Sanat gelişime katkı sunuyor
Çocuklara küçük yaşlardan itibaren verilen öğretici değerler, onların gelecek hayatlarında rehber ve yol gösterici olacaktır. Saygı, sevgi, hoşgörü ve yardımlaşmanın insanların hayatında önemli bir yer teşkil ettiğini anlatmak gerektiğini çocuklara iyi anlatmak gerektiğini düşünüyorum. Saygı kavramı yalnızca büyüklerin küçüklerinden beklediği bir davranış veya söz olmaktan çıkıp, herkesin birbirine göstermek durumunda bulunduğu bir davranış biçimidir. Saygı, her yerde gösterilmesi gereken ve beklenen bir olgudur. Fakat saygı kavramının da günümüzde eskisi kadar yer bulmadığını söylemek maalesef mümkün olabiliyor.
Saygı gibi hoşgörülü davranışlar sergilemenin de önemli olduğunu düşünüyorum. Günümüzde insanların birçok konuda birbirlerine karşı hoşgörüyle yaklaşmaması nedeniyle birçok anlaşmazlığın ortaya çıktığını görebiliyoruz.
Bazı çocuklar, günümüzde gelişen teknoloji ile birlikte teknolojik aletlere daha çok fazla ilgi duyabiliyor.Çocuklarımızla iyi bir iletişim kurmalı, en yakın arkadaşlarının teknolojik aletler olmadığı bilincini onlara yerleştirebilmeliyiz.
Çocukların ellerinden cep telefonlarını düşürmediğinden dert yanıyorsak, önce yaşça büyükler bu konuda iyi birer örnek olabilmelidir. Bizim çocukluğumuzda bilgisayar, cep telefonu ve tabletlerden söz etmek mümkün değildi. Şimdi ise hemen her evde bulunan bu teknolojik aletler, çocukların en iyi arkadaşlarından birisi olarak görülüyor.Çocuklarla birlikte daha fazla zaman geçirildiğinde çocuklar, teknolojik aletlerle daha az zaman geçirecek bu ise aile bağlarının daha güçlü olmasında etken olacaktır.
Hayatımızda maddiyatın değil, maneviyatın da değerli olduğunu çocuklara öğretebilmeliyiz. Çocukları destekleyip, onlara güven duyduğumuzda, yeri geldiğinde anne-baba, yeri geldiğinde arkadaş olduğumuzda, çocuklarımızın da kendine olan güven duygusunun geliştiği görülecektir. Çocuklarla birlikte birçok şeyi paylaşmanın, kendilerine olan güven duygusunun gelişmesinde önemli katkı sağlayacağını düşünüyorum.Sağlıklı ve iyi bir iletişimin olduğu ailede, çocukların kendilerine olan güvenleri artar, daha fazla sorumluluk üstlenmeye başlarlar.
Günümüzde ise aklımıza şu soru gelmiyor değil. Çocuklarımız şimdi çocukluğunu yaşayabiliyorlar mı? Yoksa teknolojik aletlerin içerisinde kaybolup gidiyorlar mı? Öyle ya, bizim çocukluğumuzda bilgisayar, cep telefonu ve tabletlerden söz etmek mümkün değildi. Şimdi ise hemen her çocukta bulunan bu teknolojik aletler, çocukların en iyi arkadaşlarından birisi olarak görülebiliyor.
Çocukları küçük yaşlardan itibaren sanata ve sanatsal etkinliklere de yönlendirebilmeliyiz. Bu yönüyle çocuklarımızın sanatla uğraşması ve ilgilendiği sanat dalına bağlı olarak eserler ortaya çıkarması, kendisine duymuş olduğu özgüvenin de artmasına katkıda bulunacaktır.Bir sanat eseri ile insanlar duygu ve düşüncelerini diğer insanlara daha kolaylıkla aktarabilmektedir. Boş zamanlarını bazen internet başında, bazen de tablet veya cep telefonlarıyla geçiren çocukların, sanata ilgi duymasının onların gelişimlerine büyük katkı sağlayacağını düşünüyorum.
Çocuklara bulunmuş olduğu yaşına göre sorumluluklar verebiliriz. Çocuklara sorumluluk vermekteki amaç, çocuğun hayatındaki diğer kişilerin isteklerini yerine getirmesinden ziyade öncelikle kendi ihtiyaçlarını karşılayabilmesi ve yaşına göre yapabileceği bazı şeylerin olduğunu onlara aktarmak olmalıdır.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- KO-MEK hayata dokundu 29 Nisan 2026 Çarşamba
- Gereken özen ve duyarlılık… 28 Nisan 2026 Salı
- Engel değil, destek olmak… 27 Nisan 2026 Pazartesi
- Önyargılı olmadan dinleyebilmek… 26 Nisan 2026 Pazar
- Okuma alışkanlığı edinmek… 23 Nisan 2026 Perşembe
- Sahillerin doğal güzelliği… 22 Nisan 2026 Çarşamba
- Yeşil alanlar ve parklar… 21 Nisan 2026 Salı
- Evsel atıklar ve görsel kirlilik 20 Nisan 2026 Pazartesi
- Hoşgörü hayatın her alanında… 19 Nisan 2026 Pazar
- Ulaşımda saygı ve empati… 16 Nisan 2026 Perşembe