‘Türkiye geleceğini oylayacak’
09 Nisan 2017 12:21

‘Türkiye geleceğini oylayacak’

Cumhuriyet Halk Partisi Kocaeli Milletvekili Tahsin Tarhan, gazetemize ziyarette bulundu

Ziyarette referandum ile ilgili açıklamalarda bulunan Tarhan, “16 Nisan’da halkımız, hem Türkiye Cumhuriyeti’nin bölünmez bütünlüğünü, hem de Türk halkının geleceğini, çocuklarının geleceğini oylayacak. Türkiye geleceğini oylayacak” dedi. Cumhuriyet Halk Partisi Kocaeli Milletvekili Tahsin Tarhan, önceki gün gazetemize ziyarette bulundu. CHP İlçe Başkanı İsmet İşeri, Belediye Meclis Üyesi Ali Aktepe ve Parti Yönetimi üyelerinin de eşlik ettiği ziyarette açıklamalarda bulunan CHP Kocaeli Milletvekili Tahsin Tarhan, “Referandumun son aşamasına giriyoruz. Milletimiz artık kararını vermiştir. Kararsız seçmenlerin olmadığını düşünüyoruz. Yani kararsız yok. Tabi ki burada siyasi ve devlet kurumları ile işi olan kişiler, aynı zamanda bu bir referandum olduğu ve parti seçimi olmadığından dolayı insanları sadece gizliyorlar. Şimdi particiler de var, referandumu bilende var. Hayırcılar anayasa maddelerini anlattı. Evetçiler anlatmadı. Evetçiler sanki evet çıkınca Türkiye ekonomisinin değişeceğini, sanki Türkiye'nin sorunlarının çözüleceğini, anayasa maddeleri değil de, partiler yarışına sürekli çekmeye çalıştılar” dedi.

 

‘BU EŞİT BİR REFERANDUM DEĞİL’

CHP Kocaeli Milletvekili Tarhan, “Bunlar eveti anlatmadılar, anayasa maddelerini anlatmadılar, zaten samimi değiller. İşte anayasa maddelerinin hazırlanış şekli milletvekillerinin boş kağıda imza atarak sonra komisyon süreci, ekranlara kapatılması genel kurulun gecenin geç saatlerinde sanki acil çıkması gerekiyormuş gibi mecliste dahi vermediği baskıyla bir sistem arasında anayasa maddeleri çıktı. Şimdide medyanın gücü ister istemez iktidarın elinde. Televizyonlar Devletin televizyonları, kamu kaynakları, kamu kurumlarının gücü hepsi iktidarın elinde. İktidarda eveti anlatmıyor. Anlatmadığı içinde ister istemez milleti keskinleştirmeye ve germeye çalışıyorlar. Bunlar bundan faydalanmaya çalışıyorlar. Bugün bu gerginlikte bazı kesim partisine sahip çıkıyor ve ona göre oy kullanıyor. Bu eşit bir referandum değil, Türkiye Cumhuriyet tarihinde böyle bir şey yaşandı. Türkiye'nin her yerinde afişler bilbordlar asılmış ve milyonlar harcanmıştır. Böyle bir harcanma görülmemiştir. Bu tamamen devletin imkanları kullanarak harcanıyor. Kamu imkanları kullanarak harcanıyor. Bakın küçük afişler asılıyor onlar indiriliyor, yırtılıyor. Çalışan gençlere yeri geldiğinde saldırı oluyor. Ama evet öyle değil, kamu kurumları dahil evet afişleri asılıyor. İşte kaymakamlara ve valilere baskı yapılıyor” dedi.

 

‘BASKIYLA MİLLETİN KARARINI DEĞİŞTİRMEYE ÇALIŞIYORLAR’

Milletvekili Tarhan, “Köylere giderek Anadolu'da millete baskı yaparak baskıyla milletin kararını değiştirmeye çalışıyorlar. Buna rağmen gün geçtikçe hayır oranı daha da artıyor. Bugüne kadar yaptığımız çalışmalarla hayır üzerine daha da ekledik. Bugün biz yüzde 55’ler den bahsediyoruz. Çünkü bu bir siyasi yarış değil. Partilerinde yarışı değil, bizimde yarışımız değil. Biz bu kampanyanın bir parçasıyız. Bu kampanya sadece bizimle devam etmiyor. Diğer siyasi partiler var, sivil toplum örgütleri var. Bakın öyle bir noktaya geldik ki büyük bir bütçelerle kamunun imkanlarını kullanan hem cumhurbaşkanı, hem başbakan, hem de bakanlarıyla hatta devletin uçaklarını kullanan bir güce karşı millet birleşti. Milletimiz sanatçısıyla sivil toplum kuruluşuyla birleşerek Türkiye demokrasisine sahip çıkıyor” dedi.

 

‘DÜNYADA BÖYLE BİR SİSTEM YOK’

Tarhan, “Çünkü Türkiye Cumhuriyeti, Türkiye Demokrasi, bölgeye baktığın zaman dünyanın her zaman taktir ettiği konumdaydı. Şimdi bunu tekrar değiştirip tek adam rejimine vereceğini düşünmüyorum. 16 Nisan’da evet çıkarsa Türkiye demokrasisi büyük bir darbe alır. Çünkü dünyada böyle bir sistem yok. Başkanlık desek başkanlık değil, partili Cumhurbaşkanı desek partili Cumhurbaşkanı değil. Sistemin ne olduğu belli değil. Hiç denemediğimiz işte Türk tipi başkanlık diyorlar. Geriye dönüp baktığında Türklerin öyle bir yönetim şekli yok. Onun için ne olduğu belli olmayan bir sistemde Türkiye sınıfta kalır. Dünya ile ortak ekonomisi hem siyasal anlamında hem ekonomik anlamda Avrupa birliğinin bir parçası olan Türkiye çok büyük bir darbe alır. Çünkü kampanyada yalan söylüyorlar. Evet çıkarsa 17 Nisan’da hiçbir şey değişmeyecek ki. Çünkü 2019 da başkanlık seçimi olacak. Bu sistemde 2019’a göre yapılıyor.

 

‘HAYIR ÇIKARSA TÜRKİYE KAZANACAK’

Milletvekili Tarhan, “17 Nisanda evet çıkarsa Türkiye kaydeder. Hayır çıkarsa Türkiye kazanacak. Yani burada Türk Halkı kazanmış olacak. Türkiye’nin sadece siyasetçilerden ibaret olmadığını ve Türkiye Cumhuriyeti Parlamenter sistemine halkı sahip çıkmış olacaktır. Türkiye rahatlayacak Dünyada Türk halkına güvenecek. Yani diyecekler ki Türk halkı siyasetçilerin güdümünde değil, yeri geldiğinde demokrasisine sahip çıkıyor diyecekler. Çift başlık dediğiniz bir sistem, yok böyle bir şey. Birisi Cumhurbaşkanı birisi Başbakan, Cumhurbaşkanı denetleme görevini yapıyor. Başbakanda sonuçta halkın iradesi, Milli iradedir. Halk milletvekillerini seçiyor, milletvekilleri meclise gidiyor hükümeti kuruyor bakan ve başbakan oluyor. Dünyanın hiç bir yerinde kamu kurumlarını açma ve kapama yetkisi bir kişiye verilemez. Ama öbür türlü öyle bir sistem yok, her şeyi bir kişi seçiyor. Millet bir kişiyi seçiyor. Bu bir kişi hem yargıyı belirleyecek, hem yasamayı belirleyecek, hem de yürütmeyi belirleyecek, yani her şeyi bir kişi belirleyecek. Yok ki böyle bir sistem. Aynı zamanda o bir kişi yardımcılarını kendisi atayacak. Halkın seçmediği Bakanları da kendisi seçecek. Meclis tamamen devre dışı ve kriterlerde belirlenmemiş. Akrabalık derecesi ne olacak, eğitim seviyesi ne olacak, ilkokul mezunu mu olacak, kaç yıl yapacak ve maaşı ne olacak hiç bir şey belirlenmemiş. Dünyanın hiç bir yerinde kamu kurumları açma ve kapama yetkisi bir kişiye verilemez. Bakanlıkları belirleme bir kişiye verilemez, il ve ilçe sınırlarını belirleme bir kişiye verilemez, il ve ilçe sınırlarını belirleme bir kişiye verilirse o zaman Türkiye’yi 5-6 ya bölersiniz. Hani diyorlar 5 yıl verirsin beğenmesen gidersin, yok öyle bir şey” dedi.

 

‘AKP SİYASİ KÖRLÜK İÇERİSİNDE ARTIK GÖRMÜYOR’

Tarhan, “Bakın başkanlıkla yönetilen ülkeleri biliyoruz. Dünyanın en zengin ülkelerinden biri Venezuela Başkanı kanser oldu öldü. Otobüs şoförünün biri ülkenin başına geldi ülkeyi bitirdi. Halkı aç perişan, fırınlara dahi el koyuyorlar. Çünkü parlamentoyu yok saydı. Parlamento muhalefetti, kendi iktidardır. Aslında şu anda bize benzeyen bir sistem. Bakın başkanlıkla orta doğunun da bir parçasıyız. Oradaki sorunları görüyoruz. Suriye, Irak, Libya başkanlıkla yaşadı. Yaşanan bu sorunları gören Türk halkı buna evet diyeceğini düşünmüyorum. Burada sadece bize değil herkese sorumluluk düşüyor. Türk halkı bu referandumda alnının akıyla çıkacaktır. Türk Halkının ülkesine, bayrağına, milletin bölünmez bütünlüğüne sahip çıkması lazım. AKP siyasi körlük içerisinde artık görmüyor. İl başkanı ilçe başkanını tanımıyor. İlçe başkanı genel merkez yöneticisini tanımıyor. Milletvekili bakanını tanımıyor, çünkü herkes bir kişinin ağzına bakıyor” dedi.

 

‘AÇIK ÇEK VERİYORUZ’

Milletvekili Tarhan, “Türkiye'nin sorunları gün geçtikçe büyüyor. Türkiye tarihinde hiçbir zaman böyle bir noktaya gelmedi. Bakın tecavüz, esrarda, eroinde, hırsızlıkta, yolsuzlukta, ekonomide, esnafın durumunda ve borçlanmada bunlar hepsi katlanmış orandadır. Bu sistemle Türkiye bir yere gitmez. Bakın bu sistem 2019’a göre yapılacak ama evet verin bunlar hepsi çözülecek diyorlar. Peki, nasıl çözülecek. Nasıl çözüleceğine bir açıklamaları yok. Terörü bitireceğim diyor, bitirmiyor. Zaten muhalefet partileri terör konusunda tam destek veriyorlar. Terörle ilgili ne getiriyorsa arkasındayız diyoruz. Açık çek veriyoruz. Ama yine yok. Terörün bugüne kadar buraya nasıl geldiğini tartışmamız lazım. Terör hatalarla geldi. Siyasi partilerin komisyonlarında tartışarak bu terörü nasıl çözeriz tartışılmadı. Bir barış süreci başladı yanlış başladı. Barış sürecine sivil toplum örgütleri katılmadı. Siyasi partiler katılmadı. Bu barış sürecine buradaki Gölcüklü dinamikler katılmalıydı. Eğer halkı katarsan sorunu çözersiniz. Çünkü herkes sorumluluk alırdı üzerine, ama siz kapıları kapatarak kapalı kapılar arkasında gizli gizli görüşmeler, masalarda gizli sözleşmeler pazarlıklar yaparsanız Türkiye’yi bu noktaya getirirsiniz. 16 Nisan’da Türkiye Avrupa’nın bir parçası olduğunu orta doğunun bir parçası olduğunu Türkiye Cumhuriyeti’nin parlamenter sistemin demokrasinin devamını oylayacak. Hem Türkiye Cumhuriyeti’nin bölünmez bütünlüğünü hem de Türk Halkının geleceğini çocuklarının geleceğini oylayacak. Türkiye geleceğini oylayacak. Mühür Halkın elinde, halk mühürü bir kişiye mi teslim edecek, yoksa sen görevine devam et bende mi kalsın diyecek. Halk Türkiye'nin tapusunu bir kişiye mi verecek veya hayır bende kalsın ben sana vekalet vereceğim tapuyu vermeyeceğim diyecek" dedi.  Fahri HANER

BENZER HABERLER
X