Sanat eserlerine sahip çıkılmalı…

24 Eylül 2024 17:28
Sanat eserlerine sahip çıkılmalı…

Gölcük’te dönemler içerisinde sosyal etkinlikler düzenleniyor. Düzenlenen etkinliklere de vatandaşların katılımı yoğun oluyor. Geçtiğimiz yıllarda sempozyum, festivaller ve sportif alanda düzenlenen etkinlikler, sosyal hayatın canlanmasına da katkıda bulundu.

1993 yılından bu yana yapılan Uluslararası Değirmendere Zühtü Müridoğlu Ahşap Heykel Sempozyumu’nun 28.si geçtiğimiz yıl Eylül ayında gerçekleştirilmiş ve sanatçıların ortaya çıkarmış oldukları ahşap heykeller, Değirmendere Çınarlık Meydanında bulunan parkta sergilenmeye başlamıştı. Ahşap Heykel Sempozyumu, aynı zamanda Türkiye’nin en uzun soluklu tek ahşap heykel sempozyumu olma özelliği ile de dikkat çekiyor.

Aynı zamanda vatandaşları sanatçılarla bir araya getiren bir sempozyum olması dolayısıyla da önem taşıyor. Sempozyumda, sanatçılar eserlerini ortaya çıkarırken, vatandaşlar ahşap heykellerin yapım sürecini de görebilme imkanı sağlıyor.

Gerek yurt içinden gerekse yurt dışından sanatçılar, Uluslararası Değirmendere Zühtü Müridoğlu Ahşap Heykel Sempozyumu kapsamında ilçemize gelerek, sanata ve ilçemizin tanıtımına katkı sunmak adına çalışmalar yapıyor. Adeta bir ağaç tomruğundan oldukça güzel sanat eserlerine dönüşen ahşap heykeller, bulundukları alana da ayrı bir güzellik katıyor.

Uluslararası Değirmendere Zühtü Müridoğlu Ahşap Heykel Sempozyumu kapsamında, yerli ve yabancı sanatçılar ilçemize sanatsal konuda katkıda bulunurken, bazı duyarsız kimselerin ahşap heykellere zarar vermesi, o kimselerin sanata ve sanatçıya gereken saygıyı duymadığını da gösteriyor.

Hafta sonunda Değirmendere Çınarlık Meydanından geçerken, ahşap heykellerden bazılarına verilen zararı görünce, beldenin tanıtımında rol oynayan heykellere niçin zarar verilir anlamak mümkün değil diye düşündüm. Bazı heykellerin koluna verilen zarar, bazı heykellerin üzerlerinin yazılarla karalanması anlaşılır gibi değil. Oysa ahşap heykeller bulundukları parka güzellik katmanın yanında, aynı zamanda sanatsal olarak da ayrı bir değer katıyor.

Sanat, bireylerin anlama, düşünme, algılama, yetilerini açık tutar, duygusal yanlarını harekete geçirir. Sanat aynı zamanda evrensel bir dil olması dolayısıyla da önem taşımaktadır. 

Gerek yurtdışından gerekse ülkemizden sempozyuma katılan sanatçılar ve sempozyumun düzenlenmesinde yoğun uğraş veren kurum ve kuruluşlar, Değirmendere’nin daha da güzelleşmesi adına katkı sunarken, aynı duyarlılığın toplumun genelinde de gösterilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Saygı, her yerde olmalı…

İnsanların ortak olarak bulunmuş oldukları yerlerdeki davranışları, yalnızca kendilerini değil, toplumu da ilgilendirmektedir. Bazı kimselerin toplumdaki kurallara riayet etmemesi, anladığı halde anlamamış gibi davranması ve kendi bildiğini okuması gibi bir durumları vardır.

Trafikte sorumlu davranmak gerekiyor. Özellikle yayaların bulunduğu yerlerde daha dikkatli araç kullanmak, yayalara olması gerektiği gibi geçiş üstünlüğünü tanımak, saygının öncelikli olduğunu akıllardan çıkarmamak, sorumluluk bilincinin oluşmasında en büyük etken olmaktadır. Bazı sürücüler, kendileri de trafikte araç kullanmalarına veya yaya olmalarına rağmen, diğer sürücülere veya yayalara gereken duyarlılığı göstermeyebiliyor.

Toplu ulaşım araçlarında kendinden yaşça büyük insanlar ayakta dururken koltukta oturanlar, hatta o kimselerle göz göze gelmemek için çaba sarf edenler, bir gün kendisinin de yaşlanacağını aklına getirmeyenlerdir. Oysa yaşça büyüklere saygı, her yerde ve her zaman geçerli olmalıdır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X