Cumhuriyet Bayramı kutlu olsun

28 Ekim 2020 16:02

Cumhuriyetimizin 97. yılını coşku ile kutluyoruz. Üç yıl sonra bir asrı geride bırakacak olan cumhuriyetimizle onur ve gurur duyuyoruz. 19 Mayıs 1919 günü Samsun’a çıkan ve burada milli mücadele ateşini yakan, ülkemizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, ülkemizin bağımsızlığı adına kurtuluş mücadelesini başlatmıştı. Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının halkla birlikte başlatmış olduğu milli mücadelenin sonunda zafer ile taçlandı.

Her yıl büyük bir coşku ve gururla kutladığımız cumhuriyetimizi bu yılda büyük bir coşku, gurur ve heyecanla kutlamanın mutluluğunu yaşıyoruz. Cumhuriyetimizin 97. yıldönümünde, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, tüm silah arkadaşlarını, aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi bir kez daha minnet, saygı ve rahmetle anıyorum.

Sözde değil özde olmalı

Şehirlerde nüfusun artması ile birlikte çok katlı binalar ve buna bağlı olarak oturan insan sayısında da artış oluyor. Şehirleşmenin ve ortak yaşamanın ise getirmiş olduğu bir takım sorumluluklar bulunuyor. Ortak olarak bulunulan yerlerde herkesin uymak durumunda bulunduğu kurallar, kişilere göre değişmemekle birlikte, tüm toplumu kapsamaktadır.

Toplu olarak yaşanılan ve insanların zamanının büyük bir kısmını geçirdiği binalarda ise komşuluk ilişkileri ayrı bir önem taşıyor. Yaşça büyüklerin anlattığı eski zamanlarda olan komşuluğa günümüzde görülüyor mu bilmiyorum fakat komşulukta en önemli kavramların saygı ve anlayış olduğunu düşünüyorum. Bununla birlikte bazı yerlerde gerçek komşuluğun yerini sözde komşuluğun aldığını da maalesef görebilmek mümkün olabiliyor. Komşuluk ilişkilerinin birbirine sıkı bağlarla bağlı ve binalar veya siteler mutlaka vardır. Komşulukta önemli olanın sözde değil özde komşuluk olduğunu düşünüyorum.

Komşulukta esas olan saygıdır. Saygı kavramının yeterince yerleşmediği bazı yerlerde, bu olgudan bahsetmekte neredeyse imkansız hale geliyor. İnsanların aynı binada her gün karşılaştığı komşusuna en azından selam vermesi, toplu olarak yaşanılan yerlerdeki yaşamın bir gereği olduğu kanaatindeyim. Bazı kimseler karşısındaki kimseye bir selam vermekten dahi imtina edebiliyor. Oysa aynı binayı paylaşan kimselerle selamlaşmak, hatta hal hatır sormak komşuluk ilişkilerinin sıcak kalmasında önem taşıyor.  

Aynı binayı paylaşan kimselerin belirli bir saatten sonra gürültü seviyesini düşürüp, başkalarının rahatsız olabileceğini düşünmesi de gerekiyor. Saygı kavramının toplumda daha çok yer bulması ve insanların bir başkasına saygıyla yaklaşması için empati yapması yeterli olacaktır. Maalesef günlük yaşantımızda çoğu kez empati yapılmadığından duyarsızlık ortaya çıkabiliyor. Empati ile yaklaşmak yalnızca aynı binada yaşayan vatandaşlar için değil, hayatın bütün aşamasında geçerli olmalıdır.

Komşuluk dayanışmadır, yardımlaşmadır en önemlisi de birbirlerine karşı saygılı olmaktır. Kimsenin kimseyi rahatsız etmeye hakkı olmadığı düşüncesiyle, özellikle ortak yaşanılan binalarda herkesin uyması gereken toplum kurallarına riayet etmesi gerektiğini düşünüyorum.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X