Duyarlılık ve empati…
Empati kurmak, bir insanın kendisini karşısındaki insanın yerine koyarak onun duygularını ve düşüncelerini doğru olarak anlamasıdır. Empati sayesinde insan ilişkileri daha da gelişir. Özetle empati, kendimize yapılmasını istemediğimiz bir hareketi başkasına yapmamaktır.
Toplumda bir arada yaşamanın getirmiş olduğu saygı ve nezaket kurallarının hiçe sayıldığı bazı durumlar, bunu yapan kimselerin yalnızca ‘ben’ duygusu ile hareket etmesinden kaynaklanıyor.
Her insanın, toplu halde yaşamanın gereği olarak, toplum içerisinde bazı sorumlulukları vardır. Bu sorumlulukları taşımayan kimselerin yaptığı davranışlar toplumda hoş karşılanmasa da, kendi bildiklerini okumaya devam eden bir anlayışa sahip bazı kimselerde maalesef bulunabilmektedir.
Duyarsızlık, insanların çevresinde olanlara kayıtsız kalması olarak yorumlanabilir. Karşılaşılan bazı olaylar, bazı kimselerin yaşamış oldukları toplumda sorumluluklarının farkına varamadıklarını veya birçok konuda umursamaz davranışlar sergilediğini gösteriyor. Bazı kimseler yapmış oldukları hatalı davranışların farkında olmazken, bazıları da farkında olup umursamaz davranışlar sergileyebilmektedir. Empati yapılması ise birçok olumsuz davranışların önüne geçmede yeterli olacaktır.
Toplum sağlığını yakından ilgilendiren çevre temizliği konusunda daha hassas ve özenli davranılması gerekirken, bazı kimselerin vurdumduymaz davranışları tepki çekiyor. Kapağı kapatılmayan çöp konteynırları, etrafa bırakılan çöpler, nasıl ki çevreye rahatsızlık veriyorsa, bu konulara daha fazla dikkat edilmesi gerekiyor. Sokağının bulunduğu köşe başlarına çöplerine bırakanların, aynı havayı kendisinin ve aile fertlerinin de soluduğunu aklından çıkarmaması gerekiyor.
Trafikte de benzer duyarsızlık ve vurdumduymazlıklara denk gelmek mümkün oluyor. Yayaya saygı göstermeyen bazı kimseler, yayaların bulunduğu yerde daha dikkatli ve yolun karşısına geçişlerde önceliğin yayalara ait olduğunu bilmesi gerekirken, kendi bildiğini okuyup, gereken dikkat ve saygıyı göstermiyor. Bu şekilde davranan kimselerde herhalde hiç yaya olmuyor ki, bu şekilde davranışlar sergileyebiliyor.
Vatandaşların dinlenme alanları ve çocukların oyun parklarında rastlanılan manzaralarda, bazı kimselerin sırf kendi zevki için kamu mallarına zarar verdiğini açıkça gösteriyor. Bankların çeşitli yerlerine zarar verilmesi, üzerlerinin yazılarla karalanması, oturulacak yerlere ayak basılması gibi olumsuz ve hoş olmayan davranışlarda bulunanlar, aynı parktan kendi yakınları faydalansa acaba aynı şeyleri yapar mı merak ediyorum.
İlçemizde bulunan altgeçitlere bazı kimselerin verdiği zarar da duyarsızlığın bir başka boyutunu gözler önüne seriyor. Altgeçitlerin duvarlarının yazılarla karalanması, yerlere çöplerin atılması ve aydınlatmalarına zarar verilmesi de, çevreye karşı umursamaz olan kimselerin yapmış oldukları davranışlar sonunda ortaya çıkıyor. Oturmuş oldukları çok katlı binalarda komşusunu rahatsız eden, hastamı var yaşlımı var diye düşünmeden saygısızca davranan kimselere aynı şeyler yapılsa ne düşünürler acaba?
Toplu ulaşım araçlarında kendinden yaşça büyük insanlar ayakta dururken koltukta oturanlar, hatta o kimselerle göz göze gelmemek için çaba sarf edenler, bir gün kendisinin de yaşlanacağını aklına getirmeyenlerdir.
Çevremizde yaşayan ve aynı havayı soluduğumuz topluma karşı saygı ve duyarlılık unutulmamalı. En azından empati kurup öyle hareket edilmeli. Toplumda kabul görmeyen davranışlarda bulunan kimseler empati kurmalı ki, yapmış olduğu davranışın farkına varabilsin.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Desteklerle üretim artıyor 28 Ocak 2026 Çarşamba
- Olumlu yönden bakabilmek… 27 Ocak 2026 Salı
- Teknoloji ve iletişim… 26 Ocak 2026 Pazartesi
- Sorumluluk ile hareket etmek… 25 Ocak 2026 Pazar
- Otopark alanları ve duyarlılık… 22 Ocak 2026 Perşembe
- Kapalı pazarlar fayda sağlıyor 21 Ocak 2026 Çarşamba
- Çevre bilinci önemli etken 20 Ocak 2026 Salı
- Çevre bilinci önemli etken 20 Ocak 2026 Salı
- Önyargılı olmamak… 19 Ocak 2026 Pazartesi
- Duyarlılık ve empati sorunları giderir 18 Ocak 2026 Pazar