Az konuşup çok dinleyebilmek
Söz insanın düşüncesini dışarı vurmasıdır. Bazılarımız, bilip bilmediğimiz şeyler hakkında yorumda bulunmayı severiz. Önemli olan bizlerin o konu hakkında ne kadar bilgimizin olduğu değildir. Bizler için önemli olan yorumda bulunmaktır. Söz söylemek çok kolaydır. Ağzımızdan bir anda çıkıverir.
Bazen hiç düşünmeyiz ağzımızdan neler çıktığını. Bazen söylediklerimizi bile unutup birileri bize ‘yahu sen böyle söylemiştin ya!’ dediğinde bile, ‘öyle mi söylemiştim?’ dediğimiz olur. Yani ağzımızda çıkan kelimelere dikkat etmediğimiz gibi bir de ahkam kestiğimiz zamanlar vardır.
Düşünmeden söylediğimiz bir sözün ileride telafisi olmayan hatalara sürükleyebileceğini düşünmeyiz veya düşünmek istemeyiz. Her ne kadar düşünceler ve davranışlar insanların kişiliği hakkında bilgi verse de, ağzımızda bir anda çıkıveren kelimeler de bizler için veya karşımızdaki için önemli değil midir? Yine bazıları her konuda fikir beyan eder. Siyaset ve kültür-sanattan tutun da aklınıza ne gelirse artık. Futbolu zaten bahsetmeye gerek yok.
Bazıları herhangi bir ortama girdiğinde, orada konuşulanlardan azıcık bir iki kelime duyup hemen başlar anlatmaya, daha doğrusu fikir beyan etmeye. “Bir dinle bakalım ne kadar fikir sahibisin? Ne kadar biliyorsun? Çok konuşuyorsun fakat boş konuşuyorsun” derler. Bir Atasözü ‘Az söyle çok dinle’ der. Ama günümüzde bazıları maalesef çok söyleyip az dinleyebiliyor.
Acaba insanları buna iten sebep ne? İnsanların aslında bir yerde kendisini topluma kabul ettirme, kendi fikirlerinin önemsenmesi ve kişinin bir yerde saygı görmesi! gibi yanlış algılanır. Aslında bu kimseler, davranışları ile kendilerini ele vermektedir. Neden mi? Çünkü zaten bilmediği konuda biraz konuşmaya başladıkça ilerleyen zamanda içinden çıkılamaz bir yola girer ve aslında bir şey bilmediği bir müddet sonra anlaşılır.
Önemli olan çok konuşmak mı, yoksa bildiğimiz doğruları karşımızdakine aktarabilmek mi? Çok konuşmak ama boş yere konuşmak, kimseye bir fayda sağlamayacağı gibi gereksiz bilgilerle karşımızdakini de rahatsız etmiş oluruz.
Bazen karşımızdaki insanları bir anda ağzımızdan çıkıveren bir cümle ile kırabilir, telafisi olmayan sonuçlara neden olabiliriz. Kalp kırmak ne kadar kolaysa, kırılan bir gönlü de almak bir o kadar zordur. Bu yüzden ağzımızdan çıkan kelimelere dikkat etmeli, karşımızdaki insanlarla empati kurarak yaklaşmalıyız. Her zaman karşımızdaki insana hoşgörü ve saygıyla yaklaşmalıyız.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Olumlu yönden bakabilmek… 27 Ocak 2026 Salı
- Teknoloji ve iletişim… 26 Ocak 2026 Pazartesi
- Sorumluluk ile hareket etmek… 25 Ocak 2026 Pazar
- Otopark alanları ve duyarlılık… 22 Ocak 2026 Perşembe
- Kapalı pazarlar fayda sağlıyor 21 Ocak 2026 Çarşamba
- Çevre bilinci önemli etken 20 Ocak 2026 Salı
- Çevre bilinci önemli etken 20 Ocak 2026 Salı
- Önyargılı olmamak… 19 Ocak 2026 Pazartesi
- Duyarlılık ve empati sorunları giderir 18 Ocak 2026 Pazar
- Yarıyıl tatili iyi değerlendirilmeli… 15 Ocak 2026 Perşembe