ÜNLÜLER ŞEHRİ TRAKYA
14 Mart 2013 16:01

ÜNLÜLER ŞEHRİ TRAKYA

Bu hafta ilçemizde bulunan hemşeri derneklerimizden Gölcük Trakyalılar Kültür Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği’ni konuk aldık

İlçemizde 15 yıldır başarılı bir şekilde hizmet veren Gölcük Trakyalılar Kültür Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Orhan Karagöz,arkadaşımız Fahri Haner’e güzelim Trakya’yı anlattı. Röportaj: Fahri HANER

 

TRAKYA’YI KISACA TANITIR MISINIZ?

Trakya balkan yarımadasının doğusundaki bölgeye verilen isim. Trakya güney Avrupa’da yer alan güney Bulgaristan, kuzeydoğu Yunanistan ve Türkiye'nin Avrupa yakasını içeren tarihi çok zengin bir bölgedir. Türkiye sınırları içindeki yüzölçümü 133,080 km² olan bu bölgenin üç deniz ile sınırı vardır. Bunlar Karadeniz,Marmara Denizi ve Ege Denizi. Trakya’da genelde yazları kurak ve sıcak, kışları yağışlı ve soğuk kara iklimi hüküm sürer. Balkanlardan gelen soğuk hava dalgalarının geçit yeri olduğundan tipili kar yağışları ve kışın dondurucu soğuklar devamlı görülür. Bölgenin Karadeniz kıyılarında her mevsim yağışlı ve sisli bir iklim hüküm sürer. Güney kesimindeyse Marmara ikliminin tesirleri görülür. Ortalama yağış miktarı 600-1000 mm arasındadır. Yağışlar sonbahar ile kışın olur. İlkbaharda görülen yağışlar yazın çok azalır. Ortalama sıcaklık kışın -14°C, yazın ise 25°C’dir.

 

BÖLGE EKONOMİSİ VE SOSYAL YAPISI

Trakya Bölgesi, bütün Türkiye'de olduğu gibi etnik ve kültürel olarak zengin bir yapıya sahiptir. Balkanlar'daki Türk nüfusunun, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan günümüze kadar farklı dönemlerde Türkiye'ye göçlerinden en büyük payı Trakya Bölgesi almıştır.

Trakya'da nüfusun büyük kesimini oluşturan göçmenlerin yanı sıra, Bölgede uzun süredir yerleşik olarak yaşayan göçebe kültürün önemli temsilcileri olan Romanların, Bölge içindeki nüfusları diğer bölgelere göre oldukça büyüktür. Trakya'daki tüm yerleşim yerlerinde Romanlara rastlamak mümkündür. Diğer bir grup ise Bölgenin doğusunda hızlı sanayileşme sonucunda bölgeye göç eden insanlardır. Bu topluluk Türkiye'nin dört bir yanından gelen insanlardan oluşmaktadır. Ayrıca Trakya Bölgesi'nin batısında tarımdan yeterince gelir elde edemeyenlerin topraktan koparak sanayi bölgelerine göç ettikleri görülmektedir. Bölgede, 1980'lerin ardından yaşanan hızlı sanayileşme toplumsal yapıyı da etkilemiştir. Diğer bölgelerden Trakya'ya işçi olarak gelenler, özellikle Çorlu ve Çerkezköy ilçelerine yerleşmişlerdir. Kırklareli iline bağlı Lüleburgaz ilçesi ise daha az da olsa yine bu işçilerin göçünden etkilenmiştir. Gelen göçler, Türkiye'nin bütün bölgelerinden gerçekleşmektedir. Bölgede bulunan Organize Sanayi Bölgeleri ve OSB dışındaki alanlarda dağılmış birçok sanayi kuruluşunun iş gücü talebi bu bölgelere olan göç miktarını şekillendirmektedir. Trakya Bölgesi'ndeki üretimin ana sektörlere göre dağılımını incelemek, Bölgenin gelişimi hakkında ipuçları vermektedir. Trakya Bölgesi'ndeki toprakların, büyük bir çoğunluğu tarıma elverişli araziden oluşmaktadır. Bu yönüyle bile Trakya, diğer bölgeler dikkate alındığında eşsiz bir potansiyele sahiptir. Ancak, Trakya'nın ürettiği katma değerin sadece %11,5'i tarımdan elde edilmektedir.

 

TURİZM YAPISI

Trakya'da sanayi ve tarım dışında turizm potansiyeli olmasına rağmen; henüz Bölgede turizm bir sektör haline gelememiştir. Eski Osmanlı başkenti olan Edirne, doğal güzellikleri ve Fatih'in toplarını döktürdüğü Demirköy'ün bulunduğu Kırklareli ve Macarların milli kahramanı Rakoczi'nin yaşadığı evin bulunduğu, doğa güzelliklerine sahip ve doğa sporlarının yapılabildiği Tekirdağ, bölgenin turizm alanında atılım yapabileceğinin göstergesidir. Turizmde kısmen faal olduğu bilinen Şarköy, İğneada, Kıyıköy, Enez ve Edirne Merkez gibi destinasyonlardan; turizm altyapısının tam olarak geliştirilememesi, hizmet kalitesindeki düşüklük ve organizasyon eksiklikleri gibi sebeplerden ötürü yeterli verim alınamamaktadır. Trakya her yerinde ayrı güzellikleri barındıran bir bölgemiz. Kirazı, karpuzu, üzüm bağları, ayçiçeği, buğdayı ile, Sultanlar şehri Edirnemiz: Selimiye camii, Osmanlı sarayları 88 yıl Osmanlıya başkentlik yapmış bir ilimiz. Kırklareli Pavli panayırı, Yeniköy, naip ve uçmak dere civarında doğa yürüyüşü, fotoğraf gezileri ve kültür turları için büyük bir potansiyel bulunmaktadır. Karadeniz kıyıları ise doğa ve deniz tutkunlarının, kamp ve karavancıların en cok tercih ettiği yerler arasındadır. Ayrıca Marmara denizindeki kıyı şeridinde ve saros körfezinde doğal plajlar bulmak mümkün.

 

TRAKYA İLE ÖZDEŞLEŞEN HIDIRELLEZ

Adı her ne olursa olsun bahar kutlamalarının en coşkulu en ruhuna yakışır olanlarına Trakya’da rastlarsınız. Binlerce kişi kırmadan, dökmeden, birbirini incitmeden sadece ve sadece bolluğun bereketin simgesi baharı kutlamak için bir araya gelir. Orta Asya’nın Nevruz’u Trakya’da Mart Dokuzu adıyla yeni bir kimlik bulur. Cemrelerin düşmesinden Haziran başına kadar olan uzunca bir süre boyunca, yoğruldukları kültüre göre isimlendirilen daha birçok bahar kutlamasına sahne olacaktır Trakya. Dallık, Hıdırellez, Kakava, Taya Kadın Şenlikleri, Tepreş, Hıdırellez ismi bilinirliği ile ön plana çıksa da; yeşerdiği kültür ortamına, beslendikleri kaynağa, kutlandıkları yere ve zamana göre farklılıklar gösteren daha pek çok bahar kutlamasına ev sahipliği yapar Trakya.

 

ERMEYDANI KIRKPINAR

653. yaşını kutlayacak olan Kırkpınar yağlı güreş müsabakaları, güreşleri ata sporu addeden Türk milleti için emsalsiz bir gurur arenasıdır. Öte yandan, içinde barındırdığı öğeler ile Kırkpınar’ın UNESCO tarafından “İnsanlığın somut olmayan kültür mirası listesi”nde yer alması yönünde alt komisyonlarda karar verilmiş, bu ünvanın resmi kaydının yapılması beklenmektedir.

 

PAVLİ PANAYIRI 100 YILLIK GELENEK

 Pavli Panayırı, 1910 yılından beri kesintisiz olarak kutlanıyor. Bazıları bu tarihin daha da geriye gittiğini söylese de, bu ola ki ilgiyi artırmak için abartılmış bir durumdur. Pavli Panayırı bu yıl 103. yaşını kutluyor. "Dalya" diyor. Panayırlar, pagan ve Helen toplulukların, önemli gördükleri kale-şehirler etrafında belli zamanlrada bir araya gelip, eğlenceler düzenleyerek ticari mal alışverişlerinde bulundukları önemli aktiviteler olarak günümüze değin ulaşmıştır. Yunanca' da "panegrysis" diye söylenen bu kelime, büyük toplantı, kurultay, festival, kalabalıklar gibi anlamlar içermektedir. 70' li yılların sonlarına kadar Trakya' nın birçok yerinde ( Keşan, Lüleburgaz, Pınarhisar, Silivri, Havsa vb...) bu tip panayırlara raslanırdı. Bu panayırlar daha çok mal ve hayvanların satıldığı, o bildik adıyla "Hayvan ve Emita Panayırları" şeklinde düzenlenirdi. Pavli Panayırı' nın bir diğer adı da zaten, "Pehlivanköy, Sonbahar Hayvan ve Emtia Panayırı" dır. Halk arasında "Sonbahar Panayırı" olarak da dillendirilen bu panayır için, Pehlivanköy' ün köklerine vurgu yaparak "Pomak Bayramı" denildiğini de hatırlatmak gerekir. Zira, bu yöre ve civardaki yerleşimlerin hemen hepsi Pomak göçmenlerce kurulmuştur. Bu katıksız yapılarını da büyük ölçüde muhafaza etmektedirler. Pomakça yörede hala canlılığını korumakta, özellikle eskiler kendi aralarında bu dili kullanmayı tercih etmekte, bu dilde şarkılar türküler okumaktadırlar.

 

BAĞCILIK KÜLTÜRÜNDE KIRKLARELİ İMZASI HARDALYE

Hardaliye Türkiye lezzet haritasına Kırklareli’den işaretli, olgunlaşmış üzümlerden elde edilen alkolsüz, buruk içimi ve ferahlatıcı özellikleriyle karakteristik bir içecektir. 20 Kasım 1930 yılında Kırklareli ziyareti sırasında kendisine ikram edilen hardaliye hakkında Mustafa Kemal ATATÜRK görev telakki edilesi şu cümleleri sarfeder : “Bunu milli bir içecek haline getiriniz.” Ne yazık ki onun bu isteğinin üzerinde gerekli ilgi gösterilememiştir. Senelerce birkaç kişi etrafında ev üretimi olarak varlğını sürdüren hardaliye, şu sıralar sesini yükseltmeye çalışan girişimlerle eski görkemli günlerine dönmeye çalışıyor.

 

YÖRESEL YEMEKLER

Sütlü hamur (çene çarpan) çorbası, kapama, Tekirdağ köftesi, çingene pilici (teneke tavuk), yaprak ciğer, arnavut ciğeri, dızmana, akıtma, kol böreği, pırasa böreği,

beyaz peynir, kaçamak, papara, lahana ve labada sarması, hayrabolu tatlısı, Edirne badem ezmesi, höşmerim  akla gelen en önemlileri.

 

FOLKLOR VE MÜZİK

Klarnet, cümbüş, darbuka, ud, keman, akordeon, davul ve zurna yöremiz enstrümanları ile  yapılan müzik eşliğinde hora ve karşılama türünde halk oyunları oynanır.

 

TRAKYA VE RUMELİ’DE YETİŞEN ÜNLÜLER

Başta ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk, vatan şairi Namık Kemal,  Mehmet Akif Ersoy şair Nazım Hikmet, şair Yahya Kemal Beyatlı, şair yazar Batı Trakya Türkleri doğal lideri dr. Sadık Ahmet Kurtdereli, Mehmet Pehlivan, Naim Süyeymanoğlu ve Candan Erçetin akla gelen en önemli kişiler olarak söylemek mümkün.

 

DERNEK TARİHÇESİ

Derneğimiz Mart 1997 yılında Gölcük Tersane Komutanlığında çalışan bir grup hemşerimizin çabaları ile kurulmuş, Gölcük’te balkan, Rumeli ve Trakya illerinden hemşerilerimizi bünyesinde bulunduran 150 asil toplam 350 üyesi vardır. Tam toparlanmaya çalışırken 1999 depremi ile zor günler geçirse de hemşerilerimizin üstün gayretleri ayakta kalmayı başarmış ve tekrar toparlanarak bu günlere kadar gelmiştir.Bu zor günlerde başta fahri başkanımız  rahmetli albay Naci Subaşı,  kurucu üyesi ve manevi başkanı rahmetli Mustafa saygı ile üyelerimizin üstün gayretleri ile geçilmiştir. Derneğimiz bir dönem Kurucu Başkan Nihat  Baklacı, 5 dönem Hayrettin Gök, bir dönem Sami Yücel, 2 dönem Orhan Karagöz  başkanlığında oluşturulan yönetim ile yönetildi. Geçtiğimiz yıl 15. kuruluş yıl dönümünü ulusal sanatçımız Arif Şentürk ile kutlayan derneğimiz 20 Şubat 2013 günü Golcük Sanat Galerisinde yapılan 9. olağan genel kurul sonucu yönetim, Başkan Orhan Karagöz, 2. Bşk. Muammmer Küçükcan, sekreter Raşit ilhan, Muhasip Hüseyin Yavaşoğlu, Bşk. Yardımcısı Ercan Yavuz, Bşk Yrd. Cengiz Yıldız, Yön. Kur. Üyesi Fikret Beyhan, kadın kolları bşk. Vildan Turel, Bşk yrd. Ları Deniz Ediz, Leyla Çantalı, Cemile Ay oluşturmaktadır. Kuruluşundan bugüne üye ve hemşerilerimiz ile yardımlaşma ve dayanışma içerisinde yaşadığımız yer Gölcük ve yöremiz kültürü için katkı vermeye çalışmaktadır. Yöremiz yemeklerini, folklor ve müzik kültürünü; kültür Şöleni, yerel sanatçı konserleri, folklor gösterileri etkinlikleri ile tanıtmaktadır. Yerel üreticileri ve gönüllü tanıtımcıları ile görüşülerek gölcükte stant açılarak Unutulmaya yüz tutmuş yöremiz değerlerinden “Hardaliye” içeceğinin tanıtımı gerçekleştirildi. Kitap toplama, kan bağış kampanyaları, gıda ve giysi yardımları gibi Sosyal sorumluluk projelerinde yer alındı. 3 yıl önce bir kişi ile başladığımız yüksek öğrenim bursu Bu yıl 10 öğrenciye çıkarma başarısını gösterdik. Derneğimiz kurumsal bir yapıda tüzüğü doğrultusunda çalışmalarını devam ettirmeyi amaçlamaktadır. 

BENZER HABERLER
X