Önyargı ile yaklaşılmamalı

29 Mart 2024 15:26
Önyargı ile yaklaşılmamalı

Herhangi bir olayı anlayıp dinlemeden varılan önyargılar yine o kişinin başkaları hakkındaki düşüncesi için olumsuz etki yaratmasına neden olabilir. Günlük hayatın içinde bazı insanlar karşılaşmış oldukları birtakım olaylar karşısında, iyice anlayıp dinlemeden önceden yorumda bulunur veya karşısındaki kimseler hakkında erkenden önyargıya varır. İletişimde önemli olan, karşımızdaki kimsenin sözünü kesmeden dinlemek, bilinen doğruları karşı tarafa aktarmak ve saygı çerçevesi içerisinde hareket edebilmektir.

Bir konu hakkında yorumda bulunulacağı zaman, o konu hakkında gerekli bilgi ve birikime sahip olmak gerekir. Fakat karşılaşılan bazı durumlar vardır ki, özelikle toplu olarak bulunulan yerlerde bir konu hakkında birden çok fikir üretilir, herkes kendi bildiği doğrusunu savunmaya çalışır. Bazı insanlar bilip bilmediği şeyler hakkında yorumda bulunur. Önemli olan yorumda bulunan kişinin o konu hakkında ne kadar bilgisi olduğu değil, o kişi için önemli olan yorumda bulunmaktır.

Gerek ailede, gerek arkadaşlar arasında, gerekse iş hayatında, sağlıklı bir iletişimin temeli, kişilerin karşılıklı olarak birbirlerini dinleme kapasitelerine dayanır. İyi bir dinleyici olan kimseler, karşısındakinin yerine kendisini koyarak dinler; dinlediklerinden hissettiklerini ona ifade eder ve gerektiğinde tavsiyelerde bulunur.

Bazıları ise her konuda fikir beyan etmeyi çok sever. Toplumda bu şekilde yaklaşımda bulunan insanlarla sık olmasa da karşılaşabiliriz. Bazı insanlarda herhangi bir ortama girdiğinde orada konuşulanlardan azıcık bir iki kelime duyup hemen konu hakkında yorumda bulunmaya başlar. Bazı insanları buna iten sebebin kendisini topluma kabul ettirme, kendi fikirlerinin önemsenmesi ve kişinin bir yerde saygı görmesi gibi yanlış düşünceler oluşturur. Bir konu hakkında bilmeden yapılan yorumlar, o insanı daha çok sıkıntıya sokabilir.

Birde yine toplu olarak bulunan ortamlarda bazı insanların fikirlerini karşısındakine kabul ettirme dürtüsüyle olsa gerek, sesini yükselterek konuştuğuna da şahit oluruz. Sesini yükselterek fikirlerini karşı tarafa aktarmaya çalışan kişilere de ne derece itibar edilir, o da ayrı bir konu. 

Türkçeyi, doğru kullanmak ve gelecek nesillerimize aktarabilmek önem taşımaktadır. Konuşmuş olduğumuz dil aracılığıyla duygu ve düşüncelerimizi karşı tarafa ifade edebiliriz. Bu yüzden konuşmuş olduğumuz dilin önemi burada ortaya çıkmaktadır. Bazı kimselerde görmeye başladığımız ve konuşurken kelimeleri yuvarlamaları veya olduğundan daha farklı bir şekilde telaffuz etmeleri de yadırganmıyor değil. Bu ise zamanla sanki bir özenti halini alıyor.

Bir konu hakkında sağlıklı bilgi edinmek için okuma kültürümüzü geliştirmeliyiz. Bu ise daha çok kitap okumakla mümkün olmaktadır. Kitaplar, insanlara yeni şeyler öğreten, bilgi dağarcığımızı genişleten ve aydınlatan kültür düzeyimizi arttıran nesnelerdir. Ancak kitaplar sayesinde yeni bilgiler öğrenip, ufkumuzu genişletebiliriz. Bazı kimseler sosyal medya ile daha fazla ilgilenip, daha çok zaman ayırabiliyor. Sosyal medyaya ayrılan zamanın sadece yarısı kitap okumaya ayrılsa, daha çok okuyan ve bilgi sahibi olan bir toplum olabiliriz. 

İnsanlar arasındaki iyi bir ilişkinin temeli sağlam bir iletişimle başlamaktadır. İyi iletişim kurabilen kimseler, gerek kendini ifade etmekte, gerekse karşı tarafın söylediklerini daha iyi anlayabilmektedir. Kendimizi ifade edebilmenin en iyi yolu olan konuşmak kadar, bir de iyi bir dinleyici olabilmek gerekmektedir. 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X