“Yemeği sağlıklı beslenmek için yemeliyiz”
Gölcük İlçe Sağlık Müdürü Fatma Kudal Koç, aşırı tuz kullanımının azaltılması hakkında bilgiler vererek tuz kullanımının sağlık açısından azaltılması gerektiği üzerinde durdu
Gölcük İlçe Sağlık Müdürü Fatma Kudal Koç, aşırı tuz kullanımın sağlığa zararlı olduğunu belirterek bunun azaltılması gerektiğini belirtti. Müdür Koç, “’Tuzum kuru, tadım tuzum kalmadı’ gibi atasözleri, ruh dünyamızda yerini korusa da beden sağlığımız için tuz kullanımının azaltılması artık bir zorunluluktur. Tıp dünyası, hastalıkların oluşumunu önlemek için risk faktörlerinin ortadan kaldırılması anlamında çalışmalara çoktan başladı. Tüm dünyada ortalama yaşam süresinin uzatılması, ‘Hastalık var, hastalıklar biliniyor ama hasta birey yok' yaklaşımıyla hastalık oluşumunu engelleyen çalışmaları başlattı. Dünyada olduğu gibi ülkemizde de kronik hastalıklar, yaşam kalitesini düşüren, ekonomik yükü ağır, erken ölümlere yol açan hastalık grubundandır. Kronik hastalıkların büyük bölümü beslenmeyle önlenebilir risk faktörleri içerir” dedi.
“AŞIRI TUZ KULLANIMI, KRONİK RAHATSIZLIKLARI TETİKLER”
Açıklamalarına devam eden Müdür Koç, “Tuzun fazla kullanılmasının ya da aşın tuz tüketiminin azaltılması birçok kronik hastalığın önlenmesinde etkilidir. Aşırı tuz tüketiminin bir sonucu olan hipertansiyon, buna bağlı olarak gelişen kardiyovasküler hastalıklar, böbrek hastalıktan, serebrovasküler olaylar, tüm dünyada bir numaralı ölüm nedenlerinin başında yerini korumaktadır. Ülkemizde her 4 ölümden biri hipertansiyona bağlıdır. Yemek kültürümüzle ilgili olarak günlük almamız gereken tuz miktarının 2-3 katı tuz tüketmekteyiz. Aşın tuz tüketimi, vazgeçilebilir bir beslenme alışkanlığıdır. İhtiyacımızdan fazla olan tuz, aynı anda eklem hastalıkları, osetoporoz ve mide kanserine de yol açmaktadır. Bu kadar ciddi sağlık problemlerine neden olan aşırı tuz tüketimini azaltmak, sağlığı korumak ve yüksek kaliteli bir ömür isteyen her bireyin alışkanlığı olmalıdır. Bu nedenle biz halk sağlığı çalışanlarının hedefi, oluşması önlenebilir kronik hastalıkların risk faktörlerinin ortadan kaldırılması çalışmalarını yaygınlaştırmak, farkındalık yaratmalık olmalıdır. Tuz kullanımının azaltılması konusunda diğer kurumlarla işbirliği içerisinde çalışmalarımızı hızlandırmalıyız” dedi.
“SOFRADA TUZ KULLANIMI TEK GÜNAHKÂR DEĞİL”
Türk mutfağında yağlı ve tuzlu yemeklerin de bulunduğunu belirten Müdür Koç, “Kültürümüzde aşırı yağlı ve tuzlu yemeklerimiz yaygındır. Günlük aldığımız tuz miktarı, kan basıncımızın belirleyicisidir. Günde 5 gr tuz yeterlidir.(1 çay kaşığı silme tuz) Günde 1 gram tuz alımının azaltılması, felçlerde %5, kalp krizinde %3 azalma, günde 9 gram tuzu azaltmak felçten %34, kalp krizinden de %24 oranında korunmak anlamına geliyor. Bu da kan basıncı seviyesini aşağıya çekiyor. Baş ağrılarımız azalır ve yaşam kalitemiz artar. Tuz tüketiminin azaltılmasında hedef nüfus tabii ki de süt çocukluğundan başlayıp çocuk, ergen, erişkin ve yaşlıya doğru giden bir grup olmalıdır. Hipertansif yaşlı hastalara tuz kısıtlaması getirmek önem arz ederken biz risk faktörleriyle savaşan bir grup olarak aşırı tuz tüketimine karşı tüm sağlıklı bireylere ulaşarak farkındalık yaratmalıyız. Bu arada sofrada tuz kullanımı tek günahkar değil. İşlenmiş gıdalarda bulunan tuz miktarı, günlük aldığımız tuzun %75-80'ini oluşturuyor. Zeytin, peynir, turşu, salam, sosis, sucuk ve cipslerden zaten ihtiyacımızın üzerinde tuz alıyoruz. Aslında %5 kadar tuzu yemekleri pişirirken %6 kadarını da masadaki tuzluktan alıyoruz” dedi.
“YEMEĞİ SAĞLIKLI BESLENMEK İÇİN YEMELİYİZ”
Açıklamalarını tuzla ilgili faydalı bilgiler vererek bitiren İlçe Sağlık Müdürü Fatma Kudal Koç, “Burada işlenmiş gıdalar (salamuralar) ciddi sorun oluşturuyor. Zeytinin, peynirin tuzsuz olanının tercih etmek, bunları akşamdan suya bırakmak, salatalara kekik, karabiber, fesleğen, maydanoz ilave etmek, alışkanlığımız olmalı. Yemeği tadı tuzu için değil, sağlıklı beslenmek için yemeliyiz. Damak tadı alışkanlığımızı, beden tadına dönüştürebiliriz. Bilmek kadar bildiğini uygulamak, önemli bir kişilik özelliğidir. Bildiğimizi anlatmak, bir grupla paylaşmak kadar bildiğimizi uygulamak da sağlıkçılar açısından örnek bir davranış olacaktır. Önce biz tuzumuzu azaltalım, mesleğimizde olduğu kadar sağlığımızla da örnek teşkil edelim” dedi.