‘Zafer Bayramı’nın altında kahramanlık vardır’
30 Ağustos 2020 15:30

‘Zafer Bayramı’nın altında kahramanlık vardır’

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Gölcük İlçe yönetimi, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla dün Anıtpark’ta çelenk sunma programı gerçekleştirdi.

CHP Gölcük İlçe Başkanı Fikret Gürel, “Zafer Bayramı’nın altında kahramanlık vardır” dedi

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Gölcük İlçe yönetimi, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla dün Anıtpark’ta bir çelenk sunma programı gerçekleştirdi. Programa CHP İl Yöneticisi İsmet İşeri, CHP Gölcük İlçe Başkanı Fikret Gürel ve yönetimi, İYİ Parti Gölcük İlçe Başkanı İsmail Aynacı, CHP İlçe Kadın Kolları Başkanı Mine İşeri ve yönetimi, İYİ Parti İlçe Kadın Kolları Başkanı Ece Ergüder, Millet İttifakı Gölcük Belediye Meclis Üyeleri ve partililer katılım gösterdi. Gerçekleştirilen programda ilk olarak CHP Gölcük İlçe Başkanı Fikret Gürel, Atatürk Anıtı önüne çelenk sunumunda bulundu. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’mızın okunmasının ardından CHP Gölcük İlçe Başkanı Fikret Gürel, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla bir konuşma yaptı. Başkan Gürel, “Milli bayramlar, ulusça kutladığımız birlik ve beraberliğimizi pekiştiren, gurur duyarak sevinçlerimizi paylaştığımız özel günlerdir. Ayrıca milli bayramlarımızı kutlarken atalarımızın kahramanlıklarını ve başarılarını, göğüslerimizi kabartarak anlatır ve anarız. O kahramanların bizlere emanet ettiği bu güzel değerleri daha iyi kavrar ve gelecek nesillere de aktarırız” dedi.

‘30 AĞUSTOS’U ETKİSİZLEŞTİRMEYE KİMSENİN GÜCÜ YETMEYECEK’

Başkan Gürel, “Bu vesile ile Anadolu’da yaşamak ve yurt tutmak için tarih boyunca kazanılan zaferlerimiz vardır. Bunların ilki, Anadolu’yu Türk vatanı haline getirmek için 26 Ağustos 1071 tarihinde kazanmış olduğumuz Malazgirt Meydan Savaşı, diğeri de ne tesadüftür ki aynı güne denk gelen, Anadolu’yu düşman işgalinden kurtarmak için başlatılan Başkumandanlık Meydan Muharebesi’dir. Bu iki tarihi zaferi birbirinden ayırt etmek imkansızdır. Gönlümüz odur ki 26-30 Ağustos tarihlerini Zafer Haftası olarak ilan edip bu iki görkemli zaferi hafta boyunca kutlamaktır. Çünkü 1071’de bu topraklara Anadolu Selçukluları olarak girişimizden 851 yıl sonra, yine Bizans’ın temsilcilerinin, emperyalist güçlerin desteğiyle Anadolu’yu işgali sonrasında 1922’de başlatılan Başkumandanlık Meydan Muharebesi ile ülkemizin düşman işgalinden kurtularak bağımsız, yenilikçi ve çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı çok önemli ikinci zaferimizdir. Dolayısıyla 1926 yılından beri kutlanmakta olan 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı etkisizleştirmeye kimsenin gücü yetmeyecektir” dedi.

‘BÜYÜK TAARRUZ’U ANMAK, HERKESİN ÖNEMLİ BİR GÖREVİDİR’

Başkan Gürel, konuşmasını sürdürerek “Eğer bundan 98 yıl önce, 26 Ağustos 1922’de Yunan işgaline karşı başlatılan Büyük Taarruz 30 Ağustos 1922’de zaferle sonuçlanmasaydı, ülkemiz parçalanır ve düşman işgali ile yok olur, giderdi. Bu yüzden 30 Ağustos 1922’de Dumlupınar'da Mustafa Kemal Atatürk başkumandanlığında zaferle sonuçlanan Büyük Taarruz’u anmak, kutlamak, özünde ben ‘Ne mutlu Türküm’ diyebilen herkesin önemli bir görevidir. Ama görülmektedir ki Cumhuriyetimizin bütün kazanımlarının ve milli değerlerinin bir bir yok edilmeye çalışıldığı bir yapıyla yönetilmeye çalışıldığımız bu ortamda, pandemi kuralları bahane gösterilerek önceki milli bayramlar gibi 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlama ve anma törenleri de önce iptal edilmeye çalışıldıysa da toplumdan gelen tepkiler göz önüne alınıp kısıtlı bir şekilde, adeta yasak savar bir zihniyetle kutlanmak istenmesini, inancım tamdır ki vatanını ve bayrağını seven bütün vatandaşlarımızın kabullenmesi zordur” dedi.

‘TOPLUMUN ÇOĞUNLUĞUNU YOK SAYAMAZSINIZ’

Başkan Gürel, konuşmasının sonunda “Amacım milli bayramımız olan 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın kutlanmasının engellenmesini kabullenmemektir. 15 Temmuz gibi, 24 Temmuz gibi etkinlikler önemliyse bu zafer, daha da önemlidir. Çünkü 98. yılını kutlayacağımız Zafer Bayramı’nın altında kahramanlık vardır, cesaret vardır, özveri vardır, hatta vatan uğruna gözü kırpmadan canlar verebilirlik vardır. Eğer 30 Ağustos 1922’de bu zafer kazanılmasaydı ne 15 Temmuz’u, ne Ayasofya Camii’nin açılışını, ne turizmi konuşur ne de diğer milli ve dini bayramları kutlardık. Buradan yetkililere nacizane seslenmek istiyorum. Bu milleti manevi değerlerinden ve Atatürk sevgisinden uzaklaştıramazsınız. Bir tarafa şirin gözükürken toplumun çoğunluğunu yok sayamazsınız. Benim bu söylemlerim siyasi bir söylem değildir. Tamamen milli duygularımın tercümesidir. Bu duygu ve düşüncelerimle herkesin 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutluyor, bu büyük zaferi bizlere yaşatan başta Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere silah arkadaşları ve bütün kahraman şehitlerimizi minnet ve rahmetle anıyorum. Ruhları şad olsun” dedi. Erdem ŞENGÜL

BENZER HABERLER
X