Saygı göster ki saygı göresin…

17 Mayıs 2016 17:25
Saygı kavramı toplumda insanlar arasında günlük hayatta çok sık karşılaştığımız bir olgudur.

İnsanların bir başkasının düşüncesine, hareketlerine yaşam biçimine ve değerlerine önem vermesi, tutum ve davranışlarında empati kurması, toplumda beklenen değerlerin başında gelmektedir.

 Bahsettiğim gibi saygı yaşantımızın her alanında bizim karşımızdan, karşımızdakilerin de bizlerden beklediği davranışlarda daha dikkatli olmamızı gerektiriyor. Fakat buna rağmen trafikte yayalara ve araç sürücülerine, okulda öğretmen ve arkadaşlarımıza, iş ortamında arkadaşlarımızın fikirlerine, toplu ulaşım araçlarında yaşlı ve büyüklere gerekli saygıyı gösterebiliyor muyuz?

İnsanların bazıları kendileri saygı göstermediği halde başkalarından saygı bekliyor ki, bu deyim yerindeyse bencillikten başka bir şey değildir. Günümüzde daha çok trafikte karşılaştığımız bazı durumlar, bazı duyarsız sürücülerin karşısındaki insana saygı göstermediğini, yalnızca ‘ben’ duygusuyla hareket ettiğini gösteriyor. 

Özelikle yaya kaldırımlarının bulunmadığı yerlerde, vatandaşlar sürücülere ayrılan yolun mecburen kenarından gitmeye çalışırken, sürücülerin yayaları tehlikeye atacak şekilde araç kullanmaları, karşısındaki insana ne kadar saygı duyduğunun da bir göstergesidir. Karşımızdaki insana saygılı davranışlarda bulunmak bir yerde onu yüceltmektir. Saygı karşılık beklemeden gösterilen bir değer olmalıdır ki, bir anlam kazanabilsin.

 Daha çok sıra beklenerek yapılan işlerde dahi insanların umursamadan başkalarının hakkını adeta yok sayarak veya diğer bir deyişle uyanıklık yaparak sizin önünüze geçmeleri de, saygısızlık boyutunun bir başka örneğidir. Buna daha çok fatura işlemlerinde rastlamak mümkün olabiliyor.

 Bizler toplumda yaşayan bireyler olarak karşımızdaki insanlara önce insan olduğu için saygı göstermeliyiz ki, saygı duyulan vatandaşlar olabilelim. Saygılı olmak yaşamın bir gereğidir. Toplum içinde belirlenen saygı kurallarına, toplumda yaşayan bireyler olarak uymak durumundayız.

  Yine toplu ulaşım araçlarında sıkça karşılaştığımız kendinden büyük ve yaşlı vatandaşlara yer verme konusu, her zaman sıcaklığını koruyan bir mesele olarak karşımıza çıkıyor. Çoğu kez şahit olduğumuz kendisinden büyük bir kişi toplu ulaşım aracına bindiğinde, koltukta oturmakta olan yaşça daha küçük vatandaşın adeta onu görmezden gelerek umursamaz davranışları da saygının boyutunu daha iyi görmemizi sağlıyor.   

 Yapılan her işte, bir de emeğe karşı olan saygı vardır. Bir başkasının emek vererek ortaya çıkarmış olduğu şeylere saygı duymakta vazgeçilmez değerler arasında gelmektedir. Çünkü bir ürünü, nesneyi ortaya çıkaran kişi onun ortaya çıkması sürecinde emek vermiş, çaba harcamıştır. Bu türlü davranışlarda bulunan kimselerin de benzer olaylarla karşılaştıklarında, söylenmeye, homurdanmaya hakları olmadığını düşünüyorum.

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X