük etken olmaktadır.
Toplumun ortak olarak kullandığı yerlerdeki gürültü seviyesi, aynı zamanda tüm vatandaşları ilgilendirmektedir. Özellikle insanların istirahat saatleri olan akşam saatlerinde veya gece, duyarsız bir kimsenin gürültü kirliliğine neden olması, hoş karşılanacak bir davranış şekli olmasa gerek. Bu konuda da çevreye karşı sorumluluk bilinci ile hareket etmenin saygı çerçevesinde önemli olduğunu düşünüyorum.
Günlük yaşamda birçok kimse ulaşımda toplu taşıma araçlarını kullanmaktadır. Kendinden yaşça büyük insanlar ayakta dururken koltukta oturanlar, hatta o kimselerle göz göze gelmekten kaçınanlar, bir gün kendisinin de yaşlanacağını aklına getirmeyenlerdir.
Hatalı araç parkları konusunda istenmeyen davranış sergileyen kimseler, bilmeden aracını hatalı park ettiğini söyleme gibi bir durumları vardır. Oysa park edilmemesi gereken yerlerde uyarı işaretleri bulunmasına rağmen, çeşitli bahanelerin altına sığınabilirler.
Engelli rampalarına yapılan araç parkları nedeniyle, engelli vatandaşlarımız sıkıntı ile karşı karşıya kalıyor. Aracını engelli rampasının olduğu alana park ederek duyarsız davranan sürücülerin, engelli rampasının olduğunu bilmemesinin de mümkün olmadığını düşünüyorum.
İlçemizin temiz kalması, gelecek nesillere daha sağlıklı bir çevre bırakmak için çalışmalar yapılırken, çöplerini gelişigüzel zamanlarda sokak ve cadde köşelerine bırakarak insanların sağlığını hiçe sayanlara da denk gelinebiliyor.
Toplumun genelini ilgilendiren hizmetlere ve sunulan imkanlara sahip çıkılmalı. Ortak yaşanılan yerlerde toplumun hak ve menfaatlerini gözetmek gerekiyor. Aslında önemli olan bir yerde saygı ve karşı tarafa karşı insanların duyarlılıkla, hoşgörü ve empati ile yaklaşması. Zaten şayet bir kimse yaşamış olduğu topluma karşı gereken duyarlılığı göstermiyor, saygı duymuyor ve ‘bana yapılsaydı ne düşünürdüm’ demiyorsa, söylenecek pekte fazla bir şey kalmıyor.
Toplumda yaşayan bireyler, kendi yaşının vermiş olduğu sorumluluk bilinci ile hareket edebilmeli ve buna uygun davranışlar sergileyebilmelidir. İnsanların ortak olarak yaşamış oldukları yerlerde saygı önemli bir yer tutmaktadır. Saygı kavramı, herkesin birbirine göstermek durumunda bulunduğu bir davranış biçimidir.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Hizmet ve emeğe sahip çıkılmalı 12 Mart 2026 Perşembe
- Teknoloji ve zaman kavramı 11 Mart 2026 Çarşamba
- Trafikte gereken duyarlılık… 10 Mart 2026 Salı
- Evsel atık sorunu… 09 Mart 2026 Pazartesi
- Beklenen davranışlar… 08 Mart 2026 Pazar
- Örnek davranışlar sergilemek 05 Mart 2026 Perşembe
- Gereken bilinç ve farkındalık 04 Mart 2026 Çarşamba
- Sabırlı olabilmek önemli bir etken 03 Mart 2026 Salı
- Okuma alışkanlığı ve teknoloji… 02 Mart 2026 Pazartesi
- Afet bilinci ve farkındalık… 01 Mart 2026 Pazar