Gençlerianlayabilmek
İnsanların yaşamları boyunca unutamayacakları anılarını yaşadıkları, en güzel dostluk ve arkadaşlıkların kurulduğu dönemdir gençlik yılları. Bazıları için macera peşinde koşulan bazıları içinse büyük sorumlulukların omuzlara yüklendiği bir dönemdir, gençlik dönemleri. Hayatta tecrübelerin edinilmeye başlandığı, yarınlara umutla bakmaya başlanan yıllardır gençlik yılları. Gençliğimiz, hayatımızda belkide unutmayacağımız anıları yaşadığımız günlerdir.
Yaş ilerlediğinde gençliğimizde yapmak isteyip de yapamadığımız şeyler gelir aklımıza veya yaptığımız, geriye alamayacağımız hatalarımızı düşünüp ah keşke! deyip iç çektiğimiz de olmuştur. Gençlik yılları, insanın hayat tecrübesini yeni yeni edinmeye başladığı da bir dönemdir. Çünkü o yaşlarda gençlerin hayata bakış açıları çok farklıdır. Gençlik dönemi, insanın karakterinin belirginleşmeye başladığı da bir dönemdir.
Gençlik dönemi aslında geleceğe atılacak olan ilk adımlardır. Yaşça büyükler olarak gençlerimize neler veriyoruz veya onlardan neler bekliyoruz? Edinmiş olduğumuz tecrübeleri bugünün gençleri ile paylaşıyor muyuz?Eski zamandaki gençlik ile günümüzdeki gençler arasında birçok farkın da bulunduğu açıkça görülüyor.
Gelişen teknoloji, yaşam standartlarının yükselmesi, sosyal etkinliklerin daha fazla olması gibi nedenlerden dolayı, eskiden olmayan birçok imkana şimdiki gençler çok daha kolay sahip olabiliyor. Bu ise onların şansı olsa gerek. Tabi teknolojiden faydalanırken, teknolojik aletlerin kullanımında da aşırıya kaçmamak gerektiğini düşünüyorum.
Bazı ebeveynler, bazen gençlere yalnızca maddi anlamda destek vererek, onların ihtiyacını karşıladığını zannedip, yanılgı içine düşebiliyor. Çocuklarımızın cebine harçlık koymakla onların ihtiyacını tam olarak karşılamış olmuyoruz. Gençlerin esas ihtiyacı olan şey daha fazla ilgi, sevgi, şefkat ve değer verilmesi. Burada önemli olan genç nesillerin sesine kulak verip, onların dertlerine ortak olabilmektir.
İlgileniyormuş gibi yapmayıp, sorunlarıyla, dertleriyle gerçek anlamda ilgilenebilmektir. Yoğun işlerimizi bahane edip ilgilenemediğimiz gençlerimizle, ne kadar ilgilenebiliyoruz? Daha doğrusu zaman ayırabiliyor muyuz? Onlarla arkadaş olup, sosyal olarak neleri paylaşabiliyoruz?
Bazı anne-babaların en çok yakındığı konulardan birisi, çocukların aileden kopuk yaşaması, kendi başlarına kararlar vermesi olabiliyor. Bugünün gençleri ise üzerine düşen sorumlukların farkına varıp, yarınlara kendilerini iyi hazırlamak durumundadır ki bu da çok çalışmaktan geçiyor. Büyüklerin unutmaması gereken bir şey var ki, gençlere çok şey almak değil, onlarla çok şey paylaşmak önemlidir. Onlarla birlikte gidilen sosyal etkinlikler ve aktiviteler, aynı zamanda aile içindeki sosyal bağların daha kuvvetli olmasında büyük etken oluyor. Çocuklarla birlikte bir şeyleri başarmanın, onlarla birlikte zaman geçirmenin, aile bütünlüğü açısından da önemli olduğunu unutmamak gerekiyor.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Olumlu yönden bakabilmek… 27 Ocak 2026 Salı
- Teknoloji ve iletişim… 26 Ocak 2026 Pazartesi
- Sorumluluk ile hareket etmek… 25 Ocak 2026 Pazar
- Otopark alanları ve duyarlılık… 22 Ocak 2026 Perşembe
- Kapalı pazarlar fayda sağlıyor 21 Ocak 2026 Çarşamba
- Çevre bilinci önemli etken 20 Ocak 2026 Salı
- Çevre bilinci önemli etken 20 Ocak 2026 Salı
- Önyargılı olmamak… 19 Ocak 2026 Pazartesi
- Duyarlılık ve empati sorunları giderir 18 Ocak 2026 Pazar
- Yarıyıl tatili iyi değerlendirilmeli… 15 Ocak 2026 Perşembe