Saygı ve anlayış kavramı önemli
Şehirlerde nüfusun artması ile birlikte çok katlı binalar ve buna bağlı olarak oturan insan sayısında da artış oluyor. Şehirleşmenin ve ortak yaşamanın ise getirmiş olduğu birtakım sorumluluklar bulunuyor. Ortak olarak bulunulan yerlerde herkesin uymak durumunda bulunduğu kurallar, kişilere göre değişmemekle birlikte, tüm toplumu kapsamaktadır. Günlük yaşantıda insanların toplu olarak bulunmuş oldukları yerlerde geçerli olan saygı, anlayış, duyarlı davranmak ve empati kavramı ise önem taşımaktadır.Toplu olarak yaşanılan ve insanların zamanının büyük bir kısmını geçirdiği binalarda ise komşuluk ilişkileri ayrı bir önem taşıyor. Komşuluk ilişkilerinin birbirine sıkı bağlarla bağlı ve binalar veya siteler mutlaka vardır. Bununla birlikte, komşuluğun sözde değil özde olması gerektiğini düşünüyorum.
Komşulukta en önemli kavram ise saygıdır. Saygı kavramının yeterince yerleşmediği bazı yerlerde, bu olgudan bahsetmekte neredeyse imkansız hale geliyor. İnsanların aynı binada her gün karşılaştığı komşusuna en azından selam vermesi, toplu olarak yaşanılan yerlerdeki yaşamın bir gereği olduğu kanaatindeyim. Bazı kimseler aynı binayı paylaştığı komşusuna selam vermekten dahi kaçınabiliyor. Oysa aynı binayı paylaşan kimselerle selamlaşmak, hatta hal hatır sormak komşuluk ilişkilerinin sıcak kalmasında önem taşıyor.
Bir başka husus ise aynı binayı paylaşan kimselerin belirli bir saatten sonra gürültü seviyesini düşürüp, başkalarının rahatsız olabileceğini de düşünmesi gerekiyor.Saygı kavramının toplumda daha çok yer bulması ve insanların bir başkasına saygıyla yaklaşması için empati yapması yeterli olacaktır. Maalesef günlük yaşantımızda çoğu kez empati yapılmadığından duyarsızlık ortaya çıkabiliyor. Empati ile yaklaşmak yalnızca aynı binada yaşayan vatandaşlar için değil, hayatın bütün aşamasında geçerli olmalıdır.
İnsanların birbirlerine karşı saygılı olması içinse mutlaka birilerinin söylemesine de gerek kalmaması gerekiyor. Nihayetinde hangi davranışların saygı çerçevesi içinde olduğunu, hangisinin ise saygısızlık kavramına girdiğini tahmin ediyorum aynı binada yaşayan insanların bilmesi gerekiyor.Gerçek komşuluk denildiğinde komşunun iyi gününde de kötü gününde de yanında olan, sergilemiş olduğu tutum ve davranışlarla komşunun hakkını gözeten, ‘ben’ değil ‘biz’ duygusuna sahip olan, ortak yaşanılan yerlerde saygı kavramının öncelikli olduğunu bilen, komşularını rahatsız etmeyen, nezaket kurallarına uyan, komşusu ihtiyaç duyduğunda yardımına koşarak giden kimseler aklımıza gelmelidir.
Komşuluk dayanışmadır, yardımlaşmadır en önemlisi de birbirlerine karşı saygılı olmaktır. Kimsenin kimseyi rahatsız etmeye hakkı olmadığı düşüncesiyle, özellikle ortak yaşanılan binalarda herkesin uyması gereken toplum kurallarına riayet etmesi gerektiğini düşünüyorum. Yaşça büyüklerin anlattığı eski zamanlarda olan komşuluğa günümüzde ne kadarı görülüyor bilmiyorum fakat komşulukta en önemli kavramların saygı ve anlayış olduğunu düşünüyorum. Bununla birlikte bazı yerlerde gerçek komşuluğun yerini sözde komşuluğun aldığını da maalesef görebilmek mümkün olabiliyor.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Olumlu yönden bakabilmek… 27 Ocak 2026 Salı
- Teknoloji ve iletişim… 26 Ocak 2026 Pazartesi
- Sorumluluk ile hareket etmek… 25 Ocak 2026 Pazar
- Otopark alanları ve duyarlılık… 22 Ocak 2026 Perşembe
- Kapalı pazarlar fayda sağlıyor 21 Ocak 2026 Çarşamba
- Çevre bilinci önemli etken 20 Ocak 2026 Salı
- Çevre bilinci önemli etken 20 Ocak 2026 Salı
- Önyargılı olmamak… 19 Ocak 2026 Pazartesi
- Duyarlılık ve empati sorunları giderir 18 Ocak 2026 Pazar
- Yarıyıl tatili iyi değerlendirilmeli… 15 Ocak 2026 Perşembe