Türk Harb-İş Başkan Yıldız’la devam dedi
07 Nisan 2019 13:21

Türk Harb-İş Başkan Yıldız’la devam dedi

Türk Harb-İş Başkan Yıldız’la devam dedi

Türk Harb-İş Sendikası Kocaeli Şubesi 16. Olağan Genel Kurulu, geçtiğimiz gün Gölcük Kongre Sarayı’nda gerçekleştirildi. Mevcut Başkan Turhan Yıldız ve Özgür Satı’nın yarıştığı kongrede başkanlık seçimini, 105’e karşı 23 oy ile Turhan Yıldız kazandı ve görevine devam etti. Türk Harb-İş Sendikası Kocaeli Şubesi 16. Olağan Genel Kurulu, geçtiğimiz gün Gölcük Kongre Sarayı’nda, şubelerinin 16. genel kurulunu gerçekleştirdi. Kongreye Türk Harb-İş Sendikası Genel Başkanı Bayram Bozal, Türk Harb-İş Sendikası Genel Merkez Mali Sekreteri Haldun Kurubacak, Gölcük Belediye Başkanı Av. Ali Yıldırım Sezer, Türk-İş Marmara Bölge Temsilcisi Adnan Uyar, Türk Harb-İş Sendikası Kocaeli Şubesi Başkanı ve Başkan Adayı Turhan Yıldız ve yönetimi, bazı illerin Türk Harb-İş Sendikası İl Şube Başkaları, siyasi partilerin ilçe başkan ve yöneticileri, Türk-İş’e bağlı sendikaların ilimiz ve ilçemizdeki başkan ve yöneticileri, belediye meclis üyeleri, sivil toplum kuruluşlarının başkan ve yöneticileri, muhtarlar, Türk Harb-İş Sendikası Kocaeli Şubesi delegeleri ve davetliler katılım gösterdi.

DİVAN KURULU SEÇİLDİ

Gerçekleştirilen kongrede ilk olarak divan kurulu seçimi yapıldı. Buna göre divan başkanlığına Türk Harb-İş Sendikası Genel Başkanı Bayram Bozal, divan başkan yardımcılığına Türk Harb-İş Sendikası Genel Merkez Mali Sekreteri Haldun Kurubacak ve Başkent Şube Başkanı Alaattin Soydan, divan katip üyeliğine Kayseri Şube Başkanı Özgür Özsoy, divan üyeliklerine Güvenlik Şube Başkanı Mustafa Dere, Adana Şube Başkanı Erdal Akalın, Sakarya Şube Başkanı Yaşar Yavuz seçildi.

‘EN BÜYÜK SORUN, DÖRT MİLYON İŞSİZ GENCİMİZİN OLMASI’

Divan kurulunun seçilmesinin ardından bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu ve ardından İstiklal Marşı’mız okundu. Sonrasında ilk konuşmayı yapan Türk Harb-İş Sendikası Genel Başkanı Bayram Bozal, “Türk Harb-İş Sendikası’nın kuruluşundan bugüne kadar ahirete göç edenlere Allah’tan rahmet, hayatta olanlara sağlık ve sıhhat diliyorum. Ülkemizi ele geçirmeye çalışanlara karşı elinde bayrak ile toprağa düşmüş tüm şehitlerimize, vatanımızı koruma için şehit düşen asker ve vatandaşlarımıza, işleri başında hayata veda eden tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Yapacağınız kongrenin Türk Harb-İş Sendikası’na ışık tutmasını diliyorum. Ufak tefek sıkıntılar olmasına rağmen ülkemiz halkı sandığa giderek yerel seçimlerde iradesini belirtti. Yerel seçimlerin hayırlı olmasını diliyorum. Yaklaşık dört buçuk yıl seçimin olmayacağı belirtiliyor. Hakkımızda hayırlı olsun. Şu anda ülkemizin önünde bekleyen en büyük sorunlardan bir tanesi, yaklaşık dört milyon işsiz gencimizin olması. Ümit ediyoruz ki bir an önce ülkemizi idare edenler bu sorunu çözer. Seka’nın kapatılmasına bağlı olarak basının nasıl zorda kaldığını herkes gördü” dedi.

‘KIDEM TAZMİNATININ SAĞIYLA SOLUYLA OYNAMAYIN’

Sözlerine devam eden Başkan Bozal, “Kamuda bu dönem toplu iş sözleşme dönemi var. 185 bin kişi bu sözleşmeyi bekliyor. Bu güne kadar hükümet kanadından bir kez dahi olsa kamu koordinasyon kuruluna bir kişi gelmedi. Umarım kısa süre içerisinde iletişime geçerler. Gelinen sürece baktığımızda da bunu görmüyoruz. Bu tavır böyle devam ederse kamu toplu iş sözleşme görüşmeleri, yüksek hakem tarafından sonuçlanacak. Biz iki dönemdir Türk-İş’in genel kurulunda delegeler, kıdem tazminatımız kırmızı çizgimizdir diyerek genel kurula bunu onaylattılar. Sakın ola ki kıdem tazminatının sağıyla soluyla oynamayın. Ülke insanı mazlumdur, her zaman seçtiği insanların arkasında durmuştur ama kıdem tazminatında asla durmayacak, ne gerekiyorsa yapacaktır. Siyasi iktidarın en güzel yaptığı iş, işsizlik fonundaki parayı sahibine değil başkalarına vermek. Sermayeye para vererek bunu çözemeyiz. Tanzim satışlar kuruldu, kime ne getirdi? Tarım politikamız nerde? Her dönem milli eğitimde sıkıntı yaşanıyor. Şunun milliliğini koyun da aileler rahat etsin. Politikasızlıktan sonra patlıcan, patates operasyonu yiyoruz” dedi.

‘KAHRAMANLARIMIZA BİR TEŞEKKÜR YOK’

Başkan Bozal, konuşmasını sürdürerek “Ben bu topluluğa saygı duyuyorum. Ne zaman iş başa düştüyse ekipsel anlamda fazlasını yaptınız. Teşekkürlerimi sunuyorum. Yaklaşık 3,5 aydır 1. Ana Bakım Fabrika Müdürlüğü’nde büyük bir sıkıntımız var. 25 yıllığına bu fabrikamızın özelleştirme idaresine işletme hakkının devredilmesi durumu var. İktidar sıkıntı yok diyor. Bugüne kadar buna benzer devir işlemlerinde işçilerin ne kadar sıkıntı yaşadığını bilenlerdeniz. Bu fabrikada başta sayın başkanımız olmak üzere temsilci arkadaş ve üyelerimize teşekkür ediyorum. Gölcük de onları yalnız bırakmadı. Bizim asıl görevimiz, görevini yaptığımız kuvvetlerin faaliyetlerini en üst seviyede hazır tutmaktır. Bugün dünyada en iyi ordu bizde diyoruz. İçindeki hainler temizlendikçe çok daha güçlü bir ordumuz var. Operasyon bölgesi veya karakollar olsun, şu anda helikopterle inilen yerlerde bizim işçi kardeşlerimiz var. Orada günlerce askerle koğuşta beraber yatıyorlar. Bu insanlar oraya piknik yapmaya gitmiyor. Arızalanan ne ise arkadaşlarımız tamir etmek için orada bulunuyor. Döndüklerinde fazla mesaisi yok. Bizim parada pulda gözümüz yok. Yeter ki bölücü terör örgütü bir askerimize zarar veremesin. Bizim tek derdimiz bu. Her tarafımız düşmanla dolu. Gemilerimiz, denizaltılarımız rahat bir şekilde yüzüyorsa buradaki kahramanlarımız sayesinde yüzüyor ama bir teşekkür yok. Bizim kahramanlarımız 24 saat boyunca radarı faal tutuyorlar. Bu insanlar sizden bir şey istemiyor” dedi.

‘ASFAT, YERLİNİN YERLİSİ BİR ŞİRKET’

Konuşmasına devam eden Başkan Bozal, “Üyelerimizin gönlünden geçen şu: Altay tankının en iyisine bu ülke insanının ihtiyacı var. Biz Alman devletinin ağzının kokusunu çekmeyelim. Bugün Almanya’dan, Güney Kore’den 9,5 milyon dolara alınan obüsleri kardeşlerimiz 4,5 milyon dolara mal ediyor. Obüs tank değil ama arkadaşlarımız, obüse otomatik mühimmat yükleyen araç da yaptılar. Burada her türlük tankın bakım onarım işini yapan kişiler varken niye macera arıyorsunuz? Milli Savunma Bakanlığı işçileri olarak siz yapın diye neden denmiyor? Askeri tersanelerin bağlı bulunduğu bir şirket var. ASFAT, yerlinin yerlisi bir şirket. Sermayesi hazinenin. Kamu ihale kanununa da tabi değil. Böyle bir şirket varken neden başka macera arama peşindesiniz? Yüzde 99 inancım budur ki bu konular, düzgün bir şekilde anlatılmıyor. Bundan ötürü sorun yaşanıyor. Bu kadar anlatımdan sonra inanıyoruz ki ASFAT üzerine dönüp kendi içimizde kalmasına olanak sunacaklar diye düşünüyorum. Yaklaşık 15 bin kişinin desteğiyle Sakarya’da miting yaptık. Üyelerimizin eşlerini, çocuklarını alarak kahvaltı yaptık. İnsanlar, o günden bu yana ne yaşamışlar, hepsini anlattılar” dedi.

‘SÖZLEŞMEDE ARTILARLA KALKAN BİR EKİP DİLİYORUM’

Sözlerine son veren Başkan Bozal, “Geldiğimizden bu zamana kadar 3 kez toplu sözleşme yaptık. Eleştiri elbette olacak ama şunu düşünmek gerek: Yönetim eksik veya fazla neler yaptı? 1999’dan 2013 yılına kadar verimli teşvik primini yüzde 10 alıyorlardı, 15’e çıkardık. İşçide amir olmanın önü açıldı. 2 derece verilmesi konusu var. Cezalar sırayla verilir konusunu getirdik. Engelli ve engelli yakını olan arkadaşlarımızla ilgili bir yazılım konusunda eksiğimiz olmuş. Geçen toplu sözleşmede sorunların tamamı düzeltildi. Yaptıklarımızın yanında yapamadıklarımız da var. Senelik izne çıkıyoruz ama yüzde 15 oranında verimli teşvik primi kesiliyor. Kısa çalışma primimiz var, bunu atölye primi olarak yazalım demiştik ama çok bilenler kabul etmedi. Bu dönem bunun üzerinde durulması lazım. Sıkıntılar var ama inşallah çözülecek. Yapamadıklarımızı sosyal medyada yayanlar çok oldu. Ama yaptıklarımızı söylemediler. Türk Harb-İş, bir deniz. Adam buradan emekli olmuş, izin kullanmadım, mesai yaptım diyor, sendikasını mahkemeye veriyor. Türk Harb-İş Sendikası, çalıştırdığı hiçbir kişinin ücretini kesmemiştir. Bizim çalışanımızla ne hesabımız olabilir? Çok önemli işlere imza atıldı. Bu da sizin sayenizde oluyor. İnşallah yaptığımız sözleşmede artılarla kalkan bir ekip diliyorum. Eylül ayında genel merkez genel kurulunda aday olmayacağımı açıklamıştım. Haklarınızı helal edin, ben tüm haklarımı helal ediyorum. Hepinizi saygı ve sevgi ile selamlıyorum” dedi.

“GÖLCÜK AÇISINDAN TERSANENİN ÖNEMİ YADSINAMAZ”

Gölcük Belediye Başkanı Av. Ali Yıldırım Sezer, kongrede yaptığı konuşmada “Gölcük’ün kurulmasında en büyük etkenler Gölcük donanması ve tersanesidir. Ben de donanmanın ekmeğini yiyen bir kardeşiniz olarak burada bulunmaktan mutluluk duyuyorum. Babam, Gölcük Tersanesi 51 Elektrik Fabrikası’ndan emekli bir işçi. Kendisini rahmetle anıyorum. Siz gerçekten büyük ve güçlü bir ailesiniz. Seçim sürecinde en çok vefat etmiş rahmetlilerden destek aldık çünkü hayatta kalan dostları, gerçekten büyük bir teveccüh gösterdiler. Gölcük açısından tersanenin önemi yadsınamaz. Savunma sanayi açısından Gölcük ve denizcilik çok önemli. Türk Harb-İş Sendikası, özü itibariyle baktığınız zaman ciddi bir katkı sağlayan bir kuruluş. Bundan ötürü de büyük bi önem taşıyor. Ben bir arkadaşınız, dostunuz olarak burada bulunmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Bundan önce olduğu gibi bundan sonra da katkı sağlayacağınızı ümit ederek Türk Harb-İş Sendikası Kocaeli Şubesi 16. Genel Kurulu’nun hayırlara vesile olmasını diliyorum” dedi.

‘EMEK KARŞITI POLİTİKALAR, KENDİNİ İYİDEN İYİYE GÖSTERİYOR’

Türk Harb-İş Sendikası Kocaeli Şubesi Başkanı Turhan Yıldız, “Öncelikle çalışırken aramızdan ayrılan işçi kardeşlerimize Allah’tan rahme kederli ailelerine başsağlığı diliyoruz. Tezgahları başında çalışırken iş kazası geçiren arkadaşlarımıza da acil şifalar diliyoruz. Kongreler geçmişin muhasebesi, geleceğin tesisi olarak icra edeceğimiz yerlerdir. Geleceğimizle ilgili günümüz Türkiye’sinde sendikalarımızın kat ettiği mesafe ve çalışma hayatımızın iş barışına ve huzuruna ne verdiğine bakmamız gerekmektedir. Her şeyin değiştiği yeni dünya düzeninde bizler, yani sendikalar buna hazır mıdır? Günümüz çalışma hayatında emek karşıtı politikalar, maalesef kendini iyiden iyiye göstermektedir. Emek karşıtı politikalar, ülkelere göre farklılık arz etse de temel olarak emeğin gücünü azaltmaktadır. Türkiye’de krizlerden çıkış için 1980’lerden itibaren emeğin kazanımlarına karşı ciddi saldırılar başlatılmıştır. Yaşanan emek karşıtı politikalara karşı direncimizi yüksek tutmak için güçlü olmak zorundayız. İşçilerin temel anayasaları vardır. Çalışanların temel haklarının başında çalışma hakkı ve özgürlüğü gelmektedir. Sosyal devlet, bireylere sosyal bir hak olarak tanınmıştır. Sosyal güvenlik hakkı, örgütlenme hakkı, toplu sözleşme ve grev hakları, iş güvencesi hakkı, dinlenme hakkı, iş sağlığı ve güvenliği hakkı, temel sosyal haklar olarak kabul edilmiştir” dedi.

‘ÇALIŞMA HAYATI VE SENDİKAL MÜCADELE, EFEKTİF BİR OLGUDUR’

Sözlerine devam eden Başkan Yıldız, “Anayasamızda devlet niteliği, sosyal hukuk devleti olarak nitelenmiştir. Sosyal devletin amacı, herkese, insan onuruna yaraşan asgari yaşam düzeyi sağlamaktır. Anayasamızın 49. maddesi; ‘Çalışma herkesin hakkı ve ödevidir. Devlet çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları korumak, çalışmayı desteklemek ve işsizliği önlemeye elverişli ortam yaratmak için gerekli tedbirleri alır’ şeklindedir. Devletin bu görevi yerine getirmesi, günümüzde çalışanları ne kadar mutlu ettiği de ayrıca tartışma konusudur. Kısaca çalışma hayatı, kısır döngülerle ve dengelerle bugünlere gelmiştir. Çalışma hayatı ve sendikal mücadele, dün olduğu gibi bugün de devam eden efektif bir olgudur. Çalışanların hakkını savunan bizler, sivil toplum örgütleri olan sendikalar neler yapıyoruz? İşçi konfederasyonu neler yapıyor? Bir bütün halinde hareket ediyor mu? Birbirlerinin altını boşaltıyor mu? İşçisine, işyerine sahip çıkıyor mu? Sadece üye yapıp güç gösterisi mi yapılıyor? Bütün bunlar kamuoyu önünde acımasızca yapılarak sendikalara olan güveni azaltıyor” dedi.

‘MİLLİ DEĞERLERİMİZE SAHİP ÇIKIYORUZ’

Kendilerinin neler yaptıklarına değinen Başkan Yıldız, “Bu sendikal arenada biz Türk Harb-İş Sendikası olarak neler yapıyoruz? Bizler, ülkenin hassasiyet gösterdiği her konuda duyarlı davranıyoruz. Bizler ülke savunmasına hizmet ederek milli değerlerimize sahip çıkıyoruz. Milli savunma milli olmalıdır diyerek işyerlerimize sahip çıkıp dışa bağımlılığı azaltmak için çaba sarf ediyoruz. Harb-İş işçisi vatan bekçisi diyerek darbelere karşı dik durarak hainlere ve vatan düşmanlarına geçit vermiyoruz. Biz bunları yaparken az önce saydıklarımızı kendimize şiar edinmişken sendikamızın bulunduğu iş kolu olan savunma ve güvenlikte durum giderek farklı bir hal kazanmakta. Savunmada yerlilik artarken özelleştirmelerin önünün açılması, mevcut imkan, kabiliyet ve insan gücünün farklı kullanılmaya çalışılması, biz kamu emekçilerini ülke savunmasının görünmeyen kahramanlarını tedirgin etmektedir. Son üç aydır yaşadığımız Arifiye 1. Ana Bakım Fabrika Müdürlüğü’nün 25 yıllığına devri ile ilgili bir gece ansızın çıkan Cumhurbaşkanlığı kararnamesi, biz çalışanları derinden üzmüştür. Daha ihalesi bil yapılmayan bir işyerinin şimdiden Katar ve BMC’ye veriliyor olmasındaki çelişkiyi anlayamıyoruz” dedi.

‘KENDİ MİLLİ TANKIMIZI KENDİMİZ ÜRETELİM’

Konuşmasını sürdüren Başkan Yıldız, “İhalesi yapılacak olan bu fabrikanın, fabrika içerisindeki 4 bin 200 metrekare alanı şimdiden BMC firmasına 18 aylığına bedelsiz verilmesine anlam veremiyoruz. İhalesi yapılacak olan bu fabrikanın, fabrika içerisindeki iki büyük atölyeyi 24 aylığına aynı firmaya bedelsiz verildiğine yine anlam veremiyoruz. Bu yapılanlar dün gibi belli iken bu özelleştirme değil demenin mantığına da anlam veremiyoruz. Dünyada örneği olmayan bu uygulama ile bir askeri iş yerinin tamamının özele devri ve devletin 25 yıllığına söz hakkının olmamasına ve sonrasında neler olabileceğine de anlam veremiyoruz. Bu süreçte yapmış olduğumuz imza kampanyaları, basın açıklamaları ve eylemlerimizde meydanlardan haklı itirazımıza sadece iki cümleyle cevap verilmesine de anlam veremiyoruz. Konu ile ilgili yazılı bir açıklama yapılmaması ve belirsizlik ortamı, bizleri daha da karamsar yapmıştır. Türk Harb-İş Sendikası olarak bizler diyoruz ki milli savunma milli olmalıdır ve işyerimizin devrinde yüzde 51 hisse devlette kalsın. Özel sektöre iş verilecekse bakanlık düzeyinde kurulan ASFAT A.Ş. üzerinden verilsin. Fırtına’yı yaptık, Altay’ı da yaparız. Kendi milli tankımızı kendimiz üretelim. Yeri geldiğinde iş elbiselerimizi çıkarıp asker elbisesi giymek isteyen milli savunmanın görünmeyen kahramanlarına başka elbiseleri reva görmeyin” dedi.

‘KURUMSAL HAFIZAMIZI KORUYALIM’

Başkan Yıldız, konuşmasının sonunda “Askeri işyerlerimizdeki bilgi birikimi ve tecrübeyi kaybetmeyelim, kurumsal hafızamızı koruyalım. Türk Harb-İş Sendikası’nın tüm organlarının tek gündemi iş yerlerimizin özel sektörlere açılmasıdır. Daha çok çalışıp, daha çok mücadele edip işimize ve işyerimize dünden daha çok sahip çıkacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın. Türk Harb-İş’li olmanın onurunu ve gururunu hep beraber yaşayacağız. Dün rüya, yarınlar hayallerdir. Rüyayı mutlu, hayali umutlu yapan bugündür. Bugünümüz ve sonrası için Kocaeli Şubesi’nin 16.Olağan Genel Kurulu’nun genelde ülkemiz sendikal hareketine, özelde Türk Harb-İş Sendikası ailesine hayırlar getirmesini temenni ediyorum. Bu gurur gününde bizleri yalnız bırakmayan siz değerli konuklarımıza teşriflerinden dolayı ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Sağ olun, var olun” dedi.

BİZİM BİR BEKA MÜCADELEMİZ VAR’

Türk-İş Marmara Bölge Temsilcisi Adnan Uyar, yaptığı konuşmada “Türk-İş olarak Türk Harb-İş Sendikası’nın her mücadelesinde yanlarında olmaya devam edeceğiz. Ülkemizin içinden geçtiği çok ciddi süreçler var. Çanakkale’yi beraber yaşayan, Kıbrıs’ta birlikte hareket eden bu millet, 15 Temmuz’da da gereken herkese karşı emek kesimini veren insanların çoğunluğu oluşturduğu toplulukla önlemiştir. Bu kürsülerden emek adına ne söylenecekse dün söyledik, bugün söylüyoruz, yarın da söylemeye devam edeceğiz. Önceliğimiz siyaset değil. Önce ülkenin birliği ve bütünlüğü, sonra arkadaşlarımızın menfaatini düşünüyoruz. Kim bu çizgiden vazgeçtiyse oturduğu makamları terk etmeleri gerekir. Yerel seçimler tamamlandı. Seçilenlere başarılar diliyoruz. Bizim bir beka mücadelemiz var. Türk Harb-İş işçisinin beka meselesi var. Bu da özelleştirmedir. İşçilerimizin huzur ve mutluluğu sıkıntıya düşmüş durumda. Tank palet işçisi, Harb-İş Sendikası, yazılara baktığını her zaman deklare etmiştir. İşçimizin arzu ettiği tek şey belgedir. Harp sanayindeki sektörler özelleştirilmeyecektir diye bir yazı yazılması gerekir. Bunun yapılmasını artık bekliyoruz. Her şey özelleştirilirse açıkta kalınır. Devletin en hassas yerlerini özelleştirirseniz o ülkede hiçbir hakimiyetiniz olamaz. Silahınızı, savunma sanayinizi özelleştirirseniz, sizlere verirlerse kullanırsınız. Savunmada millileşme oranını yükselten sizlersiniz. Bu konuyu gündemde tutmakta fayda var. Biz mücadeleden yılmayız. Mücadele, bizim onurlu dik duruşumuzdur” dedi.

‘105’E KARŞI 23 OY’

Uyar’ın konuşmasının ardından ilk olarak Başkan Adayı Özgür Satı, bir konuşma yaptı. Satı’ya sırası ile Türk Harb-İş Sendikası Kocaeli Şubesi Mali Sekreteri Nusret Subaşı ve Türk Harb-İş Sendikası Kocaeli Şubesi Başkanı ve Başkan Adayı Turhan Yıldız cevap verdi. Sonrasında yönetim kurulunun ibrasına geçildi ve delegeler, oy birliği ile yönetim kurulunu ibra etti. Sonrasında Türk Harb-İş Sendikası Kocaeli Şubesi adına Başkan Turhan Yıldız, Türk Harb-İş Sendikası Genel Başkanı Bayram Bozal ve Genel Mali Sekreteri Haldun Kurubacak’a birer saat takdim etti. Sonrasında oylamaya geçildi. Oylamada 133 delegeden 130’u oylarını kullandı. Buna göre 105 oy Turhan Yıldız’a, 23 oy Özgür Satı’ya çıktı. 1 oyun geçersiz sayıldığı, 1 oyun da boş kullanıldığı seçimi kazanan Turhan Yıldız, başkanlık görevine 4 yıl boyunca devam etmiş olacak. Başkan Yıldız’ın yönetiminde Remzi Köstence ikinci başkan, Korkut Gökbayrak idari sekreter, Nusret Subaşı mali sekreter, Selami Bulut da eğitim ve teşkilatlandırma sekreteri olarak görev yapacak.  Erdem ŞENGÜL

BENZER HABERLER
X