Bilmemekten olmasa gerek…
Bazı insanlara, günlük hayatta yapmış oldukları davranışların yanlış ve hatalı söylendiğinde belki de kendini savunma psikolojisinden olsa gerek, başkalarının yapmış olduğu davranışları örnek göstermeye başlarlar. Yani başkaları aynı yanlış davranışı yapıyorsa, onlarında bu davranışı sergileme hakları olduğunu düşünürler. Elbette oldukça yersiz ve mantığa sığmayan bu kendini koruma biçimi ile bu şekilde hareket eden kişiler yalnızca kendilerini kandırdıklarının farkında değildirler. Toplumda böyle davranan kişilere rastlamak ise maalesef mümkün olabiliyor.
Toplumda hoş karşılanmayan ve yadırganan davranışları sergileyen bazı kimseler, yapmış olduğu davranışın yanlış olduğunu ‘bilmediğini’ söylemeleri gibi bir savunma mekanizmaları vardır. Mutlaka bir kimse her şeyi bilemez fakat bazı konular vardır ki, bilmemekle bir ilgisi de olduğunu düşünmüyorum. Bazı durumlarda karar verirken yalnızca kendimizi düşündüğümüz gibi, ortak yaşanılan yerlerde ise toplumun hak ve menfaatlerini gözetmek gerekiyor.
Gürültü kirliliğinin insan sağlığı üzerindeki etkilerinin oldukça fazla olduğu bilinmektedir. Bazı araç sürücüleri, bazen sabırsız davranarak, bazen de sırf havasına hiçte hoş olmayan davranışlar sergileyebiliyor. Elini aracın kornasından çekmeyip, etrafına rahatsızlık verenlerde bulunabiliyor. Hatalı davranışların bir kısmı belki bilinmeden yapılsa da, birçoğunun ise aslında bilinmediğinden değil, umursamamaktan ve bahane üretmekten kaynaklandığı kanaatindeyim.
Modern şehir hayatı ve nüfus yoğunluğunun artması, insanların bir arada ikamet etme durumunu ortaya çıkarıyor. Birden fazla ailenin oturmuş olduğu apartmanlarda, bir kimsenin başka bir kimseyi gürültü yaparak rahatsız etmesi, sergilemiş olduğu davranışlarla komşularının tepkisini çekmesi, bilmediğinden değil, çevresine karşı göstermesi gereken saygıyı göstermediğinden kaynaklanmaktadır.
Trafikte de sorumlu davranmak gerekiyor. Özellikle yayaların bulunduğu yerlerde daha dikkatli araç kullanmak, yayalara olması gerektiği gibi geçiş üstünlüğünü tanımak, saygının öncelikli olduğunu akıllardan çıkarmamak, sorumluluk bilincinin oluşmasında en büyük etken olmaktadır. Bazı sürücüler, kendileri de trafikte araç kullanmalarına veya yaya olmalarına rağmen, diğer sürücülere veya yayalara gereken duyarlılığı göstermeyebiliyor.
Toplu ulaşım araçlarında kendinden yaşça büyük insanlar ayakta dururken koltukta oturanlar, hatta o kimselerle göz göze gelmemek için çaba sarf edenler, bir gün kendisinin de yaşlanacağını aklına getirmeyenlerdir. Oysa yaşça büyüklere saygı, her yerde ve her zaman geçerli olmalıdır.
D-130 Karayolu üzerinde bulunan ve gün içerisinde çok sayıda aracın transit olarak geçiş yaptığı yolda üst ve alt geçitler bulunuyor. Bazı üst geçitlerde bulunan asansörlerin içine atıklar atmanın bilmemekle bir alakasının olmadığını düşünüyorum. Bahsetmiş olduğum görüntülere rastlamak maalesef mümkün olabiliyor.
Bir kimsenin karşısındaki kimselerden bir şey beklerken, kendi yaptıklarını veya yapamadıklarını da düşünmesi gerektiği kanaatindeyim. Kendimizin yapmadığı veya uygulamadığı şeyleri bir başkasından beklemek, ne kadar doğru olabilir. Bir kimsenin işin hep kolayına kaçması, karşılaştığı olayları kendi menfaatlerine göre yorumlaması, işine geldiği gibi davranışlar sergilemesi, toplum tarafından hoş karşılanmayacak davranışlardır. Çevre temizliği konusunda gereken önem ve özen gösterilmesi gerekirken, bazı kimselerin evsel atıklarını boş alanlara ve sokaklarda köşe başlarına bırakmaları da bilmediğinden olmasa gerek.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Olumlu yönden bakabilmek… 27 Ocak 2026 Salı
- Teknoloji ve iletişim… 26 Ocak 2026 Pazartesi
- Sorumluluk ile hareket etmek… 25 Ocak 2026 Pazar
- Otopark alanları ve duyarlılık… 22 Ocak 2026 Perşembe
- Kapalı pazarlar fayda sağlıyor 21 Ocak 2026 Çarşamba
- Çevre bilinci önemli etken 20 Ocak 2026 Salı
- Çevre bilinci önemli etken 20 Ocak 2026 Salı
- Önyargılı olmamak… 19 Ocak 2026 Pazartesi
- Duyarlılık ve empati sorunları giderir 18 Ocak 2026 Pazar
- Yarıyıl tatili iyi değerlendirilmeli… 15 Ocak 2026 Perşembe