Kabul görmeyen davranışlar…
İnsanların, toplu halde yaşamanın gereği olarak, toplum içerisinde bazı görev ve sorumlulukları vardır. Bu sorumlulukları taşımayan kimselerin yaptığı davranışlar toplumda hoş karşılanmasa da, kendi bildiklerini okumaya devam eden bir anlayışa sahip bazı kimselerde maalesef bulunabilmektedir.
Günlük yaşantımızda karşılaşılan bazı olaylar için hayretler içerisinde kalır, ‘bu kadarı da olmaz ki’ diyebileceğimiz toplumda kabul görmeyen davranış biçimleriyle karşılaşabiliyoruz. Toplumda bir arada yaşamanın getirmiş olduğu saygı ve nezaket kurallarının hiçe sayıldığı bazı durumlar, bunu yapan kimselerin yalnızca ‘ben’ duygusu ile hareket etmesinden kaynaklanıyor.
İstenmeyen davranış biçimlerini sergileyen kimselerin yalnızca, ‘bana yapılsaydı ne düşünür, ne hissederdim’ diye düşünmeleri bile yaşanan birçok olumsuzlukların önüne geçmesinde büyük etken olacaktır. Bahsetmiş olduğum gibi bu olumsuzluklara yaşantımız içinde rastlayabiliyoruz. Özelikle toplum sağlığını yakından ilgilendiren çevre temizliği konusunda daha hassas ve özenli davranılması gerekiyor.
Kapağı kapatılmayan çöp konteynırları, etrafa bırakılan çöplerin çevreye rahatsızlık verdiğini ve toplum sağlığını etkilediğini unutmamak gerekiyor. İlçemizde son dönemler içerisinde yaygınlaşan yeraltı çöp konteynerlerinin yanlarına çöplerin bırakılması ise anlaşılmaz bir durum olarak karşımıza çıkıyor.
Bu konuda duyarsız davranan bazı kimseler için toplum sağlığının hiçbir önemi olmadığı da görülüyor. Sokağının bulunduğu köşe başlarına çöplerine bırakanların, aynı havayı kendisinin ve aile fertlerinin de soluduğunu aklından çıkarmaması gerekiyor. Benzer şekilde kullanılmış ev eşyalarının veya molozların mahallelerde köşe başlarına veya boş arsalara atılması da hiçte hoş olmayan görüntülerin ortaya çıkmasında etken oluyor.
Vatandaşların dinlenme alanları veya çocukların oyun parklarında rastlanılan manzaralarda, bazı kimselerin sırf kendi zevki için kamu mallarına zarar verdiğini de açıkça gösteriyor. Bankların çeşitli yerlerine zarar verilmesi, üzerlerinin yazılarla karalanması, oturulacak yerlere ayak basılması gibi olumsuz ve hoş olmayan davranışlarda bulunanlar, aynı parktan kendi yakınlarının da faydalanabileceğini unutmamaları gerekiyor.
Trafikte de benzer duyarsızlık ve vurdumduymazlıklara denk gelebilmek mümkün oluyor. Yayaya saygı göstermeyen bazı kimseler, yayaların bulunduğu yerde daha dikkatli ve yolun karşısına geçişlerde önceliğin yayalara ait olduğunu belirten işaretler ve yazılar olmasına rağmen kendi bildiğini okuyup, gereken dikkat ve saygıyı göstermiyor. Bu şekilde davranan kimseler herhalde hiç yaya olmuyor.
Toplum olarak yaşlılarımıza saygı ve hürmette de geri kalmamalıyız. Günümüzde yaşlılarımız, daha çok toplu ulaşım araçlarında bu saygıyı genç insanlardan bekliyor. Toplu ulaşım araçlarında bazen karşılaştığımız durumlar, yaşlılarımıza bazı kimselerin gereken saygıyı göstermediğini de gözler önüne seriyor.
Çevremizde yaşayan, aynı havayı soluduğumuz kimselere karşı saygı unutulmamalı. En azından empati kurup öyle hareket edilmeli. Toplumda kabul görmeyen davranışlarda bulunan kimseler empati kurmalı ki, yapmış olduğu davranışın farkına daha iyi varabilsin.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Empati, iletişimde önemli etken 15 Mart 2026 Pazar
- Hizmet ve emeğe sahip çıkılmalı 12 Mart 2026 Perşembe
- Teknoloji ve zaman kavramı 11 Mart 2026 Çarşamba
- Trafikte gereken duyarlılık… 10 Mart 2026 Salı
- Evsel atık sorunu… 09 Mart 2026 Pazartesi
- Beklenen davranışlar… 08 Mart 2026 Pazar
- Örnek davranışlar sergilemek 05 Mart 2026 Perşembe
- Gereken bilinç ve farkındalık 04 Mart 2026 Çarşamba
- Sabırlı olabilmek önemli bir etken 03 Mart 2026 Salı
- Okuma alışkanlığı ve teknoloji… 02 Mart 2026 Pazartesi