İletişimde iyi bir dinleyici olmak…

03 Ocak 2024 15:46
İletişimde iyi bir dinleyici olmak…

İnsanların birbirlerini doğru bir şekilde anlamasının temeli iyi bir iletişimle başlamaktadır. İyi iletişim kurabilen kimseler, gerek kendini ifade etmekte, gerekse karşı tarafın söylediklerini daha iyi anlayabilmektedir. Kendimizi ifade edebilmenin en iyi yolu olan konuşmak kadar, bir de iyi bir dinleyici olabilmek gerekmektedir. İyi bir dinleyici olan kimseler, karşısındakinin yerine kendisini koyarak dinler; dinlediklerinden hissettiklerini ona ifade eder ve gerektiğinde tavsiyelerde bulunur. 

Konuşma yeteneği ise insanları diğer canlılardan üstün tutan en büyük özelliklerdendir. İnsanlar konuşarak kendini ifade edebilir ve konuşma insanların kişiliği üzerinde de etken olmaktadır. Bazı kimseler her konuda fikir beyan etmeyi adeta alışkanlık haline getirmiştir. Herhangi bir konuda bilgi sahibi olmadan yapılan konuşmalar, o kişilerin karşısındaki insanlara aslında bir şey bilmediği izlenimini yaratır.

Bazıları bilip bilmediği her şey hakkında yorumda bulunabilir. Hatta bunu alışkanlık haline getiren bazıları, her konuda ahkam kesmeyi ve çok bilmişliği yaşam felsefesi haline getirebilirler. Bu şekilde davranış sergileyen kimseler, fikir üretmek yerine sadece laf ürettikleri de olabiliyor. Yalnızca konuşmak, boş konuşmak anlamına da gelmemelidir.

Bazı kimseler bu şekilde davranışlar sergilerken, aslında kendilerini zor durumda bıraktıklarının da farkında olamayabiliyor. Söylemiş olduğumuz sözler insanların düşüncelerini dışarı vurmasıdır. Söz söylemek çok kolay olsa da, ağızdan bir anda çıkıveren sözlere de dikkat edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bazı kimselerin bilmedikleri konu neredeyse hiç yok gibidir. Sanattan siyasete, spordan ekonomiye kadar her konuda fikir sahibi olduklarını iddia ederler. Üstelik yorumda bulundukları konular hakkında bilgi sahibi olmadıkları halde kendi bildikleri doğruları da savunmaya devam ederler.

Bu şekilde davranmak insanlara ne kazandırır, ne kaybettirir ona bakmak gerekiyor. Aslında kazandırdığı bir şey olduğunu söylemek pekte mümkün olmamakla beraber, kişilerin kendilerine kaybettirdiği çok şeyin olduğu da çoğu kez görülebiliyor. Üstelik bilmeden konuşulan veya tartışılan konular, topluluk ortamında yapılıyorsa, karşıdakilerde iyi bir intiba bırakılmayacağı da kesindir.

Birde toplu olarak bulunulan yerlerde benim doğrum senin doğrundan daha üstün anlayışı vardır ki, bu konuşulan konunun hepten başka yerlere gitmesine neden olur. Aslında bu gibi durumlarda konuşmak kadar dinlemeyi ve bilinmeyen konuyu araştırıp öğrenin de bilincine varabilmek gerekiyor. Zaten konuşulan kadar karşıdaki insanların da dinlenmesi bilinse, birçok sorunun da çözüme kavuşacağını düşünüyorum. Anlaşmazlıkların da birçoğunun iyi bir dinleyici olmamaktan kaynaklandığı kanaatindeyim. Bu durumda öne saygı kavramının da çıktığını düşünüyorum. İkili ilişkilerde saygı önemli bir yer tutuyor. Zaten saygı yoksa karşınızdakine bir şey anlatmanın da gereği kalmıyor.

Birde yine toplu olarak bulunan ortamlarda bazı insanların fikirlerini karşısındakine kabul ettirme dürtüsüyle olsa gerek, sesini yükselterek konuştuğuna da şahit oluruz. Sesini yükselterek fikirlerini karşı tarafa aktarmaya çalışan kişilere de ne derece itibar edilir, o da ayrı bir konu. Bu yüzden insan her aklına geleni söylememeli, söyleyecekleri sözcükleri iyi düşünerek yerinde ve zamanında söyleyebilmeli.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X