Gerçek dostluk…
Bazı insanlar, dost ve arkadaşlarına karşı samimi bir görüntü çizerken, bazı durumlarda ise arkasından konuşmayı veya iş çevirmeyi maharet sayabilmektedirler. İnsanların gerçek dost veya arkadaş gördüğü kimseler, aslında bir arkadaştan öte, karşı tarafın kötülüğünü isteyen kişi konumundadırlar. Bu kimseler sahte, yapmacık davranışlarla, olduğundan bambaşka görünür. İşlerine geldiğinde sohbetin en koyusunu yapan, işlerine geldiğinde sizden iyi dost ve arkadaş olmadığını söyleyerek sahte gülümseme dağıtan kimseler, bir müddet sonra kendi çıkarları uğruna görmezden gelebilmektedir.
Toplum içinde bu şekilde davranışlar sergileyen kimselerden kesinlikle uzak durulması gerekiyor fakat kendisine kötülük yapılan kişi bunun fakında olamadığından gayet iyi niyetiyle arkadaşlığını sürdürmeye devam edebilmektedir. Bu ise insanların iyi niyetini suistimal etmekten ve saflığından yararlanmaktan başka bir şey değildir.
Çünkü bu şekilde davranışlar sergileyen kimseler, arkadaşlarının yanında farklı, başka yerlerde farklı konuşmaktadırlar. Böyleleri inandıkları gibi söylemez ve dedikleri gibi de hareket etmezler. Onların aklından insanları karalama, yalan sözlerle kendini topluma kabul ettirme gibi dürüstlüğe yakışmayacak şeyler geçmektedir. Hem arkadan konuşup işler çevirdikleri gibi, bir de hiçbir şey yokmuş gibi konuşmaya devam ederler.
Çevresindeki kimseler tarafından yapılan kötülüklerin farkından olan kimseler, almış olduğu terbiye veya karşı tarafın kalbini kırmamak adına, o kimselerin yüzüne kendisi hakkında yapmış olduğu kötü davranışları söyleyememektedir. Aslında böyle davranan kimselerim yapmış olduğu çirkin hareketleri yüzüne söylemek en doğrusu ama nezaketi de elden bırakmamak en iyisi diye düşünüyorum.
Başkalarının arkasından konuşmayı kendisine huy edinen bazı insanlar, bu huylarından kolay kolayda vazgeçmezler. Aslında bu durumun kendi aleyhlerine olduğunun farkında olmadan, bildiklerini okumaya devam ederler ki, bir süre sonra etraflarında arkadaş ve dostlarının olmadığını da göreceklerdir. Gerçi bu kimselerin arkadaşları mutlaka olacaktır ama gerçek dostları olacak mı o da ayrı bir konu…
Önce dinle, sonra konuş
Konuşma yeteneği insanları diğer canlılardan üstün tutan en büyük özelliklerdendir. Bazı kimseler ise her konuda fikir beyan etmeyi adeta alışkanlık haline getirmiştir. İnsanların birbirleriyle iletişimi doğal olarak konuşma ile olmaktadır. İnsanlar konuşarak kendini ifade edebilir ve konuşma insanların kişiliği üzerinde de etken olmaktadır. Fakat yalnızca konuşmak, boş konuşmak anlamına da gelmemelidir.
Herhangi bir konuda bilgi sahibi olmadan yapılan konuşmalar, o kişilerin karşısındaki insanlara aslında bir şey bilmediği izlenimini yaratır. Bazı durumlarda bilip bilmediğimiz her şey hakkında yorumda bulunduğumuz da oluyordur. Fakat bunu alışkanlık haline getiren bazıları, her konuda ahkam kesmeyi ve çok bilmişliği alışkanlık haline getirmişlerdir. Bu şekilde davranış sergileyen kimseler, bilgi veya fikir üretmek yerine sadece laf üretebiliyor, ama farkında olmuyor.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Olumlu yönden bakabilmek… 27 Ocak 2026 Salı
- Teknoloji ve iletişim… 26 Ocak 2026 Pazartesi
- Sorumluluk ile hareket etmek… 25 Ocak 2026 Pazar
- Otopark alanları ve duyarlılık… 22 Ocak 2026 Perşembe
- Kapalı pazarlar fayda sağlıyor 21 Ocak 2026 Çarşamba
- Çevre bilinci önemli etken 20 Ocak 2026 Salı
- Çevre bilinci önemli etken 20 Ocak 2026 Salı
- Önyargılı olmamak… 19 Ocak 2026 Pazartesi
- Duyarlılık ve empati sorunları giderir 18 Ocak 2026 Pazar
- Yarıyıl tatili iyi değerlendirilmeli… 15 Ocak 2026 Perşembe