“Ülkemiz hangi yöne gidiyor?”
17 Şubat 2015 16:54

“Ülkemiz hangi yöne gidiyor?”

Saadet Partisi İlçe Başkanı Sami Aytaç; “Gördüğümüz bu insanlık dışı manzaralar karşısında tadımız kaçıyor, yastığa başımızı koyduğumuzda yakınlarımız ve milletimizin yarınları ne olacak düşünmekteyiz”

Saadet Partisi İlçe Başkanı Sami Aytaç parti binasında düzenlediği haftalık toplantısına yönetim kurulu eksiksiz katılım sağladı. Toplantıda konuşma yapan Başkan Sami Aytaç; “Değerli dava arkadaşlarım ülkemizin hangi yöne dittiği belli değil. Her sabah uyandığımızda bir başka acılarla karşılaşıyoruz. Bu gidişat sıkıntılı bir gidişattır. Bakın her sabah kalktığımız da internete, gazete manşetlerine baktığımızda cinayet, gasp, intihar, iflas tecavüz, uyuşturucu, kadın cinayetleri haberler. Tüylerimiz diken, diken ediyor. Akşamleyin dinlenmek için evimize geldiğimizde televizyon karşısında, sabah gördüğümüz manzaraların aynılarını başka insanlar üzerinde görmenin sıkıntısını yaşamaktayız. Gördüğümüz bu insanlık dışı manzaralar karşısında tadımız kaçarak, yastığa başımızı koyduğumuzda yakınlarımız, milletimiz ve tüm insanlık karşısında duyduğumuz endişeler ile kabus görmemek korkusuyla sabaha kadar uyuyamıyoruz. Yöneticilerin de bu manzaralar karşısında bir şey yapamaz olduklarını gördükçe de iyice moralimiz bozulmaktadır.

“PSİKOLOJİK TEDAVİ GÖREN İNSANLARIN SAYISINDA HIZLI ARTIŞ GÖZLENMEKTE”

Bir yandan diğer konularda uyuttukları gibi, iyi ahlaklı nesil yetiştirdik dedikleri yalanları ile bu milleti uyutmaya devam etmektedirler. Ama hakikat gün gibi ortadadır. Hapishaneler insanlar ile doldurulmaktadır. Yüzlerce binlerce anne ve babalar, evlatlar bu korkunç toplumsal ahlaki erozyon karşısında acılar içerisinde kıvranmaktadır. İstatistiklere bakıldığında son yıllarda hapishanelere insan giren sayılarında hızlı bir artış gözlenmekte, psikolojik tedavi gören insanların sayısında hızlı bir artış gözlenmektedir. Ülkemizde alkol tüketimin de litre bazında tüketimin arttığı görülmektedir. Bu millet özüne dönmedikçe faiz, borsa, altın adam kayırmadan kurtulmadıkça bir yere varamaz. Sonuç olarak diyebiliriz ki milletimizi bu açmaz duruma sokan, gerçekleştirilemeyen, verilemeyen öğretilemeyen ahlak ve maneviyat, 12 yıldır gerçekleştirilemeyen ekonomik kalkınmadır. Biz diyoruz ki tek çare ve çözüm önce ahlak ve maneviyat, milli şuur milli ekonomik hamlesini atarak ülke kalkınmasında fayda vardır.

 “YAŞANAN BU OLAYLAR GÜNLÜK OLAYLAR GİBİ OLMAMALI”

Zulmedilerek yakılarak öldürülen yavrumuzun makamı yüce olsun. Peygamberimizin sözleri ile umuyoruz ki makamı şehitler derecesidir. Özgecan evladımızın son kurban olmasını ve bir daha böyle acı olayların yaşanmaması için herkesi göreve davet ediyoruz. Kars’ta Mert’imizin başına gelenlerin üzerinden daha bir yıl geçmeden Özgecan ile yaşadığımız bu acı toplum olarak nereye gittiğimiz ve neye dönüştüğümüz sorularını akıllarımıza getirmeli ve bu durum idarecilerimizi derin bir düşünceye ve mevcut durumla bir an önce yüzleşmeye sevk etmelidir. Yaşananların hayatın içinden günlük olaylarmış gibi, her yerde olabilirmiş gibi bir hafiflik ile ele alınıp, ah vah edilip üstünden geçilip gidilmesi kabul edilemez. Çöken değerler sisteminin altında kalan batı kendi sistemini acımasızca eleştirirken maalesef bütün dünyaya umut ve çıkış sunacak bir medeniyetin mensupları olarak çürümüş sistemlere eklenmek gibi beyhude bir çabanın içine giriyoruz.

 “DÜNYAYA ALTERNATİFİ SUNARAK MEDENİYETİMİZİN ÖNCÜLERİNİ YETİŞTİRMEK ZORUNDAYIZ”

Bir yandan dindar nesil yetiştirme iddiasını dillendirirken diğer yandan kastettiği din ile taban, tabana zıt değerlere sahip AB için olmadık adımlar atmamız her şeyimizi borçlu olduğumuz medeniyet değerlerimizi imha edecek çalışmaların en hızlı şekilde ilerlemesine sebep oluyor. Çocuklarımıza dört başı mamur bir İslam İtikadı vermekten dahi aciz, halihazırda AB kriterleri çerçevesinde düzenlemiş müfredatlara sahip din kültürü dersleri ile dindar nesil yetiştirmeye kalkan AK Parti hükümetinin karşı karşıya kaldığı tablo söze gerek bırakmayacaktır. Önce Ahlak ve Maneviyat bayrağını en önde tutan Saadet Partisi olarak bizler Merhum liderimiz Necmettin Erbakan’ın ifade ettiği gibi bir milletin asıl gücünün topu, tüfeği yahut tankı değil imanlı ve inançlı nesilleri olduğunu biliyoruz. Büyük buhranların içinde kıvranan küresel dünyaya, uyum sağlamak amacı ile değil bu dünyaya alternatifi sunmak amacı ile medeniyetimizin öncülerini yetiştirmek zorundayız. Özgecan gibi nice evlatlarımız, gençlerimiz tehdit altındadır.

 “İDAM CEZASI AB UYUM YASALARI ÇERÇEVESİNDE KALDIRILMIŞTI”

Bu acı olayda bile ayrışan bir toplum haline dönüşmüş durumdayız. Bu acı olayı bile istismar edenleri görüyoruz. Kimileri kendi iktidarları zarar görür endişesi ile ABD’de tecavüz olaylarının yaşandığını söylüyor ve olayın vahametini küçültmeye çalışıyor. Kimileri ise salt siyasi pozisyonları güç kazansın diyerek acı üzerinden söylem ortaya koyuyor. Biz Saadet partililer olarak ayrışmayı değil, yüreklerin bir attığı, bir Türkiye hedefine yürüyoruz. Yüreklerimiz bir olursa her türlü toplumsal sorunu daha iyi anlar ve müdahale edebiliriz. İdam cezası AB uyum yasaları çerçevesinde kaldırılmıştı. Bizler idam cezasının yeniden uygulamaya konması için idam geri gelsin imza kampanyası ile 2 milyon imza toplayarak ilgilileri en etkili şekilde uyardığımızı ve bu uyarımızın ne kadar haklı olduğunu tekrar hatırlatıyoruz. İstenince bir gecede çıkan kanunlar gibi vakit kaybetmeden idamın acilen yasalarımıza konmasını, üç gündür kanayan bütün vicdanlar adına istiyoruz” dedi.

BENZER HABERLER
X