Önce sağlıklı iletişim…
İletişim, insanlar arasındaki ilişkileri düzenleyen önemli bir süreçtir. İletişim hayatın vazgeçilmez bir gereği olup, toplumsal kuralları sağlıklı bir biçimde işletebilmek içinde iletişim gereklidir. Aile içi iletişimin ise ayrı bir önemi bulunmaktadır. Sağlıklı iletişimin olmadığı bir ailede sorunlar her geçen gün büyümeye devam eder.
Teknolojik imkanların günümüzde artması, sosyal çevre, aile dışında geçirilen zamanın daha fazla olması gibi nedenler, aile içi iletişimin zayıflamasında etkili olabiliyor. Aile içindeki iletişim eksikliği, gelecek nesil olan çocuklarımızın ilerideki yaşantısını da olumsuz yönde etkileyebiliyor. Çünkü çocuklar ailelerinden çok şey öğreniyor. Günümüzde teknolojinin gelişmesi ve buna bağlı olarak evlerde bulunan bilgisayarlar, tabletlerin ve cep telefonlarının gereğinden fazla kullanılması da aile içindeki iletişimin azalmasında etken olduğunu düşünüyorum.
Bu gibi teknolojik aletler yerinde ve doğru kullanılmadığında, yalnızca aile bireyleri arasında değil, insanlar arasında da iletişimin zaman zaman kopmasına neden olabiliyor. Aile içi iletişimin az olduğu veya zayıfladığı durumlarda, aynı ev içinde yaşayan bireyler birbirlerinin sorunlarını bilemeyecek, paylaşma olgusu da böylece zayıflamış olacaktır.
Yeni yetişen nesiller eskiye oranla daha fazla teknolojik imkanlara sahip oldukları için bir yerde şanslı olarak görülüyor. Hayatımızın hemen hemen her alanında teknolojiden faydalanıyoruz ve faydalanmalıyız da. Fakat her şeyde geçerli olan kural yerinde ve kararında kullanmak, teknolojik aletleri kullanırken de geçerli olmalı diye düşünüyorum.
Bazen büyükler olarak çocuklarımıza tableti veya cep telefonunu çok fazla kullanmamasını, bilgisayar başında çok uzun süre kalmamasını söylüyor fakat söylediğimiz şeyleri bizler yapıyorsak çocuklara söylemenin veya nasihatte bulunmanın da bir anlamı kalmıyor. Küçük yaştaki çocuklar ailede büyüklerini örnek alır ve onların yapmış olduğu tavırları sergiler.
Karşımızdaki kişilerle sağlıklı bir iletişim kurabilmek istiyorsak, iyi bir dinleyici olmamız gerektiğini de aklımızdan çıkarmamalıyız. Yani dinliyor gibi görünmemeli, ilgi ve sevgimizi gösterirken içten davranmalıyız. Karşımızdaki insanlarla empati kurabilmeli, yaşanan sıkıntı ve sorunlarda kendimizi karşısındakinin yerine koyup öyle kararlar alabilmeliyiz.
Bardağın her zaman boş tarafına değil dolu tarafına bakabilmenin, aile içindeki iletişimde etkili olduğunu düşünüyorum. Yani karşımızdakinin açığını aramak yerine, iyi yanlarını da görebilmeliyiz. Özelikle çocuklarımızın yalnızca yapmış olduğu hataları değil, sergilemiş oldukları güzel davranışları da onlara söylemeliyiz.
İnsanların karşısındakini küçük düşürmeye çalışması veya fikirlerine değer vermemesi de iletişimin zayıflamasında önemli rol oynuyor. Aile içi iletişim karşılıklı hoşgörü, saygı, anlayış ve ilgiyi gerektirir. Ailede yaşayan bireylerin birbirine yaklaşımları olumlu iletişimin oluşmasında son derece önemlidir. Karşımızdaki ile iletişim kurarken iyi bir dinleyici olmalı ve fikirlerine değer verdiğimizi hissettirebilmeliyiz.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Olumlu yönden bakabilmek… 27 Ocak 2026 Salı
- Teknoloji ve iletişim… 26 Ocak 2026 Pazartesi
- Sorumluluk ile hareket etmek… 25 Ocak 2026 Pazar
- Otopark alanları ve duyarlılık… 22 Ocak 2026 Perşembe
- Kapalı pazarlar fayda sağlıyor 21 Ocak 2026 Çarşamba
- Çevre bilinci önemli etken 20 Ocak 2026 Salı
- Çevre bilinci önemli etken 20 Ocak 2026 Salı
- Önyargılı olmamak… 19 Ocak 2026 Pazartesi
- Duyarlılık ve empati sorunları giderir 18 Ocak 2026 Pazar
- Yarıyıl tatili iyi değerlendirilmeli… 15 Ocak 2026 Perşembe