Depremin 22. yıl dönümü
17 Ağustos 1999 tarihinde, yani bundan tam 22 yıl önce, başta Gölcük olmak üzere Marmara Bölgesi’ni derinden sarsan deprem meydana geldi. Yalnızca Marmara Bölgesi değil, diğer bölgelerdeki il ve ilçelerde de hissedilen deprem, ilçemizde de büyük yaralar açtı. Bazı vatandaşlarımızın hayatını kaybettiği, bazı vatandaşların yaralı olarak kurtulduğu, evlerin hasar gördüğü depremin yaratmış olduğu izler, eski hasarlı binaların yıkılması ve yerine daha sağlıklı binaların yapılmasıyla her geçen yıl biraz daha silinmeye başladı.Yaşadığımız depremin üzerinden 22 yıl geçmesine rağmen, ilçemizde yaşayan vatandaşlar depremi unutmadı, unutturmadı. Her yıl 17 Ağustos tarihinde yapılan etkinliklerle ve dualarla deprem şehitleri anılarak, deprem gerçeği konusunda bilinçli olunması konusunda bilgilendirmeler yapılıyor.
Yaşadığımız bölgenin deprem kuşağında bulunması ve olası depremlere karşı hazırlıklı olmamız ise tüm gerçekliği ile karşımızda duruyor. Depremi yaşamış olduğumuz yıl ve takip eden ilk yıllarda vatandaşlarda oluşan deprem bilinci ve alınması gereken önlemler, aradan yıllar geçtikçe biraz daha azalmış gibi görünüyor. Yaşamış olduğumuz deprem ise bizlere birçok şey öğretti. Bunlardan ilki depreme dayanıklı sağlam binalar yapmak, ikincisi ise bölgemizin deprem kuşağında olduğu gerçeği idi.
Deprem sonrasında yapılan binalar, depreme dayanıklı olarak inşa edilirken, 17 Ağustos depreminde yanımızdan ayırmadığımız deprem çantası bile yıllar içinde unutuldu gitti. Depremden sonra geçen yıllar içerisinde ilçemizde bulunan hasarlı binaların yerine, daha modern ve sağlam binalar yapılması amacıyla çalışmalar yapıldı. Daha çok ilçemizin üst kesiminde artan yapılaşmayla birlikte, ilçe nüfusunda da depremin yarattığı dışarı göç ile azalan nüfus sayısında da yıllar içinde artış meydana geldi. Depremi yaşayan vatandaşlar oturdukları binaların sağlam olmasına daha büyük özen göstermeye başladı. Bununla birlikte ilçemizde üç ayrı noktada Kentsel Dönüşüm Projesi başlatıldı.Gölcük Belediyesi, ilçemiz genelinde bulunan onarım ve güçlendirmesi yapılmayan orta hasarlı ya da metruk binaların yıkımına ise aralıksız devam ediyor.
Deprem konusunda kendimiz kadar, geleceğimiz olan çocuklarımızın da bilinçlenmesi, deprem gerçeği ve alınması gereken önlemler konusunu hafızalarımızda daima canlı tutmalıyız. Depremde kaybettiğimiz yakınlarımızı, dostlarımızı ve arkadaşlarımızı unutmasak da, zamanla depremde bizlere ders niteliğinde olan bazı şeyleri geçen zaman içerisinde sanki unutur olduk. Yaşamış olduğumuz acıyı elbette unutmak mümkün değil, fakat hepimizi derinden sarsan depremden gereken dersleri çıkarmalı ve buna göre hareket etmeliyiz. 17 Ağustos Depremi’nin 22. yıldönümünde yaşadığımız acı ve üzüntüyü kalplerimizde bir kez daha derinden hissediyoruz. Depremde hayatlarını kaybeden tüm şehitlerimizi rahmetle bir kez daha anıyor, ailelerine sabırlar diliyorum.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Hizmet ve emeğe sahip çıkılmalı 12 Mart 2026 Perşembe
- Teknoloji ve zaman kavramı 11 Mart 2026 Çarşamba
- Trafikte gereken duyarlılık… 10 Mart 2026 Salı
- Evsel atık sorunu… 09 Mart 2026 Pazartesi
- Beklenen davranışlar… 08 Mart 2026 Pazar
- Örnek davranışlar sergilemek 05 Mart 2026 Perşembe
- Gereken bilinç ve farkındalık 04 Mart 2026 Çarşamba
- Sabırlı olabilmek önemli bir etken 03 Mart 2026 Salı
- Okuma alışkanlığı ve teknoloji… 02 Mart 2026 Pazartesi
- Afet bilinci ve farkındalık… 01 Mart 2026 Pazar