Hoşgörü ve empati ile yaklaşmak…
Hoşgörü, bir kimsenin karşısındaki kimse ile fikirleri çelişse bile, başkalarının düşüncelerinden rahatsız olmama, anlayışla karşılayarak, hoş görme durumu olarak tarif edilebilir. Hoşgörü kısaca, karşısındaki kimsenin fikirlerine saygı duymadır. Bir diğer deyişle insanları anlamaya çalışmak hoşgörülü olmaktır. Eskiden insanların birbirleriyle karşılıklı olan ilişkilerinde en çok kullanmış oldukları hoşgörüye, günümüzde ne kadar denk gelebiliyoruz düşünmek gerekiyor.
Hoşgörülü olmak için empati yapmanın büyük önemi olduğunu düşünüyorum. Çünkü empati, birçok sorunu daha başlamadan bitirmek için oldukça önemlidir. Elbette bir kimsenin toplumda kabul edilemeyecek tavır ve davranışlarını doğal karşılamak hoşgörülü olmak demek değildir fakat hoşgörü insanları anlamaya çalışmak, birazda olaylara pozitif yönden bakabilmektir.
Bazı kimseler, yalnız kendi düşünce ve davranışlarının doğru olduğunu zannedip, karşı tarafa da, düşüncesinde ne denli doğru olduğunu kabul ettirmeye çalışır. Oysa herkesin fikrine saygı duymak, karşımızdakini anlamakta bir erdemdir. Hoşgörülü bireyler, karşısındakinin açığını aramak yerine, o kimselerin yapmış oldukları davranışları olgunlukla karşılayabilen kimselerdir. Zaten bir kimse karşısındaki kimsenin eksik yönlerini arıyorsa, o kimseden de uzak durmak gerekir.
Hoşgörülü olmak veya davranmak, bir olgunluk ve erdem olsa da, günlük yaşantımızda karşılaştığımız durumlarda, bazı insanların birbirlerine yeterince hoşgörü ile yaklaşmadıklarını, hatta kendince doğrularını karşı tarafa kabul ettirme içinde olduğunu da göstermektedir.
Hoşgörü ve anlayış kavramına en çok ihtiyaç duyulan alanlardan birisi trafikte olmaktadır. Trafikte ister karşısındaki sürücüye, isterse yayalara karşı hoşgörülü tutum sergilemeyen, aceleci ve sabırsız davranan kimseler, aslında o kimseler için emniyetsiz durumların oluşmasına neden olduğunun da maalesef farkında olmuyorlar. Belki bir kavşakta, belki de yayaların olduğu yerde araç sürücülerinin hoşgörü içerisinde hareket etmesi, birçok olumsuzlukların da önüne geçecektir.
Aslında hoşgörü ve sabır kelimesi birbirinden ayrılmayan iki davranış şeklidir. Yani bir kimsenin istemeden yapmış olduğu hatalı davranışı hoş görmek ve aynı ölçüde sabır göstermek, o kimsenin aslında öncelikle kendisine gösterdiği saygıdır. Bazı kimselerin gün içerinde karşılaşmış oldukları ve özellikle trafikte sergilemiş oldukları sabırsız davranış ve hareketler, bir başkası için hoş karşılanmayan davranışlardır.
Bu yalnızca trafikte değil, gün içerisinde bulunduğumuz her yerde geçerli olmaktadır. Toplu ulaşım araçlarında, alışverişte, çarşıda, pazarda kısaca her yerde çevremizdekilere karşı hoşgörü ile yaklaşmalı, karşılıklı saygının toplumda en önemli olgulardan olduğunu unutmamalıyız.
Hoşgörülü davranmak bir kimseyi küçültmez aksine, o kimsenin sağduyulu davrandığını ve örnek olacak davranışlar sergilediğini gösterir. Karşılıklı anlayış ve hoşgörünün, birçok sorunun anahtarı olduğunu aklımızdan çıkarmamalı, olaylara empati ile bakabilmeliyiz.
İnsanlar arasındaki iyi bir ilişkinin temeli sağlam bir iletişimle başlamaktadır. İyi iletişim kurabilen kimseler, gerek kendini ifade etmekte, gerekse karşı tarafın söylediklerini daha iyi anlayabilmektedir. Sağlıklı bir iletişimde önemli olanın öncelikle saygı ve hoşgörü olduğunu unutulmamalı, empati ile yaklaşmanın da iletişimde önemli rol oynadığının bilinmesi gerektiğini düşünüyorum.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- KO-MEK hayata dokundu 29 Nisan 2026 Çarşamba
- Gereken özen ve duyarlılık… 28 Nisan 2026 Salı
- Engel değil, destek olmak… 27 Nisan 2026 Pazartesi
- Önyargılı olmadan dinleyebilmek… 26 Nisan 2026 Pazar
- Okuma alışkanlığı edinmek… 23 Nisan 2026 Perşembe
- Sahillerin doğal güzelliği… 22 Nisan 2026 Çarşamba
- Yeşil alanlar ve parklar… 21 Nisan 2026 Salı
- Evsel atıklar ve görsel kirlilik 20 Nisan 2026 Pazartesi
- Hoşgörü hayatın her alanında… 19 Nisan 2026 Pazar
- Ulaşımda saygı ve empati… 16 Nisan 2026 Perşembe