‘Zalimin karşısında, mazlumun yanındayız’
26 Ekim 2023 17:24

‘Zalimin karşısında, mazlumun yanındayız’

Büyük Birlik Partisi Gölcük İlçe başkanı Şahin Akpınar, ülke ve dünya gündemine değinerek Filistin’e İsrail tarafından yapılan saldırılar hakkında konuştu. Akpınar, açıklamasında “Zalimin karşısında, mazlumun yanındayız” dedi

Büyük Birlik Partisi Gölcük İlçe başkanı Şahin Akpınar, dün ülke ve dünya gündemine değinerek Filistin’e İsrail tarafından yapılan saldırılarla ilgili olarak açıklamalarda bulundu.  Akpınar, açıklamasında “İlk olarak geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdiğimiz genel kurultayda yeniden seçilerek göreve devam eden Sayın Genel başkanımız Mustafa Destici ve parti yönetimimize hayırlı olsun dileklerimizi iletiyoruz. Kongremizin tüm memleketimize hayırlar getirmesini diliyoruz” dedi.

‘ÇOK SAYIDA ÖNEMLİ GELİŞME YAŞANDI’

Sözlerine devam eden Akpınar, “Geride bıraktığımız 10 yıllık zaman diliminde, dünyada ve bölgemizde ülkemizin güvenliğini de birinci dereceden etkileyen çok sayıda önemli gelişme yaşandı. 2014 yılında Rusya’nın Kırım’ı ilhakıyla fitili ateşlenen gerginlik, 24 Şubat 2022’de Rusya’nın Ukrayna'yı işgale başlamasıyla bugün Avrupa’nın bütününe yayılma potansiyeli taşıyan, dehşet ve endişeyle izlediğimiz bir savaşa dönüştü. 27 Eylül – 10 Kasım 2020 tarihleri arasında Azerbaycan’ın Ermenistan’a karşı mutlak zaferi ve 30 yıldır işgal altında olan Karabağ’ın işgalden kurtuluşuyla sonuçlanan 2. Karabağ savaşı yaşandı” dedi.

‘OLUMSUZ YANSIMALARLA KARŞI KARŞIYA KALDIK’

Başkan Akpınar, açıklamasını sürdürerek “Irak ve Suriye’de yaşanan iç savaşlar, her iki ülkeyi, Türkiye’yi hedef alan terör örgütlerine yaşam alanı sağlayan birer bataklık haline dönüştürdü. Bu bataklıkta zaten birer zulüm rejimi olan her iki ülkede yaşayan Türkmenlerin yok edilmeye çalışılmasıyla bölgenin kaynaklarını yağmalama yarışındaki emperyalist güçlerin neden olduğu istikrarsızlık ve bunun çok sayıda alanda Türkiye’yi etkileyen olumsuz yansımalarıyla karşı karşıya kaldık. Geride bıraktığımız dönemde sıklıkla Yunanistan’la Batı Trakya, Ege, Kıbrıs ve Doğu Akdeniz bahaneleriyle karşı karşıya getirilmeye çalışıldık. 2016 yılında, önceki darbeler gibi bir dış istihbarat operasyonu olan 15 Temmuz darbe girişimine maruz bırakıldık” dedi.

‘YAŞANANLARI ÜZÜNTÜYLE TAKİP EDİYORUZ’

Sözlerine devam eden Akpınar, “Maalesef Filistin’de savaş devam ediyor. Her Müslüman gibi, her insan gibi yaşananları üzüntüyle takip ediyoruz. Osmanlı’nın, Türklerin bölgeden, bütün olarak Ortadoğu’dan, hatta Kuzey Afrika’dan çekilmek zorunda kaldığı günden beri o topraklarda acı, kan ve gözyaşı hiç dinmedi. Osmanlı’nın, Türklerin, bölgeden çekilmek zorunda kalmasından sonra yaşananlara sağduyuyla baktığımızda, hep aynı nedenlere, aynı faillere, aynı sonuçlara ulaşıyoruz. Anlaşmazlık konusu ne olursa olsun, geçmişte ne yaşanmış olursa olsun, sivillere yönelen saldırılar cinayettir. Kudüs, tüm semavi dinler için kutsal sayılan bir bölge niteliği taşıyor” dedi.

‘KUDÜS, SEVGİ VE BARIŞ MERKEZİ HALİNE GETİRİLMELİ’

Başkan Akpınar, açıklamasını sürdürerek “Tarihte yaşanan sayısız olumsuz örneğe rağmen insanlığın geçmişte yaşananlardan çıkarması gereken dersler, bilimin ve teknolojinin bugün geldiği düzey, Kudüs’ün tüm inanç grupları için bir sevgi ve barış merkezi haline getirilmesi olmalıdır. Filistin’de, Ortadoğu’da, dünyada savaşın, sömürünün, savaş ve sömürü nedeniyle ölümlerin, acıların yaşandığı her yerde, başta Birleşmiş Milletler olmak üzere uluslararası kuruluşlar, yaşananlarla ilgili sorumluluk sahibidir. Maalesef dünyada sömürünün nedenleri, uluslararası kuruluşları da aynı amaçlarla kullanmaya, yönetmeye devam ediyor. Bölgede bugün için iki devletli bir çözüm dışında çıkış yolu görünmüyor. Başkenti Kudüs olan Filistin devletinin kurulması ve tanınması, tesis edilmesi gereken barışın ilk adımı olmalıdır. Yaşasın bağımsız Filistin, kahrolsun katil İsrail!” dedi.

‘TÜRKİYE, DURUMUNU MUHAFAZA ETMELİ’

Akpınar, “Bugün için Türkiye, yaşanan savaşın her iki tarafının da güvenine sahip olma durumunu muhafaza etmelidir. Türkiye’nin gücü ve varlığı, özellikle İsrail ve Filistin halkları için barış umutlarının az sayıdaki ihtimalinden biri olarak görünüyor. Türkiye barışın sağlanması, masum sivillerin korunması için elinden gelen tüm gayreti göstermelidir. Türkiye, Ortadoğu’da yayılma ihtimali olan savaşa karşı yeni bir göç akınına maruz kalmamak için sınırlarını ve tedbirlerini güçlendirmelidir. Yine yaşanan savaşın neden olabileceği ekonomik sıkıntılara karşı Türkiye, gereken tedbirleri almalıdır. Yine Türkiye bölgeye yapılacak insani yardımlara öncülük etmelidir. Bizim tarafımız açık ve nettir. Biz masum Filistin halkının, Gazzeli kardeşlerimizin yanındayız. Biz İslam’ın ve Müslüman’ın yanındayız. Biz zalimin karşısında, mazlumun yanındayız. Çocuk, yaşlı, kadın, suçlu – masum ayrımı gözetmeden Gazze’ye bomba yağdıran, binlerce çocuğu, kadını acımasızca katleden Siyonist ve terörist İsrail’in karşısındayız. Bütün dünyaya sesleniyoruz: Bu soykırımı durdurun. Arap Birliği’ne ve İslam dünyasına sesleniyoruz: Bugün yaşananlara seyirci kalırsanız yarın aynı akıbet sizi de bulacaktır. ABD’ye de sesleniyoruz: İsrail’e verdiği kayıtsız şartsız destek, yapılan soykırımın tarafı olmaktır. Siyonist Biden’ın tüm Amerika’yı ve Amerikan halkını yarınlarda soykırımcı olarak itham ettirecek kararlarına müsaade edilmemelidir. Gazze’deki hastanenin İsrail savaş uçakları tarafından bombalanmasının üzüntüsünü, öfkesini ve şaşkınlığını yaşamaya devam ediyoruz. Her geçen gün her hadisede, nasıl bu ölçüde kötü olunabileceğiyle ilgili hepimizi dehşete düşüren yeni örneklerle karşılaşıyoruz. Hangi biçimde ifade edilirse edilsin bugün gerçekleştirilen cinayetlerin insanlık suçu dışında herhangi bir kalıba sığdırılması mümkün değildir. Bununla birlikte her iki taraftan sivilleri hedef alan tüm saldırılar, insanlık tarihine kara bir leke olarak geçecektir. Uluslararası güvenlik örgütlerinin duyarsızlığını, açıkça telaffuz etmeseler de Gazze’de Müslümanların yok edilmesini bir çözüm olarak gören ve gelişmeleri bu istikamete sürüklemeye çalışan İsrail yanlısı ülkeleri, alacakları tüm kararları ABD’ye teyit ettirme mecburiyeti duyan Arap ülkelerini nefretle kınıyorum. Hepsi tarihte suçlu ibaresiyle yer alacak” dedi. Erdem ŞENGÜL

BENZER HABERLER
X