‘Vatandaşın endişesinin temeli ekonomik daralma’
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Gölcük İlçe Kadın Kolları Başkanı Mine İşeri, koronavirüsle mücadele, aşı çalışmaları ve ekonomik durumla ilgili açıklamalarda bulundu.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Gölcük İlçe Kadın Kolları Başkanı Mine İşeri, koronavirüsle mücadele, aşı çalışmaları ve halkın ekonomik durumu ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Başkan İşeri, yaptığı açıklamasında “Covid-19 virüsüyle mücadelemiz, 8 ayı geçmiş durumda. Artan vaka ve vefat sayıları hepimizi endişelendirmekte ve durumun kontrolünü kaybettiğimizi doğrulamaktadır. Hükümetin aldığı önlemler, virüsün ülkemiz üzerindeki etkisini azaltmaya yetmemektedir. Geçtiğimiz günlerde Covid-19 salgınında üç aşı araştırma ve geliştirme grubu, yüzde 70 ile yüzde 90 arasında başarıya ulaştığını duyurdu. Dünya Sağlık Örgütü, aşırı talep nedeniyle fakir ve kırılgan ülkelerin aşı tedariğinde geride kalma riskinin bulunduğunu duyurdu” dedi.
‘MESNETSİZ BİR AŞININ TERCİHİ, MERAK VE ENDİŞE UYANDIRICIDIR’
Sözlerine devam eden Başkan İşeri, “AB 860 milyon, İngiltere 145 milyon, Japonya 290 milyon aşı sipariş verirken Türkiye’nin 10 milyon aşı tedariği adımı atması ve üstelik bunu, diğer tüm ülkelerin tedarik ettiği faz aşamalarında sona gelinmiş iki firma yerine başka bir firmadan sipariş vermeleri, bir vatandaş olarak endişe vermektedir. Diğer ülkeler, nüfuslarının 2 katından fazla sipariş verip vatandaşına güven verirken ülkemizin kendi nüfusuna yetecek düzeyde aşı talebinde bulunmaması şaşırtıcıdır. Ayrıca Çin menşeili firmanın ürettiği aşı, Brezilya’da 13 bin gönüllü üzerinde denenip beklenmedik yan etkiler nedeniyle 10 Kasım’da durdurulup 12 Kasım’da yeniden başlamıştır. Tüm dünyanın tedarik ettiği güvenilir, faz aşamaları tanımlanmış bir aşı yerine böyle mesnetsiz bir aşının tercihi, merak ve endişe uyandırıcıdır” dedi.
‘DESTEK, SİNEK VIZILTISI NİTELİĞİNDE OLDU’
Başkan İşeri, “Pandemi döneminde en çok akla gelen ve vatandaşın endişesinin temelini oluşturan bir diğer konu da yasaklar sebebiyle oluşan ekonomik daralma ve yoksulluktur. Bunun akabinde, bu durumun tahribatını gidermek için oluşturulan İşsizlik Sigortası Fonu, istihdam ve gelir kaybı gibi belirli durumlarda gelir desteği sağlamaktadır. Ancak pandemi sürecinde işsizlik fonundan bu desteği almak için bir sürü şart oluşturulmuş, üstelik verilen destek, fonun bütçesine bakıldığında sinek vızıltısı niteliğinde olmuştur. Hükümet, 2 milyon işçiye 1168 TL vermeyi çözüm olarak görmüş, 132 milyar TL tutarında toplanan paranın, vatandaşın vergi verip kendi tırnaklarıyla birikmesine katkı sağladığı bu paranın 7 milyar TL’sine bile sahip olamadığını göstermiştir. Hükümetin bu parayı kendi işçisine, emekçisine ödemeye çekinip yap-işlet-devret şeklindeki projelerle cumhuriyetin ilerleyen dönemlerinde ağır yük olacak projelerin sahiplerine ödeme yapmaktan çekinmemesi, döviz ve kur farkının kaynağını bu şekilde başkalarına yedirmesi, hükümet, devlet ve vatandaş üçlemesinin vahim ilişkisinin kanıtıdır” dedi. Erdem ŞENGÜL