‘Vergiyi arttırmak yerine devlette israf azaltılmalı’
Yeni vergi düzenlemelerini içeren 130 maddelik torba yasa hakkında değerlendirmelerde bulunan Gazetemiz köşe yazarlarından Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Hakan Bıçakçı, “Vergiyi arttırmak yerine israf azaltılmalı” dedi
Gazetemiz köşe yazarlarımızdan biri olan Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Hakan Bıçakçı, yeni vergi düzenlemelerini içeren 130 maddelik torba yasa ve bu yasadan çıkacak sonuç ile ilgili düşüncelerini dile getirdi. Bıçakçı, konu ile ilgili olarak yaptığı değerlendirmede, “Bazı Vergi Kanunlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı, TBMM Başkanlığı’na sunuldu. Yeni vergi düzenlemelerini içeren 130 maddelik torba kanun maddelerinden çıkarılacak bazı sonuçlar var. Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki her birimizin aynı zamanda birer ekonomist olması gerekir. Aile ekonomisi, her birimizin ilgi alanıdır. Vergi artışları, en çok dar gelirli aileleri etkilemektedir. Lüks bir aracın vergisindeki artış, toplumun genelini ilgilendirmediğinden kaliteli yaşamanın vergisi de kaliteli olmalıdır. Buna kimsenin itirazı yok! Bizim ilgi alanımız burası değildir” ifadelerini kullandı.
‘VERGİ TOPLAMA, ADALET GEREKTİRİR’
Bıçakçı, sözlerinin devamında, “Toplumun genelini ilgilendiren düşük kaliteli veya orta kaliteli yaşam standartlarının vergileri de o düzlemde, yani düşük seviyede olmalıdır. Ücret geliri elde edenlerin belirli bir aydan sonra gelirleri yüksek dilimlere takılmakta ve yüksek vergi kesintisine maruz kalınmaktadır. Gelir Vergisi’nin 3. dilimi, 3 puanlık artışla yüzde 27'den yüzde 30'a çıkartılacak. Bu durum, sadece ücret geliri elde edenleri değil, Gelir Vergisi ödeyen tüm kesimleri ilgilendirecektir. Kurumlar Vergisi, 2 puanlık artışla yüzde 20'den yüzde 22'ye çıkartılacak. Bir ülkede vergi artışlarının sebepleri; ya ekonominin müsrifliği toplanan vergilerden çok fazla ya da kayıt dışına çıkan kazançları kayıt içine almaya gücünüz yetmiyor. Vergi toplama, adalet gerektirir. ‘Nasıl olsa kaz misali elimizin altındakileri biraz daha fazla yolarız olur biter!’ derseniz bu anlayış doğru bulunmaz!” dedi.
‘CEBE GİREN NAKİT, MİLLİ GELİRE YAKIN OLMALI’
İnsanların asgari yaşam standartlarının fazla zorlanmaması gerektiğini ifade eden Bıçakçı, “Her bireyin bir tane şeye, (bu şey bir tane olmak kaydıyla; bir araba, bir ev vs.) ihtiyacı olabilir. Bir insanın sahip olduğu birlerin vergisi düşük olmalı. Birden çok sahip olunan servetin vergisi de katlanır olmalıdır. Başka türlü milli gelirin adaletli paylaşımından, sosyal devlet kurgusundan söz edemeyiz. Ülkemizde milli gelir, kişi başı 10 bin dolar diyebileceksek her kişinin cebine giren rakam bu ve buna yakın olmalıdır. Birisi 1000 dolarla yılını geçirip bir diğeri 1 milyon doların sahibi ise burada bir vergi adaletsizliği var demektir. Maliye Bakanımız Sayın Naci Ağbal’ın, gözlemlediğim kadarı ile hiçbir zaman vergi artışı yönünde bir eğilimi olmamıştır. Toplumun vergi veren sektörlerini dinleyip oradan çıkan raporlar sonucu yeni vergisel düzenlemeleri ile takdir toplamıştı. Anlaşılan, bundan sonra kendisi de rahat hareket edemeyecektir. Vergileri artırmak yerine, devlette israfı ve kayıt dışılığı azaltan yeni bir vergileme modeline geçmeliyiz” şeklinde konuştu. Erdem ŞENGÜL