Yağmura inat sessiz çığlık devam etti
Değirmendere Çınarlık Meydanı’nda sağanak yağmura sessiz çığlık eylemine devam eden ‘Vardiya Bizde Platformu’ isyan etti.
Vardiya Bizde Platformu’ önceki gün Değirmendere Çınarlık Meydanı’nda sessiz çığlık eylemine devam etti. Eşlerine yapılan haksızlığın sürmesine sessiz kalmayacaklarını belirten asker eşleri, haklarını sonuna kadar savunacaklarını söyledi. Eylemde açıklama yapan asker eşleri, “Yıllarca devletine hizmet eden eşlerimiz, bugün tüm hakları ellerinde alınarak mağdur edilmiştir. Eşlerimizin hakkındaki tüm iddialar ve elde bulunan düzmece cdlerle, eşlerimizin tüm hürriyetleri elinden alınmıştır. Yeter artık bizlere çektirdiğiniz bu acılar yeter” diyerek haykıran asker eşlerinden Gonca Çelebi, 16 yıl hapis cezasına çarptırılan Berker Emre Tok’un mektubunu okudu.
‘BERKER ARTIK YOK’
Berker Emre Tok mektubunda “12 Eylül mesai çıkışı ve evliliğimizin 10. yıl dönümümüzün kutlamasına 9 gün kala ve hayatımızın değişmesine 5 dakika kala ilk senle buluşma yerimiz Kızılay’da dolmuş duraklarının karşısı marketlerin birinin önüydü. Yarım saat kadar önce telefonla görüşmelerimizde ses tonumdan anlamaya çalıştığı kötü haberin gelmediğini düşündüğünden bugünü de huzurlu bitirmişti. Marketten birlikte çıktık, benden bir cevap bekledi ve ben susarak cevap verdim. Oda artık Berker yok dedi. Sanki ben kabul etmesem bu yeni hayat başlamayacaktı. Kötülerin gücünü yok sanıyordu ruhu” ifadelerini kullandı.
BERKER EMRE TOK’UN MEKTUBU AĞLATTI
Tok mektubunun devamında, “Sonra neler dediğini hatırlamıyorum fakat gözlerinden seller akmaya başladı. Sanki benim ölüm haberimi almış gibiydi. İşportalar arasında yeni bir hayat geçtiğimiz sanal bir tüneldeydik. Ucu güven parka açıldı. Yeni hayatımızın ilk şahitleri o meşhur heykel ve havuzdu. İdil biricik kızımız 8,5 yaşındaydı. ikimizde çalıştığımız için yazın başından beri Çandırlı’da kayınpederlerin evinde denizdeydi. Pazartesi Perşembe sonu belli olmaya bir yolculuğa çıkacaktım. Önce Beşiktaş’ta savcılığa gidecektim, ardından da savcı nöbetçi mahkemeye sevk edecekti ve bende tutuklanarak ceza evine konacaktım. Subay avının listeleri pazartesileri çıkıyordu genelde. İftira dişlilerin arasında hayatımız acımasızca parçalanma sırası bu haftada bizdeydi. Kötülerin kara eleğinden omurgaların geçmesi imkansızdı. Uykusuz geceye yatsakta, ağlayarak yeni hayatın ilk gününe de doğacaktı güneş” ifadelerini kullandı.
Okunan mektubun ardından cezaevinde bulunan subay İsmail Hakkı Kılıç’ın babası Yavuz Kılıç bir andan gözyaşlarına boğuldu. Kılıç, “Yeter artık yaptığınız bu zulüm. Biz çocuklarımızı geri istiyoruz” diyerek isyan etti.
‘TÜRKLÜĞÜNDEN VAZGEÇME’
Vardiya bizde üyelerinden Sadet Tezcan okuduğu şiirinde “Yüce Türk Halkı sen bu topraklarda hiç yenilmeyen Mustafa Kemalin devamısın. Sen Sakaryasın, sen Dumlupınarsın, bu seferde yenilmeyeceksin. Geleceğini çaldırma, Din ile aldatılmaya İzin verme, Şanlı Türk Bayrağını indirme, Değişmeyecek üst kimliğin olan Türklüğünden vazgeçme. Asil ruhunu üç kuruşluk maddiyata ve karanlığa teslim etme. Vatana denizdeki mavi vatana havadaki semalarına olanların koruyucusu, orduna Donanmana ve Havva Kuvvetlerine sahip çık. En önemlisi seni kurtaracak mucize bekleme, zira hem kurtarıcı hem de mucize sensin” ifadelerine yer verildi.