Yaşlık: Paylaşımda adalet istiyoruz
Yaşlık: Paylaşımda adalet istiyoruz
Memur Sen İl Temsilcisi Şahin Yaşlık, uyuşmazlıkla sonuçlanan TİS görüşmeleri ile ilgili, “Hakem Kurulu’ndan, refahın tabana yayılmasını, gelir dağılımında adaletin sağlamasını istiyoruz. Biz, refahtan pay, paylaşımda adalet istiyoruz” dedi. Memur Sen İl Temsilciliği üyeleri Sabri Yalım Parkı’nda toplanarak uyuşmazlıkla sonuçlanan Toplu İş Sözleşmesi (TİS) görüşmeleri hakkında açıklama yaptı. Açıklamayı gerçekleştiren Memur Sen İl Temsilcisi Şahin Yaşlık, “Uyuşmazlıkla sonuçlanarak Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’na giden 5. Dönem Toplu Sözleşmede, kamu görevlilerinin haklı beklentilerini dile getirmek ve kazanımları arttırmak için bugün 81 ilde “Emeğe Saygı, Adalete Davet” temasıyla sahadayız. Memur-Sen olarak pazarlık sürecinde eylemlerle, basın açıklamalarıyla, iş bırakmalarla sahada olduk ve Kamu Görevlileri Heyetini destekledik. Bugün de aynı kararlılıkla ve örgütlü gücümüzle meydanlardayız. Memur-Sen’in tekliflerinin tümü makul olmasına karşın maalesef kamu işvereni makbul tekliflerle gelmediğinden süreç uyuşmazlıkla sonuçlanmış ve Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna gitmiştir” sözlerini kullandı.
‘KAMU GÖREVLİLERİNİN EMEĞİ DEĞERSİZLEŞTİ’
Sözlerini sürdüren Yaşlık, “Süreç tıkandığı anda bile “Gelin Hakem Kuruluna 3 günlük başvuru sürecini 1 güne indirelim ve müzakere sürecini 2 gün daha uzatalım, masada sorunları çözelim” dedik ama teklifimiz kabul edilmedi. Dün dedik bugün de diyoruz: Memur-Sen’in teklifleri milletin talepleridir. Çünkü bu teklifler milletin maşeri vicdanında makes bulmuş adil ve hakkaniyetli tekliflerdir. Bu nedenle, Kamu İşvereninin, Merkez Bankası’nın gerek beklenti anketinde gerekse kendi tahmininde ifade ettiği rakamların altında kalan tekliflerle gelmesini kamu görevlilerinin emeğini değersizleştirmek olarak görüyor ve algılıyoruz” diye konuştu.
‘SENDİKALAR İMZADAN KAÇMIŞLAR GİBİ TESPİT TUTANAĞI TUTULDU’
Yaşlık sözlerini, “Yasanın açık hükmüne aykırı bir şekilde; uyuşmazlık tutanağı düzenlenmeden, bu konuda bağlı sendikalardan hiç biriyle görüşülmeden ve sanki sendikalar imzadan kaçmışlar gibi tespit tutanağı tutulmuştur. Şayet, kamu görevlilerine teklif edilen zam oranları alın terimizin hakkını teslim eden bir düzeyde olsaydı, enflasyon karşısında eriyen alım gücümüzü güçlendirseydi, ülkenin ekonomik tablosu ve hükümetin açıkladığı rakam ve hedeflerle uyumlu olsaydı elbette Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’na gitmeye gerek kalmaz ve tarafların tümü için memnuniyet üretilmiş olurdu” şeklinde sürdürdü.
‘ARTIK SORUMLULUK HAKEM KURULUNDA’
“Ancak bütün çabalarımıza karşın kamu görevlilerinin emeğinin değerini teslim eden bir teklifle gelinmediği için Hakem Kuruluna gidilmiştir” diyen Yaşlık, “Bütün bunlara rağmen 1 Ağustos’tan bugüne kadar bu süreçte emeği geçen bütün öznelere ve kurumlara teşekkür ediyoruz. Bizler artık bunları geride bırakmış ve bütün dikkatlerimizi Hakem Kurulu’na yöneltmiş durumdayız. Hakem Kurulu’nun sağduyu ile konuya yaklaşacağına olan güvenimiz tamdır. Memnuniyet üretmek için hala geç olmadığını, artık bu sorumluluğun Hakem Kurulu’nda olduğunu hatırlatıyoruz” açıklamasında bulundu.
‘EMEĞİN HAKKINI TAKDİR EDECEK BİR KARAR BEKLİYORUZ’
Yaşlık, “Hakem Kurulu’nun da bu gerçekten sarf-ı nazar etmeyeceğini umuyor ve bekliyoruz. Milyonlarca insanı ilgilendiren genele ve 11 hizmet koluna ilişkin ve her biri bir sorunun çözümü, bir mağduriyetin giderilmesi anlamına gelen toplam 650 teklifimizin Hakem Kurulu tarafından dikkate alınmasını istiyoruz. Biz Hakem Kurulundan, refahın tabana yayılmasını, gelir dağılımında adaletin sağlamasını istiyoruz. Biz, refahtan pay, paylaşımda adalet istiyoruz. Biz, kamu görevlilerinin yaşam standardını yükseltecek, emeğin hakkını takdir edecek bir karar bekliyoruz” dedi.
‘UYUMLU BİR HÜKÜM KOYULACAĞINA İNANIYORUZ’
Yaşlık, “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçildikten sonra yapılan bu ilk Toplu Sözleşme görüşmeleri uyuşmazlıkla sonuçlanarak her ne kadar Hakem Kurulu’na gitmiş olsa bile, Hakem Kurulu’nun bu ülkenin bütçesi ve cüssesiyle ve de kamu görevlilerinin beklentileriyle uyumlu bir hüküm ortaya koyacağına inanıyoruz. Çünkü Memur-Sen olarak biliyor ve diyoruz ki Türkiye; varlığının ve güvenliğinin teminatı olan kamu görevlilerinin maaş, ücret ve alım gücünü yükseltecek ekonomik güce, siyasi özgüvene, politik perspektif ve bilince fazlasıyla sahiptir” şeklinde sözlerini tamamladı.