Çocuklar ve aile

03 Eylül 2018 15:47

Arkadaş ve aile sohbetlerimizde, çocukluk anılarımızdan bahsederken, o günleri tebessüm ile anarız. Çünkü bizim çocukluğumuz ile şimdiki çocukların olduğu yıllar arasında teknolojik olarak büyük farklılıklar bulunuyor. Sabahları öperek uyandırdığımız, tertemiz yanağına öpücük kondurduğumuz, daha öğrenecek çok şeyin var deyip, bazen boyundan büyük işler beklediğimiz çocuklarımız…

 Çocuklarımız şimdi çocukluğunu yaşayabiliyorlar mı? Yoksa teknolojik aletlerin içerisinde kaybolup gidiyorlar mı? Öyle ya, bizim çocukluğumuzda bilgisayar, cep telefonu ve tabletlerden söz etmek mümkün değildi. Şimdi ise hemen her çocukta bulunan bu teknolojik aletler, çocukların en iyi arkadaşlarından birisi olarak görülüyor. Elbette her çocuk dilediği kadar oyun oynamak, arkadaşlarıyla bolca vakit geçirmek, oyuncaklarıyla zamanını geçirmek ister. Adı üstünde çocuk…

 Günümüzde bilgi ve teknoloji çağıyla beraber çocuklarımızı bir yarışın içerisine sokup, onlardan boyundan büyük işler bekleyip, altından kalkamayacağı sorumluluklar veren bizler değil miyiz? Çocuklarımızın en güzel çağlarında evden okula, okuldan dershaneye koşturup, daha sonra da ilgileniyormuşuz gibi yapmamalıyız.

 Çocuklarımız evde gözümün önünde olsun deyip önüne bilgisayarı, tableti, son teknoloji cep telefonunu altın tepsiyle sunup; daha sonra “bırak şu bilgisayarı artık, elinden cep telefonu hiç düşmüyor ki, tabletle yatıp tabletle kalkıyor” diyen bizler değil miyiz?

 Çocuklarımızın çocukluklarını yaşayabilmeleri için onlarla iyi bir iletişim kurmalı, en yakın arkadaşlarının teknolojik aletler olmadığı bilincini onlara yerleştirebilmeliyiz. Çocuklarımızın ellerinden cep telefonlarını düşürmediğinden dert yanıyorsak, önce bizler bu davranışı sergilemeli ve onlara iyi birer örnek olabilmeliyiz. Bugün aile sohbetlerinde dahi, cep telefonları ile sosyal medyada gezinmek öne çıkabiliyorsa, çocuklar ne yapsın o zaman. Çocuklar büyüklerinden gördüklerini uygular. Bu nedenle yaşça büyük olanlar öncelikle, teknolojik aletleri kararında kullansın ki, çocuklarından da bunu bekleyebilsin.

 Hayatımızda sadece maddiyatın değil, maneviyatın da değerli olduğunu, çocuğumuza iyi bir öğrenci olmaktan öte, önce vatanını milletini seven, büyüklerine saygılı iyi bir insan olması gerektiğini aşılamalıyız. Çocuklarımızı destekleyip, onlara güven duyduğumuzda, yeri geldiğinde anne-baba, yeri geldiğinde arkadaş olduğumuzda, çocuklarımızın da kendine olan güven duygusunun geliştiğini göreceksiniz. Çocuklarımızla birlikte zaman geçirdiğimizde çocuk kendisini önemli hisseder ve sevildiğini düşünür.

 Çocuklarımıza elbette sorumluluklar vereceğiz. Ama boyundan büyük altından kalkamayacağı sorumluluklar değil. Akşam evimize gittiğimizde bırakalım televizyon kumandasını, bırakalım işyerinde yaşadığımız stresi, unutalım günün yorgunluğunu. Çocuklarımıza daha fazla ilgi ve şefkat gösterelim. Hani diyoruz ya, çocuklarımız yarınlarımız, geleceğimiz diye… O halde geleceğimizi sağlam temeller üzerine kuralım. Ama öncelikle ebeveynler olarak bizler çocuklarımıza iyi bir rol model olalım.

 

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X