Önce empati yapılmalı…

30 Haziran 2024 16:19
Önce empati yapılmalı…

Empati yapmak, bir insanın kendisini karşısındaki insanın yerine koyarak onun duygularını ve düşüncelerini doğru olarak anlamasıdır. Empati sayesinde insan ilişkileri daha da gelişir. Empati sayesinde bireyler karşındakinin ne tepki vereceğini bilir ve ona göre davranır. Özetle empati kendimize yapılmasını istemediğimiz bir hareketi başkasına yapmamaktır.

Toplumda bir arada yaşamanın getirmiş olduğu saygı ve nezaket kurallarının hiçe sayıldığı bazı durumlar, bunu yapan kimselerin yalnızca ‘ben’ duygusu ile hareket etmesinden kaynaklanıyor. Duyarsızlık ise insanların çevresinde olanlara kayıtsız kalması olarak yorumlanabilir. Karşılaşılan bazı olaylar, bazı kimselerin yaşamış oldukları toplumda sorumluluklarının farkına varamadıklarını veya birçok konuda umursamaz davranışlar sergilediğini gösteriyor.

Bazı kimseler yapmış oldukları hatalı davranışların farkında olmazken, bazıları da farkında olup umursamaz davranışlar sergileyebilmektedir. İstenmeyen davranış biçimlerini sergileyen kimselerin, ‘bana yapılsaydı ne düşünür, ne hissederdim’ diye düşünmeleri bile yaşanan birçok olumsuzlukların önüne geçmesinde büyük etken olacaktır. Yani empati yapılması, birçok olumsuz davranışların önüne geçmede yeterli olacaktır.

Ulaşım konusunda duyarsızlık ve vurdumduymazlıklara denk gelebilmek mümkün oluyor. Yayaya saygı göstermeyen bazı kimseler, yayaların bulunduğu yerde daha dikkatli ve yolun karşısına geçişlerde önceliğin yayalara ait olduğunu bilmesi gerekirken, kendi bildiğini okuyup, gereken dikkat ve saygıyı göstermiyor. Bu şekilde davranan kimselerde herhalde hiç yaya olmuyor ki, bu şekilde davranışlar sergileyebiliyor.

Artan araç sayısı ve buna bağlı olarak otopark sıkıntısı ise dar olan sokaklarda daha fazla hissediliyor. Yine dar olan sokaklarda araçların kısa süreli de olsa park etmesi yaşanan sorunlardan bir diğerini oluşturuyor. Bununla birlikte bazı araç sürücüleri şehir merkezine yakın sokaklarda kaldırımlara araçlarını park edebiliyor.

Havaların sıcak olması özelikle toplum sağlığını yakından ilgilendiren çevre temizliği konusunda daha hassas ve özenli davranmamız gerektiğini ortaya koyuyor. Kapağı kapatılmayan çöp konteynırları, etrafa bırakılan çöpler, nasıl ki çevreye rahatsızlık veriyorsa, bu konulara daha fazla dikkat edilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Vatandaşların dinlenme alanları ve çocukların oyun parklarında rastlanılan manzaralarda ise bazı kimselerin sırf kendi zevki için kamu mallarına zarar verdiğini açıkça gösteriyor. Bankların çeşitli yerlerine zarar verilmesi, üzerlerinin yazılarla karalanması, oturulacak yerlere ayak basılması gibi olumsuz ve hoş olmayan davranışlarda bulunanlar, aynı parktan kendi yakınları faydalansa acaba aynı şeyleri yapar mı merak ediyorum.

İlçemizde bulunan altgeçitlere bazı kimselerin verdiği zarar da duyarsızlığın bir başka boyutunu gözler önüne seriyor. Altgeçitlerin duvarlarının yazılarla karalanması, yerlere çöplerin atılması ve aydınlatmalarına zarar verilmesi de, çevreye karşı umursamaz olan kimselerin yapmış oldukları davranışlar sonunda ortaya çıkıyor.

Komşulukta en önemli kavramların saygı ve anlayış olduğunu düşünüyorum. Bununla birlikte bazı yerlerde gerçek komşuluğun yerini sözde komşuluğun aldığını da görebilmek maalesef mümkün olabiliyor. Oturmuş oldukları çok katlı binalarda komşusunu rahatsız eden, hastamı var yaşlımı var diye düşünmeden davranan kimselere aynı şeyler yapılsa ne düşünürler acaba? Çevremizde yaşayan ve aynı havayı soluduğumuz topluma karşı saygı unutulmamalı. En azından empati yapıp öyle hareket edilebilmeli.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X