Gürültü kirliliği ve etkisi…
Günlük yaşamda birçok kişiyi psikolojik olarak olumsuz etkileyen seslerin başında gürültü kirliliği gelmektedir. Gürültü kirliliği, insanların işitme sağlığını olumsuz yönde etkileyebilmekte, aynı zamanda iş verimini düşüren de bir kavram olarak görülebilir. Sağlık ve davranışsal yönde ortaya çıkabilen gürültü kirliliği, sağlık üzerinde pek çok sonuçlar doğurmaktadır.
Teknolojik alet ve makinelerin günümüzde çoğalmasına bağlı olarak gürültü kirliliği artış gösterse de, bazı gürültüler var ki, insanların elinde olan ve karşı tarafa yapılmaması gereken hareket ve davranışlar olarak karşımıza çıkabilmektedir.
Gürültü kirliliği denilince akla, insanların yaşamında olumsuzluklara neden olan ve buna bağlı olarak psikolojisini de bir o kadar etkileyen insan veya makine kaynaklı sesler gelmektedir. Çünkü bir kimsenin yapmış olduğu işine kendisini tam anlamıyla verebilmesi için gürültünün olmaması, başarıyı arttıran etkenlerden birisidir.
Gürültü kirliliğine en çok rastlanan yerlerin başında araçların yoğun olarak bulundukları yerler olarak görülebilir. Bu gürültü kirliliğinde araçların motorundan çıkan sesler belirli bir ölçüye kadar gürültüye neden olabilirken, bazı duyarsız araç sürücülerinin çıkarmış olduğu gürültüler ise topluma rahatsızlık veriyor.
Nedendir bilinmez ama araç kullanırken bazı sürücüler elini adeta araçlarının kornasından çekmezler. Zamanla alışkanlık yapmış olacak ki bazı kimseler, en küçük bir şeyde hemen kornaya basma gereksinimi duyabiliyor. Bazı kimseler, bazen sabırsız davranarak, bazen de sırf havasına hiçte hoş olmayan bu davranışı çok defa gerçekleştirebiliyor.
Yolun tam ortasına aracını kısa süreliğine de olsa park eden aracın sürücüsü ne kadar duyarsız bir davranış sergiliyorsa, o aracın sahibine sesini duyurabilmek için dakikalarca elini aracının kornasından ayırmayıp, etrafını rahatsız edenlerde benzer şekilde duyarsızlık gösterebilmektedir. Bazı kimseler ise arkadaş ziyaretinden ayrılırken gecenin bir yarısı saatin kaç olduğuna bakmaksızın, kornaya basarak vedalaşabilmektedir. Böyle davranışta bulunan kimseler, o esnada istirahat halinde olan kimseleri rahatsız edeceğini düşünmez veya düşünmek istemezler.
Komşulukta esas olan saygıdır. Saygı kavramının yeterince yerleşmediği bazı yerlerde, bu olgudan bahsetmekte neredeyse imkansız hale geliyor. Gerçek komşuluk denildiğinde komşunun iyi gününde de kötü gününde de yanında olan, sergilemiş olduğu tutum ve davranışlarla komşunun hakkını gözeten, ‘ben’ değil ‘biz’ duygusuna sahip olan, ortak yaşanılan yerlerde saygı kavramının öncelikli olduğunu bilen, komşularını rahatsız etmeyen, nezaket kurallarına uyan, komşusu ihtiyaç duyduğunda yardımına koşarak giden kimseler aklımıza gelmelidir.
Oturmuş olduğumuz binalarda veya yakınlarında olan ve insanları oldukça rahatsız eden gürültüler vardır. Burada da bazıları yalnızca kendilerini düşünüp, oturmuş olduğu binadaki vatandaşları çokta fazla düşünmeyerek, istedikleri gürültüyü istediği saatte çıkarma yetkisini kendisinde görenlerde bulunabiliyor.
Toplumun ortak olarak kullandığı yerlerdeki gürültü seviyesi, aynı zamanda tüm vatandaşları ilgilendirmektedir. Özellikle insanların istirahat saatleri olan akşam saatlerinde veya gece, duyarsız bir kimsenin gürültü kirliliğine neden olması, hiçte hoş olmayan bir davranış olmaktadır.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- KO-MEK hayata dokundu 29 Nisan 2026 Çarşamba
- Gereken özen ve duyarlılık… 28 Nisan 2026 Salı
- Engel değil, destek olmak… 27 Nisan 2026 Pazartesi
- Önyargılı olmadan dinleyebilmek… 26 Nisan 2026 Pazar
- Okuma alışkanlığı edinmek… 23 Nisan 2026 Perşembe
- Sahillerin doğal güzelliği… 22 Nisan 2026 Çarşamba
- Yeşil alanlar ve parklar… 21 Nisan 2026 Salı
- Evsel atıklar ve görsel kirlilik 20 Nisan 2026 Pazartesi
- Hoşgörü hayatın her alanında… 19 Nisan 2026 Pazar
- Ulaşımda saygı ve empati… 16 Nisan 2026 Perşembe