‘Türkiye için büyük bir değerdi’
28 Şubat 2017 13:13

‘Türkiye için büyük bir değerdi’

Saadet Partisi İlçe Teşkilatı haftalık olağan toplantısında konuşan İlçe Başkanı Yaşar İsmail Yıldız, “Erbakan hocamız, fikirleri ve çalışkanlığı ile Türkiye için büyük bir değerdi” dedi.

Saadet Partisi İlçe Teşkilatı haftalık olağan toplantısı, parti binasında gerçekleştirildi. Toplantıya, Saadet Partisi İlçe Başkanı Yaşar İsmail Yıldız ve yönetim kurulu katıldı. Konuşmasına, Saadet Partisi’nin kurucu genel başkanı merhum Necmettin Erbakan’ı anarak başlayan Yıldız, “Değerli arkadaşlar, partimizin kurucu genel başkanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan hocamızın 6. ölüm yıldönümüdür. Erbakan hocamız, tozlu raflarda açılmayı bekleyen araştırmaları, kitapları hiçbir zaman yeterli bulmadı. Çünkü yapılan her çalışmadan ‘insanlığın hayrına neler çıkabilir?’ sorusuna cevap aradı. İlimle gerçek hayatı buluşturdu. En hayırlınız insanlara en fazla faydası olandır düsturuyla hareket etti. O yola çıktığında Anadolu insanı devlet dairesinde çaycının önünde düğmesini ilikliyordu. Mahkemede mübaşir tanıdığı olan kendisini şanslı his ediyordu. O bu koşullara rağmen inancının kendisine yüklediği misyon ve vizyonla bir millete özgüven yükledi. Başarabilirsiniz dedi. İnanın, yapabilirsiniz mesajını verdi. Bitkin ve suskun bir milleti ayağa kaldırdı” dedi.

‘HER TÜRLÜ KİRLİ OYUNLA MUHATAP OLDU’

Yıldız, devamında; “Muhatabına karşı nezaket dolu yaklaşımı, merhamet dolu bakışı, saygıyla bezenmiş duruşu ve sevgi ile karılmış kucaklayıcılığıyla tam bir beyefendi idi. Aristokrat bir aileden geliyordu. Ancak köylü de işadamı da onun davasında aynı yerde buluşabildi. En çetrefilli konuları dahi en basit ve anlaşılır bir dille muhataplarına anlatabildi. Evet, bir inancı ve davasının omuzlarına yüklediği sorumluluk vardı. İnsanlara davasını anlatabilmeli ve derdine ortak edebilmeliydi. Ancak Erbakan hocamız, her türlü kirli oyunla muhatap oldu. Sesi duyulmasın diye içte ve dışta her türlü tezgah planlandı. O bütün bunlara rağmen kendi rengini muhafaza etmeyi başardı. Bununla da kalmadı. Söz konusu ülke ve millet olduğunda bir dakika düşünmeden herkesle omuz omuza yol yürünebileceğini gösterdi. Herkes kendisine verilene razıydı. Kurulan sömürü çarklarından kurtuluşun mümkün olmadığı gibi bir teslimiyet vardı. O ısrarla ve inatla bütün insanlığa Siyonizm’in tuzaklarını gösterdi. Kan ve gözyaşı üzerinden kaşanelerini tahkim edenlerin korkulu rüyası oldu. Kendilerini insanlığın efendisi, diğerlerini köle görenlerin rahatlarını bozdu. Uyanıktı, herkesi uyandırdı. 7 milyar insanlığın barış ve huzuru için mücadele etti. Mevcut dünya düzeninin insanlığı içinde bulunduğu zulüm düzeninden kurtaramayacağını örnekleriyle ortaya koydu” dedi.

‘ÖRNEKLERİ İLE ALTERNATİF ÖĞRETTİ’

Yıldız, açıklamasının sonunda; “Bunu bu örnekleri ilan etmekle kalmadı, alternatif üretti. D-8 gibi büyük bir organizasyonu 11 ay gibi kısa bir sürede kurmayı başardı. Bunu bir nüve olarak takdim etti. Din, dil, ırk, mezhep ayrımı gözetmeksizin bütün mağdur ve mazlumların hakkını, hukukunu korumaya çalıştı. Haritada gösterilmekte zorlanılan yerlerde kardeşleriniz var diyerek ümmet olmanın önemini hatırlattı. Adı sanı duyulmayan yerlerde bir mazlumun ayağına batan dikenin acısını hem hissetti, hem de hissettirdi. Filistin’e, Kudüs’e duyduğu özlem herkesin yüreğini titretmeye yetti. Sırtında hep yumurta küfesi taşıyor gibi hareket etti. Milletin bütün evlatlarını kucakladı. Yüzde bir ortak paydaşı olanla da yüzde doksan dokuz ortak paydası olanla da konuşmayı bildi. Kendi nefsini değil, genelin hukukunu düşündü. Partileri kapatıldı ama o hiçbir zaman milleti birbirine düşürme yolunu seçmedi. Türkiye’nin birinci partisi olan kendi partisi kapatıldığında, bu kararın bir nokta kadar bile değeri olmadığı açıklamasıyla devlet adamlığını ortaya koydu. 28 Şubat’ın 9 saatlik milli güvenlik kurulu (MGK) toplantısının ardından gösterdiği tavır, devlet adamı kime denir sorusunun cevaplarıyla doluydu. Askerlerin kullanıldığı onlarca baskıya maruz kaldı ama bir kez olsun silahlı kuvvetlere karşı olumsuz bir cümle kullanmadı. Ordu bizim ordumuzdur diyerek yaşananlar rağmen karşı bir tepki göstermedi” dedi.  Fahri HANER

BENZER HABERLER
X