Yazıcı: Organ nakli caizdir
18 Kasım 2013 19:03

Yazıcı: Organ nakli caizdir

Organ bağışı ile ilgili açıklama yapan Gölcük Müftüsü Mehmet Yazıcı, “Kişi ölmüşse, kişinin organları alıcı olan kişinin de rızası ile nakil edilebilir” dedi

Gölcük Müftüsü Mehmet Yazıcıorgan bağışı ile ilgili açıklama yaptı. Organ bağışının caiz olduğunu belirten Yazıcı, “Diyanet Başkanlığının yazılı açıklamasında organ veya dokusu alınan kişinin, ölmüş olması, organ veya dokusu alınacak kişinin sağlığında buna izin vermiş olması veya hayatta iken yakınlarının rızasının sağlanması, alınacak organ veya doku karşılığında hiçbir ücret alınmaması, tedavisi yapılacak hastanın da kendisine yapılacak bu nakle razı olmasının gerektiğine dair fetva verdi. Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanlığı, ölen kimselerden alınacak organ ve dokuların, tedavilerinin ancak bu yoldan yapılabilecek hastalara nakli konusunda istenen fetvayı 1 Mart tarihinde verdi. Yüksek Kurul, Kuran-ı Kerim ve Hadislerde organ ve doku nakli konusunda sarih bir hüküm bulunmadığı ifade etti. Dinimizde, kitap ve Sünnet'in delaletlerinden çıkarılmış umumi hüküm ve kaideler de vardır. Bilindiği üzere, insan mükerrem bir varlıktır. Mahlukatı içinde Allah onu mümtaz kılmıştır. Bu itibarla normal durumlarda ölü ve diri kimselerden alınan parça ve organlardan faydalanılması, insanın hürmet ve kerametine aykırı görüldüğünden, İslam alimlerince caiz görülmemiştir. Ancak, zaruret durumunda, zaruretin mahiyet ve miktarına göre bu hüküm değişmektedir. Nitekim dinimiz, bir kısım fiil ve davranışları yasak kılmış, kitap ve sünnet bunları tespit etmiştir. Sözgelimi murdar hayvan (meyte), kan, domuz eti, şarap... vb. şeylerin yenilip içilmesi, alınıp satılması, ilaç olarak kullanılması haram kılınmıştır. Ancak ,zaruret halinde bunlardan ölmeyecek kadar yenilip içilmesinin meşru olduğu beyan buyrulmuştur” dedi.

‘ORGAN ASLA PARAYLA SATIN ALINAMAZ VE SATILAMAZ’ Müftü Yazıcı açıklamasının devamında, “Fetvada, İslam alim ve hukukçularının zorunluluk durumunda bir ölçüde dinen yasaklanmış şeyleri mubah kıldığı ve zaruret halinde, başka bir çare olmayan bütün yasakların zaruret miktarınca işlenmesinin caiz ve mübah olduğu sonucuna vardıkları ifade edildi. Fetvanın devamında şöyle denildi: O halde, ölmüş kimselerden tedavi maksadıyla organ ve doku alma ve bunları hasta veya yaralı kimselere nakletme konusunda bir hükme ulaşabilmek için; zarurete binaen, cesedin kesilmesi, organ ve dokularından bir kısmının alınmasının caiz olup olmadığı, hastalığın tedavisinin zaruret sayılıp sayılmayacağı, organ ve doku nakli caiz ise, hangi şartlarla caiz olduğunun bilinmesi gerekmektedir. İslam alim ve hukukçuları, karnında canlı halde bulunan çocuğun kurtarılması için ölü annenin karnının yarılmasına, başka yoldan tedavileri mümkün olmayan kimselerin kırılmış kemiklerinin yerine, başka kemiklerin nakline, bilinmeyen hastalıkların öğrenilmesi ve hayatta bulunmaları sebebiyle hastaların tedavilerinin sağlanabilmesi için, yakınlarının rızası alınmak suretiyle, ölüler üzerinde otopsi yapılmasının caiz olacağına, fetva vermişler, canlı bir kimseyi kurtarmak için, ölünün bir parçasını itlaf etmeyi caiz görmüşlerdir. O halde, hayatı veya hayatî bir uzvu kurtarmak için başka çare olmadığında, kan, doku ve organ nakli yolu ile de bazı şartlara uyularak, tedavinin caiz olması gerekir” dedi.

‘KALP NAKLİ DE CAİZ’

Müftü Yazıcı, “Yüksek kurul Müşavere ve Dini Eserleri İnceleme Kurulu'nun 25 Ekim 1960 tarih ve 492 sayılı kararında, Tedavileri için kan nakline zaruret bulunan hasta ve yaralılara başka kimselerden kan naklinin; başka kimselerden alınacak parçaların takılmasıyla görmeleri mümkün olduğu takdirde; hayatında buna izin vermiş olan kimselerin, ölümlerinden sonra gözlerinden alınacak parçaların bu durumdaki kimselere takılmalarının caiz olacağını bildirdiği hatırlatıldı. Din İşleri Yüksek Kurulu'nun 19 Ocak 1968 tarihinde verdiği 3 sayılı gerekçeli kararında Yalnız hayatı kurtarmak için değil, bir organı tedavi etmek, hastalığın tedavisini çabuklaştırmak için de kan naklinin caiz olduğu, tıbbi ve hukuki kaidelere riayet edilmek şartıyla kalp naklinin de caiz olacağı fetvasının verildiği hatırlatıldı.

 

‘DOKU NAKLİ CAİZDİR’ Yurt dışında, çeşitli İslam ülkelerinin yetkili kişilerince de aynı yolda fetvalar verildiğini söyleyen Müftü Yazıcı, “Kurulumuzca da aşağıdaki şartlara uyularak yapılacak organ ve doku naklinin caiz olacağı sonucuna varılmıştır. Zaruret halinin bulunması, yani hastanın hayatını veya hayatî bir uzvunu kurtarmak için, bundan başka çaresi olmadığının, meslekî ehliyet ve dürüstlüğüne güvenilen bir tabip tarafından tespit edilmesi, Hastalığın bu yoldan tedavi edilebileceğine tabibin kesin kararının bulunması, Organ veya dokusu alınan kişinin, bu işlemin yapıldığı esnada ölmüş olması, Toplumun huzur ve düzeninin bozulmaması bakımından organ veya dokusu alınacak kişinin sağlığında (ölmeden önce) buna izin vermiş olması veya hayatta iken aksine bir beyanı olmamak şartıyla, yakınlarının rızasının sağlanması, alınacak organ veya doku karşılığında hiçbir şekilde ücret alınmaması, tedavisi yapılacak hastanın da kendisine yapılacak bu nakle razı olması gerekir” dedi.

 

‘GÜNAH VE SEVAP ORGAN SAHİBİNE AİTTİR’

Yazıcı “Bize en çok bir başka kişiye nakil olan organ günah işlerse organ sahibine yazılıyor mu? Sorusu geliyor. Organ nakli öncesi günahı ve sevabı organ sahibine aittir.

Kurulumuzca zaruriyet halinin bulunması yani hastanın hayatını kurtarmak için budan başka çaresi olmadığının mesleki ehliyet ve dürüstlüğüne güvenilen Tabip tarafından edilmesi durumda caizdir. Hastalığın bu yolda tedavi edilebileceğine tabibin zamanı galibinin bulunması, organ ve dokusu alınan kişinin bu işlemde ölmüş olması gerekir. Toplumun huzur ve güven bozulmaması bakımında organ ve doku alınacak kişinin ölmeden önce buna izin vermiş olması ve hayatta iken aksine bir beyanı olmak şartı ile yakınlarının rızasının sağlanması gerekir. Alınacak organ ve doku karşılığında hiç bir şekilde alınmayacaktır. Tedavisi yapılacak hastanın da kendisine yapılacak bu nakle razı olması gerekmektedir” dedi.

BENZER HABERLER
X