Komşulukta duyarlılık…
Toplu olarak yaşadığımız ve zamanımızın büyük bir kısmını geçirdiğimiz binalarda komşuluk ilişkileri ayrı bir önem taşıyor. Eskiden olan komşuluk ilişkilerine günümüzde acaba rastlayabiliyor muyuz? Neden eskiden diyorum, çünkü büyüklerimizin bizlere anlattığı ve bizlerinde küçük yaşlarımızda gördüğümüz komşuluğu günümüzde bulabilmek biraz zor olsa gerek.
Bazı yerlerde gerçek komşuluğun yerini sözde komşuluğun aldığını da maalesef görebiliyoruz. Takdir edersiniz ki komşulukta esas olan saygıdır. Saygı kavramının yeterince yerleşmediği bazı yerlerde, bu olgudan bahsetmekte neredeyse imkansız hale geliyor. İnsanların aynı binada her gün karşılaştığı komşusuna en azından selam vermesi, toplu olarak yaşanılan yerlerdeki yaşamın bir gereğidir. Fakat günümüzde insanlar karşısındaki kimseye bir selam vermekten dahi imtina edebiliyor. Oysa aynı binayı paylaştığımız kimselerle selamlaşmak, hatta hal hatır sormak komşuluk ilişkilerinin sıcak kalmasında önem taşıyor.
Günümüzde artık, aynı evde yaşayan yalnızca bir kişi değil birden fazla kişi iş hayatında çalışabiliyor. Sabah erken saatlerden akşam saatlerine kadar çalışan insanlar, bir an önce evlerine gidip dinlenmek ve günün yorgunluğunu atmak ister. Fakat bazen eve geldiğinde dinlenmek bir yana, belki de işyerinde yaşamadığı stresi, komşusunun duyarsız davranışları yüzünden evde yaşamaya başlar. Aynı binayı paylaşan kimselerin belirli bir saatten sonra gürültü seviyesini daha çok düşürüp, başkalarının rahatsız olabileceğini düşünmesi gerekiyor.
İlçemizin birçok yerinde görmeye alıştığımız hatalı araç parkları, o kadar aşama kaydetmiş ki, binaların giriş kapısının hemen önüne araç park edecek kadar duyarsız ve çevreye karşı saygısız kimseler olabiliyor. Üstelik bunu yapan kimseler, aynı binayı paylaşılan komşular olabiliyor.
Komşulukta empati kurabilmek insanların özellikle daha fazla dikkat etmeleri gereken bir durum olarak karşımız çıkıyor. Komşuluk haklarına riayet etmek, komşularımızı rahatsız etmemek, apartmanlarda toplu olarak bulunulan yerlerdeki kurallara uymak, temizlik ve çevre konusunda hassas davranmak gibi dikkat edilmesi gereken şeylerde empati yapmak ortak yaşanılan yerlerdeki sorunların çözümünde büyük fayda sağlayacaktır. Komşuluk, öncelikle binalarda oturan bireylerin birbirlerine saygı duymasıyla başlıyor. Çünkü saygının geçerli olmadığı yerde herhangi bir şeyden de bahsetmek mümkün olmuyor.
Sorumluluk bilinci
Yaşanılan çevrenin temiz kalması adına oluşması gereken duyarlılık orada yaşayan herkese aittir. Çevre temizliği yalnızca yerlere bir şey atmamak olarak algılanmamalı. Aynı zamanda geri dönüştürebilir malzemelerin veya doğaya zarar verebilecek malzemelerin de, çevreye atılmasını önlemektir.
Bir kimsenin yaşamış olduğu topluma karşı sorumluluk bilinci ile hareket etmesi önemlidir. Toplumda yaşayan bireyler olarak, yine topluma karşı olan sorumluluklarımızın farkına varabilmeliyiz. Öncelikle, yaşamış olduğumuz coğrafyanın kıymetini ve değerini iyi bilmeli, doğanın ve denizin temiz kalması için ilk kural olan çevreyi temiz tutmanın bilinmesi gerektiğini düşünüyorum.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Olumlu yönden bakabilmek… 27 Ocak 2026 Salı
- Teknoloji ve iletişim… 26 Ocak 2026 Pazartesi
- Sorumluluk ile hareket etmek… 25 Ocak 2026 Pazar
- Otopark alanları ve duyarlılık… 22 Ocak 2026 Perşembe
- Kapalı pazarlar fayda sağlıyor 21 Ocak 2026 Çarşamba
- Çevre bilinci önemli etken 20 Ocak 2026 Salı
- Çevre bilinci önemli etken 20 Ocak 2026 Salı
- Önyargılı olmamak… 19 Ocak 2026 Pazartesi
- Duyarlılık ve empati sorunları giderir 18 Ocak 2026 Pazar
- Yarıyıl tatili iyi değerlendirilmeli… 15 Ocak 2026 Perşembe