Sorumluluk bilinci…
D-130 Karayolu gibi önemli bir ulaşım ağı, ilçemizin içinden geçiyor. Bu noktada yolun karşısına geçek için kullanılan altgeçit ve üstgeçitler ise önem taşıyor. Üst geçitler ve alt geçitlerde periyodik olarak yapılan bakım ve onarım çalışmaları vatandaşların takdirini topluyor.
Bununla birlikte alt geçitlerden bazıları, çevresine saygısı olmayan bazı kimseler tarafından duvarlarına yazılar yazılmak suretiyle kötü bir görüntünün ortaya çıkmasına neden oluyor. Üstgeçitlerde de bazı noktalarda duyarsız kimselerin verdiği zarar tepki çekiyor. Asansörlü üstgeçitlerde, asansörlerin içlerine atıklar atmak ise duyarsızlığın bir başka boyutunu gösteriyor.
Geri dönüşebilir malzemelerin çevreye atılması, doğanın kirlenmesine neden olan faktörlerden birisidir. Geri dönüşüme tabi olan malzemeleri çevreye veya çöp kutularına değil, geri dönüşüm kutularına atarak, hem çevremizi temiz tutmuş olur hem de ekonomiye katkıda bulunuruz. Geri kazanımla birlikte, doğal kaynaklarımızı korumuş olur, enerji tasarrufunun sağlanmasına katkıda bulunuruz. Böylece çöpe giden atık miktarı azalır ve geleceğe yatırım yapılmış olur. Çevre temizliği, birlikte yaşanılan topluma karşı duyarlı olmayı gerektirir.
Gerek araç sürücülerinin gerekse yayaların yön bulmada kullandıkları yön gösterici, trafik uyarı veya ikaz levhaları bulunuyor. Yapılan çalışmalarda eksik olan yön levhaları tamamlanmış, eski ve yıpranmış durumda olanlar ise yenilenmişti. Bu levhalara da bazı kimseler tarafından zarar veriliyor. Bazısı eğik olan levhaların nasıl eğik durduğu ise anlaşılamıyor. Duyarsız kimselerin toplumun hizmetine sunulan değerlere zarar vermeye hakkı olmadığı gibi, sahip çıkılması gerekiyor.
Mahalle ve sokak aralarında araç sürücülerinin kör noktası diye tabir edilen köşe başlarına bazı noktalarda aynalar konuluyor. Bazı kimseler için çok fazla bir şey ifade etmese de, araç sürücülerinin, diğer yönden gelen araçları görebilmesi için konulan ve sürücüler için emniyet açısından büyük fayda sağlayan aynalara verilen zararlar da dikkatlerden kaçmıyor.
Otopark alanlarında bazı araç sürücülerinin vurdumduymazlığı nedeniyle, sorunlar görülebiliyor. Otopark alanında aracına yer bulamayan bazı sürücüler, diğer araçların otopark alanından çıkışını engelleyecek şekilde araçlarını park ediyor. Bu şekilde davranış sergileyen kimseler, kendileri benzer durumlarla karşılaşmış olsa ne düşünür merak ediyorum.
Toplumda ortak yaşamanın birinci kuralı olarak saygı karşımıza çıkmaktadır. Saygının olmadığı yerde başka bir şeyden bahsetmekte zaten mümkün değildir. Zaten etrafına karşı saygısı olan ve ‘bana yapılsa ben ne düşünürdüm’ diyen bir kişinin de, saygı kurallarına uyması gayet doğaldır. Burada öne çıkan unsurlardan bir tanesi de ortak yaşamanın bilincine varmaktır.
Toplumda hoş karşılanmayan davranışları sergileyen kimselerle karşılaşmak maalesef mümkün oluyor. Bir kimsenin yaşamış olduğu topluma karşı sorumluluk bilinci ile hareket etmesi önemlidir. Toplumda yaşayan bireyler olarak, yine topluma karşı olan sorumluluklarımızın farkına varabilmeliyiz. Karşılıklı anlayış ve hoşgörünün, birçok sorunun anahtarı olduğunu aklımızdan çıkarmamalı, olaylara birazda empati ile bakabilmeliyiz.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- KO-MEK hayata dokundu 29 Nisan 2026 Çarşamba
- Gereken özen ve duyarlılık… 28 Nisan 2026 Salı
- Engel değil, destek olmak… 27 Nisan 2026 Pazartesi
- Önyargılı olmadan dinleyebilmek… 26 Nisan 2026 Pazar
- Okuma alışkanlığı edinmek… 23 Nisan 2026 Perşembe
- Sahillerin doğal güzelliği… 22 Nisan 2026 Çarşamba
- Yeşil alanlar ve parklar… 21 Nisan 2026 Salı
- Evsel atıklar ve görsel kirlilik 20 Nisan 2026 Pazartesi
- Hoşgörü hayatın her alanında… 19 Nisan 2026 Pazar
- Ulaşımda saygı ve empati… 16 Nisan 2026 Perşembe