26. yılda acılar ilk günkü gibi…

14 Ağustos 2025 16:17
26. yılda acılar ilk günkü gibi…

17 Ağustos 1999 tarihinde, yani bundan tam 26 yıl önce, başta Gölcük olmak üzere Marmara Bölgesi’ni derinden sarsan deprem meydana gelmiş, yalnızca Marmara Bölgesi değil, diğer bölgelerdeki il ve ilçelerde de hissedilen deprem, ilçemizde de büyük yaralar açmıştı. Bazı vatandaşlarımızın hayatını kaybettiği, bazı vatandaşların yaralı olarak kurtulduğu, evlerin hasar gördüğü depremin yaratmış olduğu izler, eski hasarlı binaların yıkılması ve yerine daha sağlıklı binaların yapılmasıyla her geçen yıl biraz daha silinmeye başladı.

Yaşadığımız depremin üzerinden 26 yıl geçmesine rağmen, ilçemizde yaşayan vatandaşlar depremi unutmadı, unutturmadı. Her yıl 17 Ağustos tarihinde yapılan etkinliklerle ve dualarla deprem şehitleri anılıyor, deprem gerçeği konusunda bilinçli olunması konusunda bilgilendirmeler yapılıyor.

Yaşadığımız bölgenin deprem kuşağında bulunması ve olası depremlere karşı hazırlıklı olmamız ise tüm gerçekliği ile karşımızda duruyor. Depremi yaşamış olduğumuz yıl ve takip eden ilk yıllarda vatandaşlarda oluşan deprem bilinci ve alınması gereken önlemler, aradan yıllar geçtikçe biraz daha azalmış gibi görünüyor. Yaşamış olduğumuz deprem ise bizlere birçok şey öğretti. Bunlardan ilki depreme dayanıklı sağlam binalar yapmak, ikincisi ise bölgemizin deprem kuşağında olduğu gerçeği idi. Deprem sonrasında yapılan binalar, depreme dayanıklı olarak inşa edilirken, 17 Ağustos depreminden sonra yanımızdan ayırmadığımız deprem çantası bile yıllar içinde unutulup gitti.

Depremden sonra geçen yıllar içerisinde ilçemizde bulunan hasarlı binaların yerine, daha modern ve sağlam binalar yapılması amacıyla çalışmalar yapıldı. Daha çok ilçemizin üst kesiminde artan yapılaşmayla birlikte, ilçe nüfusunda da depremin yarattığı dışarı göç ile azalan nüfus sayısında da yıllar içinde artış meydana geldi.

Depremi yaşamış olan ilçemizdeki vatandaşların, o tarihten sonra en büyük tercih sebepleri depreme dayanıklı binalarda oturmak oldu. Neredeyse D-130 Karayolu’nun alt tarafındaki nüfus kadar, üst kesimlerinde artan nüfus yoğunluğu, yeni yerleşim alanlarını da cazibe merkezi konumu durumuna getirdi. Şehir merkezinde bulunan hemen her şeyi bulabilmenin mümkün olduğu yeni yerleşim yerlerine vatandaşların ilgisi ise her geçen gün artmaya devam ediyor.

Bununla birlikte ilçemizde üç ayrı noktada Kentsel Dönüşüm Projesi başlatıldı. Merkez Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamımda yeni binalar yükselmeye başladı. Kentsel dönüşümün tamamlanması ile birlikte, vatandaşlar daha sağlam ve sağlıklı binalarda oturma imkanına kavuşurken, proje aynı zamanda ilçemizin çehresini de değiştirecektir. Kentsel dönüşüm ilçemizde hizmet veren esnaflar açısından da, önemli katkılar sağlayacaktır. Kentsel dönüşüm projesi tamamlandığında esnaflar daha iyi şartlarda ve daha güzel bir çevrede hizmet verebileceklerdir. İlçemiz genelinde bulunan onarım ve güçlendirmesi yapılmayan orta hasarlı ya da metruk binalarda ise yıkım çalışmaları gerçekleştirildi.

Deprem konusunda kendimiz kadar, geleceğimiz olan çocuklarımızın da bilinçlenmesi, deprem gerçeği ve alınması gereken önlemler konusunu hafızalarımızda daima canlı tutmalıyız. Depremde kaybettiğimiz yakınlarımızı, dostlarımızı ve arkadaşlarımızı unutmasak da, zamanla depremde bizlere ders niteliğinde olan bazı şeyleri geçen zaman içerisinde sanki unutur olduk.

Yaşamış olduğumuz acıyı elbette unutmak mümkün değil, fakat hepimizi derinden sarsan depremden gereken dersleri çıkarmalı ve buna göre hareket etmeliyiz. 17 Ağustos Depremi’nin 26. yıldönümünde yaşadığımız acı ve üzüntüyü kalplerimizde bir kez daha derinden hissediyoruz. Depremde hayatlarını kaybeden tüm vatandaşlarımızı rahmetle anıyor, ailelerine sabırlar diliyorum.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X