Hoşgörü ve empati…

23 Eylül 2025 16:34
Hoşgörü ve empati…

Günümüzde, hoşgörünün ne kadar önemli olduğu her geçen gün daha fazla hissediliyor. İnsanların farklılıklarını kabul etmek, onları yargılamadan anlamaya çalışmak, sadece birey olarak değil, toplum olarak da daha sağlıklı bir yaşam alanı yaratır. Hoşgörü, bir kimsenin karşısındaki kimse ile fikirleri çelişse bile, başkalarının düşüncelerinden rahatsız olmama, anlayışla karşılayarak, hoş görme durumu olarak tarif edilebilir.

Hoşgörü kısaca, karşısındaki kimsenin fikirlerine saygı duymadır. Bir diğer deyişle insanları anlamaya çalışmak hoşgörülü olmaktır. Eskiden insanların birbirleriyle karşılıklı olan ilişkilerinde en çok kullanmış oldukları hoşgörüye, günümüzde ne kadar denk gelebiliyoruz düşünmek gerekiyor.

Hoşgörülü olmak için empati yapmanın büyük önemi olduğunu düşünüyorum. Çünkü empati, birçok sorunu daha başlamadan bitirmek için oldukça önemlidir. Elbette bir kimsenin toplumda kabul edilemeyecek tavır ve davranışlarını doğal karşılamak hoşgörülü olmak demek değildir fakat hoşgörü insanları anlamaya çalışmak, birazda olaylara pozitif yönden bakabilmektir.

Empati ve hoşgörü eksikliği, genellikle yanlış anlamalar ve önyargılarla sonuçlanabilir. Bu noktada, hoşgörü ve empati birbirini tamamlayan iki unsur olarak devreye girer. Saygı ve hoşgörü, sosyal dayanışmayı sürekli kılan en önemli faktörlerdendir. Hoşgörü sadece insanların farklılıklarını kabul etme değil, aynı zamanda onlara değer verme ve saygı gösterme anlamına gelir. Empati ise, bu değerleri anlamamızı sağlar.

Bazı kimseler, yalnız kendi düşünce ve davranışlarının doğru olduğunu zannedip, karşı tarafa da, düşüncesinde ne denli doğru olduğunu kabul ettirmeye çalışır. Oysa herkesin fikrine saygı duymak, karşımızdakini anlamakta bir erdemdir. Hoşgörülü bireyler, karşısındakinin açığını aramak yerine, o kimselerin yapmış oldukları davranışları olgunlukla karşılayabilen kimselerdir.

Hoşgörülü olmak veya davranmak, bir olgunluk ve erdem olsa da, günlük yaşantımızda karşılaştığımız durumlarda, bazı insanların birbirlerine yeterince hoşgörü ile yaklaşmadıklarını, hatta kendince doğrularını karşı tarafa kabul ettirme içinde olduğunu da göstermektedir. Bazıları dinlemek yerine konuşmayı tercih eder. Oysa iletişim açısından iyi bir dinleyici olmak önemlidir. İyi bir dinleyici olabilmek için önce sabırlı olmak gerekiyor. Karşımızdaki kimsenin sözünü kesmeden, ‘duymak istediklerimizi değil’, anlatılanları dikkatle dinlemenin, sağlıklı iletişimin en önemli kuralı olduğunu düşünüyorum. İyi bir dinleyici olabilmenin diğer bir kuralı da kişileri önyargısız dinlemekten geçiyor.

Hoşgörü ve anlayış kavramına en çok ihtiyaç duyulan alanlardan birisi trafikte olmaktadır. Trafikte ister karşısındaki sürücüye, isterse yayalara karşı hoşgörülü tutum sergilemeyen, aceleci ve sabırsız davranan kimseler, aslında o kimseler için emniyetsiz durumların oluşmasına neden olduğunun da maalesef farkında olmuyorlar.  

Aslında hoşgörü ve sabır kelimesi birbirinden ayrılmayan iki davranış şeklidir. Yani bir kimsenin istemeden yapmış olduğu hatalı davranışı hoş görmek ve aynı ölçüde sabır göstermek, o kimsenin aslında öncelikle kendisine gösterdiği saygıdır. Bazı kimselerin gün içerinde karşılaşmış oldukları ve özellikle trafikte sergilemiş oldukları sabırsız davranış ve hareketler, bir başkası için hoş karşılanmayan davranışlardır.

Bu yalnızca trafikte değil, gün içerisinde bulunduğumuz her yerde geçerli olmaktadır. Toplu ulaşım araçlarında, alışverişte, çarşıda, pazarda  kısaca her yerde çevremizdekilere karşı hoşgörü ile yaklaşmalı, karşılıklı saygının toplumda en önemli olgulardan olduğunu unutmamalıyız.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X