Sorumlu ve saygılı olabilmek…
Toplu olarak yaşanılan yerlerde insanların uyması gereken bazı kurallar vardır. Bizlerde toplum içerisinde yaşıyorsak, bu kurallara uymak durumundayız.
Toplumda kendiliğinden oluşan kurallar olmazsa, insanlar ortak olarak kullanılan yerlerde kendi bildiklerini okur ve işin içinden çıkılmaz durumlarla karşı karşıya kalınabilir. İnsanların ortak olarak kullandığı yerlerde herkes bir diğer kimsenin hakkına saygı duymalı, toplumdaki sorumluluk duygusunu kendisinde hissedebilmelidir. Bahsetmiş olduğum gibi gün içerisinde bazı durumlarla karşılaşırız ki, adına sorumsuzluk mu dersiniz, saygısızlık mı dersiniz bilmiyorum.
Trafikte karşılaşmış olduğumuz sorumsuz ve saygısız davranışlar, gerek sürücüleri gerekse yayaları bazı durumlarda zor durumda bırakabilmektedir. İlçemizde her geçen gün artan araç trafiğine karşılık otopark sorunu bulunsa da, engelli yollarına veya rampalarına park etmek, yayalara ait olan kaldırımlara aracını park edip yayaların ulaşım hakkını engellemek, gecenin bir yarısı mahalle aralarında aracın kornasına basarak hastamı var, yaşlımı var, ertesi gün işine veya okuluna gidecek öğrencimi var diye düşünmemenin sorumsuz ve saygısız bir davranış olduğunu düşünüyorum.
Bazen büyüklerimiz insanların birbirlerine eskiden daha fazla saygı duyduklarını fakat saygının zamanla azaldığını söylemektedirler. Bu konuda yorumu sizlere bırakıyorum. Fakat karşılaştığımız bazı durumlar, büyüklerimizi bu konuda haklı çıkarıyor. Öncelikle bir kimseye insan olduğundan ve yaşından dolayı saygı duymak gerektiğini iyi bilmek gerekiyor. Özellikle toplu taşıma araçlarında buna daha fazla dikkat edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Ayakta bekleyen ve kendisinden yaş olarak oldukça büyük birisine yer vermekten imtina eden bir genç ve zaten gencin yer vermeyeceğini düşünerek o tarafa dahi yönelmeyen vatandaş.
Yaşamış olduğumuz mahalle ve ikamet etmiş olduğumuz binalarda da, uymak durumunda bulunduğumuz bazı davranışlar vardır. Eğer ortak alanı paylaşıyorsak bu kurallara uymak durumundayız. Yani ben istediğim saatte gürültü yaparım, bırak çocuğum evde istediği gibi koştursun gibi durumlar sorumsuz ve saygısızlığın diğer bir boyutudur. Birkaç adım fazla yürümemek için aracını park edecek yer yokmuş gibi, binada yayaların gireceği giriş kapısının önüne park edenlerde sorumsuzluğun bir başka örneğini sergilemektedir.
Hepimiz çocuk olduk öğrenci olduk ve bugün bizim çocuklarımız okula gidiyor. İlçemizde eğitim gören bazı öğrenciler, okullarına emniyetli bir şekilde ulaşabilmek için D-130 Karayolu’nda bulunan alt geçitleri kullanmak durumunda kalıyor. Burada da çevresine karşı sorumsuz kimseler tarafından alt geçitler kirletiliyor. Altgeçitteki aydınlatmalar kırılıyor.
Vatandaşların kullanımı için sunulan ortak hizmetlere sahip çıkmak hepimizin görevi. Çevremize karşı ne kadar sorumlu ve saygılı davranırsak, çevremizden de aynı şekilde saygı görürüz. Sorumlu veya saygılı olmayı mutlaka birilerinin bizlere hatırlatmasına gerek kalmaz. Başkalarının hakkına saygı göstermek o kadarda zor olmasa gerek...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Olumlu yönden bakabilmek… 27 Ocak 2026 Salı
- Teknoloji ve iletişim… 26 Ocak 2026 Pazartesi
- Sorumluluk ile hareket etmek… 25 Ocak 2026 Pazar
- Otopark alanları ve duyarlılık… 22 Ocak 2026 Perşembe
- Kapalı pazarlar fayda sağlıyor 21 Ocak 2026 Çarşamba
- Çevre bilinci önemli etken 20 Ocak 2026 Salı
- Çevre bilinci önemli etken 20 Ocak 2026 Salı
- Önyargılı olmamak… 19 Ocak 2026 Pazartesi
- Duyarlılık ve empati sorunları giderir 18 Ocak 2026 Pazar
- Yarıyıl tatili iyi değerlendirilmeli… 15 Ocak 2026 Perşembe