Aile olabilmek-2
Çocuklara aile içinde kendisinin kaldırabileceği sorumlulukları mutlaka vermeli, ileride alabilecekleri daha büyük sorumluluklara hazırlamalıyız.
Çocuklara altından kalkamayacağı sorumluluklar verdiğimizde, çocuğun bir müddet sonra kendisine olan inancını ve güvenini kaybettiğini görebiliriz.
Aile içerisinde anne-babanın çok büyük görev üstlendiğini, çocuklarına model olduğunu biliyoruz.
Anne-babalar aile içerisinde tutarlı davranışlar sergilemek durumundadır.
Çocukları yaptığımız veya sergilediğimiz hareketlerle yanıltmamalıyız.
Anne babalar aynı davranışı kimi zaman normal karşılarken kimi zaman da cezalandırabiliyorlar.
Aile içinde örf ve adetlerimizi, gelenek ve göreneklerimizi de unutmadan yaşamalı ve yaşatmalıyız.
Günümüzde, bayramlarda dahi olsa sevdiğimiz insanların, uzaktaki yakınlarımızın sesini duyup hasret gidermek yerine kısa bir mesajla geçiştiriyoruz.
Aile olgusunun sağlıklı olarak işleyebilmesi için uyulması gereken kurallar vardır.
Aile içerisinde konulan kurallar açık ve belirgin olmalıdır.
Gerektiğinde kurallar saygı ve sevgi çerçevesi içerisinde tartışılabilmeli ve ortak bir noktada karara varılabilmelidir.
Aile içerisinde kurallara herkesin uyması ve uygulaması gereklidir.
Bu kuralların bazıları zaten kendiliğinden oluşmuştur.
Örneğin; yemek saatinde masada tüm bireylerin bulunması, büyüklerin sözünü kesmemek gibi...
Eşler arasında kültürel farklılıklardan dolayı yaşanan fikir çatışmaları olabilir.
Eşler alışmış oldukları yaşam tarzı ile zorlanmamalı, ortak bir noktada buluşulmalıdır. Aksi halde güçlü olanın kendi yaşam tarzını kabul ettirme baskısı öne çıkacaktır ki bu da aile içinde huzursuzluğa yol açabilecektir.
Olumsuzluklarda hemen karşı tarafı suçlamak yerine, olaylara çift taraflı bakabilmeliyiz.
Aile içerisinde fikir ayrılıkları mutlaka olacaktır.
Zaten hiçbir sorunun tartışılmadığı bir ortamda mutlaka bir sorun vardır.
Burada öne çıkarmamız gereken şey ise empati yapmaktır.
Tartışma esnasında karşımızdakinin iyi ve güzel yönlerini de aklımıza getirebilmeliyiz.
Şimdi bazı ailelerin günümüzün değişen şartları ile birlikte birbirlerinden kopuk yaşadığını gözlemliyoruz.
Çocukların odalarında bilgisayar başına kapanıp internette zamanlarını geçirmeleri, annelerin bitmek bilmeyen televizyon dizileri, babaların işin yorgunluğunu bahane edip bir köşeye çekilmeleri gerçek bir aile yapısından bizleri uzaklaştırmaktadır.
Bireylerinin evde olduğu zamanlarda televizyonu kapatıp, ailemizi bir araya topladığımız oldu mu acaba?
Albümleri karıştırıp eski günlerimizi hatırlıyor muyuz hiç?
Göreceksiniz belki de hiç konuşmadığımız konuları konuşup, eskiden yaşadığımız anıları paylaşacağız.
Bu da aile içindeki birlikteliği daha da pekiştirip, bizleri mutlu kılacaktır.
Herkese ailesi ile birlikte mutlu, huzurlu ve sağlıklı bir yaşam dileğiyle…
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- KO-MEK hayata dokundu 29 Nisan 2026 Çarşamba
- Gereken özen ve duyarlılık… 28 Nisan 2026 Salı
- Engel değil, destek olmak… 27 Nisan 2026 Pazartesi
- Önyargılı olmadan dinleyebilmek… 26 Nisan 2026 Pazar
- Okuma alışkanlığı edinmek… 23 Nisan 2026 Perşembe
- Sahillerin doğal güzelliği… 22 Nisan 2026 Çarşamba
- Yeşil alanlar ve parklar… 21 Nisan 2026 Salı
- Evsel atıklar ve görsel kirlilik 20 Nisan 2026 Pazartesi
- Hoşgörü hayatın her alanında… 19 Nisan 2026 Pazar
- Ulaşımda saygı ve empati… 16 Nisan 2026 Perşembe