Çevremize sahip çıkalım...
Bu üç etken canlılar için büyük önem taşımaktadır. Yaşamış olduğumuz doğa, canlılara çok sayıda imkanlar sunmaktadır. 1972 yılında İsveç’in Stokholm kentinde yapılan Birleşmiş Milletler Çevre Konferansı’nda alınan bir kararla, 5 Haziran Dünya Çevre Günü olarak kabul edilmiştir. Aynı zamanda 5-11 Haziran tarihleri arasında Çevre Haftası kapsamında çeşitli etkinlikler düzenlenmektedir.
Düzenlenen etkinliklerde çevreye karşı olan sorumluluğumuz, yaşadığımız çevreye sahip çıkmamız gerekliliği ve çevre konusundaki toplumda bilincin oluşturularak bu konudaki duyarlılığın arttırılması hedeflenir. Yaşamış olduğumuz çevreye sahip çıkmak, toplumda yaşayan bireylerin temel görevi olmalıdır.
Toplumda yaşan insanlar olarak çevremize yeterince sahip çıkıp, temiz tutabiliyor muyuz? En basitinden düşünürsek ilçemizde yaşamış olduğumuz mahallemizi, sokağımızı, kısacası şehrimizin temiz kalması adına birey olarak ne yapmalıyız.
İlçemizin belirli bölgelerinde uzun bir süredir uygulanan saatli çöp uygulamasına gerekli özeni gösterip, mahallemizin temiz kalmasına katkıda bulunabiliriz. Uzun süredir devam etmesine rağmen bazı duyarsız vatandaşlar tarafından henüz algılanamayan saatli çöp uygulamasına uyulması, şehrimizin temiz kalması adına çok önemlidir. Hava sıcaklıklarının da artmasına bağlı olarak, uzun süre dışarıda ve açıkta kalan çöpler etrafa kötü kokular yayarken, aynı zamanda hijyen sorununu da ortaya çıkarmaktadır.
İlçemizde çoğu kez gördüğümüz çöplerin köşe başlarına bırakılması görüntü kirliliğinin de oluşmasına neden olmaktadır. Bu konuda toplumda gereken çevre bilinci oluşturulmalı ve herkesin katkıda bulunması sağlanmalıdır. Yine çeşitli nedenlerle oluşan molozların rastgele çevreye bırakılması ayrı bir çevre sorununun oluşmasına neden olmaktadır.
Geri dönüşebilir malzemelerin de çevreye atılması, doğanın kirlenmesine neden olan faktörlerin başında gelmektedir. Geri dönüşüme tabi olan malzemeleri çevreye veya çöp kutularına değil, geri dönüşüm kutularına atarak, hem çevremizi temiz tutmuş oluruz hem de ekonomiye katkıda bulunuruz. Geri kazanımla birlikte, doğal kaynaklarımızı korumuş olur, enerji tasarrufunun sağlanmasına katkıda bulunmuş oluruz. Böylece çöpe giden atık miktarı azalır ve geleceğe yatırım yapılmış olur.
Geleceğimiz olan genç nesillerde çevre bilincinin oluşmasına katkıda bulunmak istiyorsak, öncelikle toplumda yaşayan yetişkin bireyler örnek olmalı, çevremize sahip çıkmalıyız.
Gelecek nesillere daha temiz bir çevre bırakmak istiyorsak, üzerimize düşenleri yerine getirmek görevimiz olmalıdır. Yaşamış olduğumuz şehir sahil kıyısı olan bir konumda bulunduğundan dolayı, denizimizi de temiz tutamaya özen göstermeliyiz.
Çevremizin kirlenmesinin hepimizi etkilediğini aklımızdan çıkarmamak gerekir. Sağlığımız için, yarınlarımız için yaşadığımız çevreyi temiz tutalım. Unutmamak gerekir ki, bizler doğaya sahip çıkarsak, doğa da bizlere sahip çıkacaktır.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Empati, iletişimde önemli etken 15 Mart 2026 Pazar
- Hizmet ve emeğe sahip çıkılmalı 12 Mart 2026 Perşembe
- Teknoloji ve zaman kavramı 11 Mart 2026 Çarşamba
- Trafikte gereken duyarlılık… 10 Mart 2026 Salı
- Evsel atık sorunu… 09 Mart 2026 Pazartesi
- Beklenen davranışlar… 08 Mart 2026 Pazar
- Örnek davranışlar sergilemek 05 Mart 2026 Perşembe
- Gereken bilinç ve farkındalık 04 Mart 2026 Çarşamba
- Sabırlı olabilmek önemli bir etken 03 Mart 2026 Salı
- Okuma alışkanlığı ve teknoloji… 02 Mart 2026 Pazartesi